loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar
  • Euro
  • GR ALTIN
  • ÇEYREK

  • 14 Nisan 2020, Salı 10:00
İLKERMUTLU

İLKER MUTLU

Hemşireler

Babamın doktor olması sebebiyle yakından tanıdığım bir meslek grubu olan hemşireler, şu hummalı coronavirus günlerinde biraz göz ardı ediliyor gibi. Sağlık çalışanlarının risk altında olduğu belirtilirken daha çok doktorlar anılıyor haber organlarında.

Oysa, kısıtlı da olsa tv ve diğer haberleşme ortamlarında hemşire ihtiyacının olağanüstü artması gibi bir sorunla karşı karşıya olduğumuz, üstelik bu sağlık çalışanlarının çocuklarının bakımı, kişisel koruyucu önlem ekipmanlarına ulaşmada zorluk çekmeleri gibi endişeler taşıdıklarını görmekteyiz. Ülkemizde bugün bin kişiye iki hemşire düştüğünü düşünürsek, özellikle paragraf başında belirttiğim durumun vehameti ortaya açıkça çıkıyor.

7/24 çalışan, hastalarla yüz yüze, nefes nefese olan hemşireler, enerjilerini toplamada, dikkatlerini yoğunlaştırmada, hata yapma riskini en aza indirgemede zorluk çekiyorlar kuşkusuz. Ayrıca hastaneden evlerine, çocuklarına virüs mikrobu götürme endişesi altında çalışmanın zorluğunu takdir edersiniz. Aslında içeriğini de çok bilmediğimiz, ama sıkça duymakta olduğumuz Bilim Kurulu’nda ön cephedeki grup olarak hemşirelerin de temsil edilmesi gerekmez mi?

Salgında başarılı olan ülkelere baktığımızda yoğun bakımlarda özellikle çalışma saati 4 saatle sınırlandırılıyor. Bizde bu sistemin uygulanabilmesi için gerekli sayıda hemşire yok. Ayrıca çalışma koşullarının aile bütünlüğünü bozmayacak şekilde yapılmasına özen gösterilmesi gerekir. Evlerine giden sağlık çalışanları, ulaşımla ilgili sorunlar yaşayabiliyor. Servisler bulaşımı engellemek adına kalkmış örneğin.

Ama toplu taşıma sayıları da azaldığı için bazen binemiyorlar ve işe yetişememe kaygısı yaşayabiliyorlar. Birçok yerlerde kendi imkanlarıyla gidiyorlar. Onların yaşam  kalitesini arttıracak girişimlerde bulunmak gerekiyor.

Yani, balkonlara çıkıp onları alkışlamak elbette sağlık çalışanlarını onurlandırmakta, onlara güç kazandırmaktadır. Ama zaten bize yetmeyen sayıdaki bu neferleri bir de sıra sıra kaybetmeye başlarsak, esas felakete böylece ulaşmaz mıyız? Bugün neredeyse her ilçeye bir üniversite düşecek; bunun gerekliliği ayrı bir tartışma konusu, ama acaba bu üniversitelerde açılan bölümlerde bir denge oluşturulup, hemşire sayımızı artırma yönüne gidilmesi daha doğru olmaz mı? Peki, özelleştirme politikaları nedeniyle aslında hem bu fakülteler hem de sağlık meslek liselerinden çıkmış ve “İş!” diye ağlayan yüzlerce mezun hemşire neden göreve başlatılmaz ki böyle bir zamanda?

Sevgiyle, sanatla ve dostlukla kalın.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


BASINDA BUGÜN
TÜM GAZETELER
yukarı çık