loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar 5.5581
  • Euro 6.2876
  • GR ALTIN 234.33
  • ÇEYREK 385.22

  • 31 Ocak 2019, Perşembe 10:00
ERBİLKARAKOÇ

ERBİL KARAKOÇ

Toparlan YP Samsunspor

Bu yazı yıllarını Samsunspor tribünlerinde geçirmiş emekçi bir arkadaşımın; yazsan yazsan sen yazarsın ahvalimizi demesi   üzerine kaleme alınmıştır.

Anlamaya  ve anlatmaya çalıştık endüstriyel futbolun içine düştüğü yıkımı! Paralı (büyük) kulüplerin her zaman parasız (küçük)   kulüpleri yutacağı kısır bir döngünün futbol olarak kitlelere servis edileceğini. Ama en azından küçük balığında büyüye bilmesi için  kendi suları içinde yüzme becerisini  göstermesi gerekiyor. Endüstriyel futbolun dahi kendi içinde bir vefası vardır. Aksi takdirde parayı basıp kulüp alan bir Arap şeyhi futbolun kralını oynatırdı futbolculara mevzu sadece para vermekle bitseydi, büyüklük sadece parayla olsaydı. Mevzu sadece “parayla  iyi transferler yapmak olsaydı” her bir şirket bir Arsenal yaratırdı. Ancak mevzu o kadar basit değil. Kendi ekonomik ve özerk döngüsü olmayan kulüpler parayla saman alevi kadar yol alabilirler! Endüstriyel futbolcunun, endüstriyel menajeri olur, endüstriyel futbolcusu olur!  Aman ha sen oynaya bildiğin kadar oyna! Bir dahaki sezonu da düşün! Aman sakatlanma sen bize lazımsın daha pazarda tezgah çok! Futbolcunun meta olduğunun altı çizilir,  tabi bu sadece futbolcuyla sınırlı kalmaz Teknik insanı, yazarı, çizeri artık endüstriden kim besleniyorsa topyekun parmağa bal çalmaya bakar! Tüm bunlara rağmen “taraftar maça gider.” Yaşadığı kentin takımını izlemek ister! Şampiyon olmasıyla gurur duyar yenilince üzülür öfkelenir. Yenince sevinir kahkahalar yükselir, kutlama yapar. Çünkü taraftar şunu iyi bilir mesele  “sadece yenmek ya da yenilmek değil mesele sevdalısı olduğu takımıyla bir bütün olabilmek.”  Birlikte sevinmek birlikte üzülmek, birlikte duygu seline kapılmak. Hayata tutunduğu takımıyla meydan okumak ister…

 

Takımıyla bütünleşemeyen taraftarın takımıyla arası açıldıkça acımasız eleştiriler tribünden uzak durmalar ve eski duygu yoğunluğundan, geriye kırgınlıklar kalır! Çünkü taraftar  günlük hayatın  içinde dahil olmadığı bir endüstride kendisini yabancılaşmış dışlanmış hisseder. Çünkü ana teması “iddia olan futbol” yoktur artık. ( Bizim iddiamız kupon iddiası değil) İddiamız şöyle bir şeydir; Örneğin takımın forvet oyuncuları  maça çıkmadan önce “ben bu maçta en az bir gol atacağım diye bir iddiayla maça çıkma cesaretini gösterebiliyor mu?” Veyahut takımın kalecisi maça hiç gol yememek üzere bir iddia ile çıkabiliyor mu? Hatta takım olarak galibiyet serisini yakalayacağız iddiası var mı futbolcuların?  Şimdi size şunu söyleyeyim, arkadaşım yılların taraftarı olarak “pazar parası kadar bir parayla”  zor şartlarda maça gidebilen biri. Her şeye rağmen  bir iddiası var Samsunsporlu olmak ve şımarıklıklara tahammül edememek! Herkes gelip geçer ama biz taraftarlar olarak hep burada olacağız! Söylediği bu cümle binlerce YP Samsunspor taraftarlarının ortak dilidir, ortak iddiasıdır ve ortak cesaretidir. Şimdi YP Samsunspor oyuncularına sormak istiyorum bu taraftar kadar iddianız var mı? Eğer iddianız yoksa oyuncu olursunuz iyi paralarda kazanabilirsiniz.  Bir cesaret ve iddia işi olan futbol tarihine  adınızı yazdıramazsınız. Ama şunu diyebilirsiniz tarihe adımızı yazdırsak ne olacak işte o zaman bir Metin Oktay’ın ağları delen golünün asistini yapan bir Nuri Asan olamazsınız! Buraya adını yazamayacağım futbolun atlas adamlarının  omuzlarında büyüttüğü ve bizlerin zevkle izlediğimiz oyunu o büyük zevki yaşatamaz yaşayamazsınız!

Çünkü onlar gibi olmak yürek işidir.

Toparlan YP Samsunspor.

Sevgilerimle.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık