loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar 5.4718
  • Euro 6.2278
  • GR ALTIN 230.34
  • ÇEYREK 377.58

  • 27 Ocak 2019, Pazar 10:00
ERBİLKARAKOÇ

ERBİL KARAKOÇ

Kızılderili’ye Öğüt

“Ey merhameti, hakikati, ve adaleti seven insanlar  bana ağlayınız.” Kristof Kolomb’un yaşamının sonuna doğru söylediği yukarıdaki söz edebiyata öyle durup dururken girmiş bir söz değildir. Kristof Kolomb Cenovalı bir dokumacının oğludur. Kendiside bir müddet dokumacılık yaptıktan sonra kozmografyaya ilgi duymuştur. Denizi seven biri olarak ihtiraslı tutkulu biri olarak atılır hayata. Portekiz’e yerleşince Kral’a Hindistan’a batıdan varmak için sefere çıkmak istediğini söyler. Kral kabul etmez. Kolomb bu sefer İspanya kralına baş vurur. Ferdinand ve İzabel onu hayli bir uğraştırırlar. Kolomb inatçılığı ile nihayet derdini anlatabilir.

Üç karevel hazırlanması için Polos limanına emir verilir. Üç küçük geminin isimleri ve tonajları şöyledir. Santa Maria, yüz ton. Pinta, elli ton. Ve Nina, kırk ton.  3 Ağustos 1492 de sefere çıkılır. Kolay geçen sefer beş hafta sürür. Yine de sabırsızlanan gemiciler karadan devamlı uzaklaşmanın verdiği huzursuzlukla geri dönmek isterler.  11 Ekimde Pintadakiler denizin üzerinde kuru dallar ve otlar görürler. 12 Ekimde kıyı görünür. Kolomb buraya San Salvador ismini verir. Halbuki Bahama adalarındadır. Ada yerlileri çıplaktır ve korkmuyorlardır. Kolomb yerlilerin renklerinin ne siyah ne beyaz olmadığını görünce şaşırır. Kolomb yoluna devam ederek Küba’yı ve Haitiyi keşfeder.

Gittiği her yerde şu üç şeyi arıyordur.

Altın var mı? Baharat var mı? Memleketin dini ne ?

Seferin sonunda Kolomb papağanlar, mızraklar, altından tezyinat taşıyan yerlilerle İspanya ya döner. Büyük merasimle karşılanır ve kendisine rütbeler verilir.

Bundan sonra üç sefer daha yapar. Porto Rico’yu Camaikayı  bulur. Fakat seferinde birlikte götürdüğü tayfalar isyan çıkarırlar. Kolombu ve kardeşini esir alırlar. Gemi ambarında tutarlar ve  ayaklarından zincirlerler,  İspanya ya dönerler. “Ayağına vurulan prangaları insan nankörlüğünün resmi olarak daha sonra çalışma masasına koyacaktır.” Ve kaçınılmaz olarak Ferdinand ve İzabel onu unuturlar.1506 da büyük bir sefalet içinde ölür.

 

Yeni dünya Amerika ya  tohumlar atılmıştır  böylelikle insanlık tarihinin belirleyicisi ve yönlendiricisi olacaktır. Amerikan tarihi  büyük ilginçliklerle doludur. Amerikan kurucu liderlerinden Benjamin Franklin sadece iki yıl okula gitmiştir ama ömrü bir filozof gibi okumakla ve icatlar bulmakla  geçmiştir… Özgür düşünen Amerikalılar yaratmak istiyordu. Fakat Amerika Birleşik Devletlerinin Kuzeyli ve Güneyli olarak yıllarca süren savaş konseptinin temelini ve bağımsızlık bildirgesinin yazılmasına kadar giden sürecin siyah insan bedeninden geçtiğini  biliriz. Eşitlik ve özgürlük gibi kavramlarla dolu bildirgenin teoride olup pratikte köle ticaretinden kimlerin karlı çıkacağının hesabının yapıldığı dönemlerde Güney Amerika da  “go home yanki”   sloganı duyulur.  Kavramlar yere  ve zamana hatta algıya göre değişe bilir. Go Home Yanki Türkiye de anti emperyalistken Güney Amerika da sadece feodal çiftlik ağalarının milliyetçi hatta feodal komprador duruşunu temsil ediyordu. Özgürlük bildirgesi(bağımsızlık )  Kuzey Amerika’yı özgürlük savaşçısı yapar mı ? Asla. Aynı siyah beden Kuzey Amerikalı sanayi patronlarına lazımdır. Onu oradan (Güney Amerika dan) koparmak ise süslü kelimelerin işiydi. Ve bu süslü kelimeler iş gördü! Fakat her topluluğa göre yeni konseptler bulmak gerekir. Örneğin Amerikan yerli halkı Osajlar başka bir yolla ikna edilmiştir. Parayla!

Kızılderili kabilelerden(Kuzey Amerika Yerlileri)  Osajların    yüksek fiyatla sattıkları topraklarından  kazandıkları paralarla ne yapacağını bilmez halleri. Ve yoldan çıkan yaşamları büyük ikramiyeyi kazanmış bir fakirin ibretlik öyküsünü andırır. Emeksiz ulaşılan para kolay harcanır ve tükenir. O zaman Kızılderili  büyük Şef Seattle’in   şu öğüdü beyaz adama değil Kızılderili’yedir;  Bir gün bakacaksınız; gökteki kartallar, dağları örten ormanlar yok olmuş; yaban atları evcilleştirilmiş ve her yer, insanoğlunun kokusuyla dolmuş. İşte o gün, insanoğlu için, yaşamın sonu ve varlığını sürdürebilme savaşının başlangıcı gelip çatmış olacak…Gökyüzünü, toprağın sıcaklığını nasıl satın alabilirsiniz ya da satabilirsiniz? Bunu anlamak bizler için çok güç. Çünkü Kızılderili, gerçek anasının toprak olduğunu bilir.

Sonuç olarak. Emperyalistler günümüzde suyu bulandırmamak adına  sömürge ülkelere üçüncü dünya ülkesi adını verirler, bizde bu söze kederlenir  suçu hep başkasında ararız.  Oysaki "üçüncü dünya sözü, barbar demenin kibarcasıdır" bir zamanlar Romalıların, Romalılar dışında kalan herkese barbarlar dediklerinden farksızdır. İşte tarihi cetvelle ölçersek  topu topu bu kadar ilerlemiştir insanlık. Ve bunun en önemli nedenlerinden biri insan denen canlı türünün “tarihin süzgecinden geçirmediği vefasızlıklarının toplamıdır.”  Toplumun ve insanın vefasızlıkları, tarihin tekerrür etmesinin en sağlam nedenidir. 

Sevgilerimle.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık