loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar 5.6688
  • Euro 6.2801
  • GR ALTIN 275.02
  • ÇEYREK 449.69

  • 08 Eylül 2019, Pazar 10:00
İLKERMUTLU

İLKER MUTLU

HAYAT DAMARI

Şikayet Kültürü ve Getirdikleri

Halkımız son zamanlarda garip bir huy edindi: Birbirini şikayet etme huyu. Önce BİMER’le başlayıp şimdi de CİMER’le devam eden bu yeni alışkanlık, belki sorunların merkezden müdahaleyle daha hızlı çözülmesi gibi yerinde bir çabayla başlatılan bir girişimi içinden çıkılmaz bir hale soktu. İnsanlar belki en fazla on dakikalık bir yürüyüşle gelip Belediyeye ya da ilgili diğer bir kuruma yapabilecekleri şikayetleri yerli yersiz, oturdukları yerden artık bu merkezlere yapar oldular.

Dijital ortamın getirdiği bu rahatlık yaygın kullanımdaki Facebook, Instagram, WhatsApp gibi uygulamalara da sıçradı ve artık insanlar her an her yerden diledikleri şeyi yazabileceklerini, diledikleri kişiye özgürce hakaretler yağdırabileceklerini düşünüyor, öyle de davranıyorlar. Bu da insanları birbirlerinden koparıyor, uzaklaştırıyor.

Daha yeni benim de başıma gelen bir şey; benim Belediyedeki görevimden dolayı altı yıl kadar önce müdahil olduğum bir şikayetten dolayı, bu kadar sene sonra vatandaş benim herkese açık Facebook hesabıma girmiş, özelden mesajla da değil üstelik, herkese açık sayfamdan bana hakaretler yağdırıyor. “Benim adımı biliyorsunuz. Belediye’de şu birimdeyim. Gelin, durumu açıklığa kavuşturalım,” diyorum, vatandaş hala sövmeye devam ediyor. Çareyi vatandaşı engellemekte buluyorum, çünkü amacı sorunu çözmek değil, kavga etmek.

Benim özelimden çıkıp tekrar ana konuya dönersek, bu şikayet kültürünün gittiği yer iyi bir yer değil. Komşu komşuyla konuşarak çözmez oldu meselesini, ya bize, yani Belediyeye ya da CİMER’e sorunu aktarmakla her şeyi kökünden çözeceğine inanır oldu. Bizim kültürümüzde ‘imece’ benzeri yardımlaşma, ortak çalışma, sorunları beraber çözme geleneği varken ne ara bu durumlara geldik?

Bir araya gelmemize, yeniden bir toplum olmamıza bu beton bloklar, bu dikine köyle engelken, yaratılan bu yeni kültürle iyice birbirimizden kopmuyor muyuz? O zaman nasıl birlik olup bu şehrin sorunlarına çare arayacağız? Birbirimize düşmanız. Birbirimizi geçtim, kendimize düşmanız!

*

Henüz kitabını okumuş değilim ama en kısa sürede edinip okuyacağım; sohbeti çok keyifli Cem Kükey ağabeyimin “Reji’nin Kadınları”, eminim ki Samsun’un tütn fabrikasına ömürlerini vermiş, ince uzun parmaklı güzel kızlarını anlatmakta, hem de en canlı şekilde. Kitap yeni çıktı, mutlaka edinin.

Kopmaya yüz tutmuş hayat damarımızı hep birlikte onaralım dileğimi tekrarlıyorum.

Sevgi ve saygılarımla.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık