loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar 5.7737
  • Euro 6.3613
  • GR ALTIN 271.08
  • ÇEYREK 443.22

  • 16 Ekim 2019, Çarşamba 10:00
HAKKIYEŞİLYURT

HAKKI YEŞİLYURT

BİR GARİP CEZA

Kubilay ve Bahattin’in Kırklareli maçında sahada olmayışlarının sebebi şuymuş: İkilinin, Amed maçında pas verip vermeme konusunda yaşadığı tartışmayı, soyunma odasında da devam etmeleri.

İrfan hoca da bunun üzerine inisiyatif kullanarak her iki oyuncuyu da Kırklareli maçının kadrosuna almamış…

Kulübün bu durumlarda ceza yönetmeliği ne diyor bilmiyorum ama hocanın ceza yönetmeliğinde bir maçlık karşılığı varmış bu eylemin! Onu da bu vesile ile öğrenmiş olduk.

Kol kırılıp yen içinde kalması gereken bu basit olay sonrası, oyuncuları toplumun önüne atmak yanlış oldu bir kere…

Bu cezanın veriliş ve uygulanış şekli ile aslında oyunculara değil, kulübe verildiğinin gözden kaçırılması da bir başka yanlış.

Ortada takım birliği ve dirliğini bozan söz ve eylemler varsa mutlak karşılıkları olmalı. Süresiz kadro dışı bırakabilirsiniz oyuncuyu, hatta kulüple bağlarını tamamen de koparabilirsiniz. Bir hak bu...

Yazılı ve yazılı olmayan kurallar, kurumları ve kulüpleri ayakta tutar zira…

Ne Kubilay’ın, ne Bahattin’in bulunmaz Hint kumaşı olduklarını söyleyemez kimse. Onlarsız da kazanır bu takım her daim. Onlarsız da ligin en güçlü iki takımından biri olur. Kırklareli maçında görüldü ki, hem de farklı galibiyetler de alabilir.

Ama bu, kamuoyuna ve diğer oyunculara bu ikili üzerinden verilen mesajı doğru kılmıyor.

Dostlar alışverişte görsün minvalindeki uygulama, can sıkıcı…

Hentboldaki gibi iki dakikalık oturma cezasını hatırlatıyor bu. Problem çözücü gibi durmuyor hiç.

Doğal olarak da, daha güncel bir bakış açısı bekliyor insan.

Para cezası verip, oyuncudan her koşulda her şekilde faydalanma yoluna gitmek gibi…

Veya cezanın, sonrası için doğurabileceği sosyolojik ve psikolojik etkilerinin daha yıkıcı ve tahrip edici olabileceğini hesap etmek gibi…

Soru şu: Rakip Kırklareli değil de, Manisa FK olsaydı, hoca veya kulübün yaptırımı yine aynı mı olurdu?

Cevabı belli bir soru bu.

“Evet” demek, inandırıcı olmaz. İkna edici de!

Güncellenmiş ilke ve prensipler ışığında yürümeyi bilmekten geçiyor yol, bi’şeylerin gazını aldığını sanmaktan değil.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık