loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar 5.8098
  • Euro 6.6057
  • GR ALTIN 265.63
  • ÇEYREK 434.24

  • 30 Mayıs 2019, Perşembe 10:00
İSMAİLBAŞARAN

İSMAİL BAŞARAN

BU İFTAR KİMİN PARASIYLA

İlkadım Belediye Başkanı Necattin Demirtaş eskilerden tanıdığım bir siyasetçi ve haramdan korkan birisiydi. Güler yüzüyle tanınır sevilirdi. Vatandaşın arasına karışın dertleriyle ilgilenirdi. Erdoğan Tok’a karşı seçimi kaybetmesinin ardından da esnaf ziyaretlerini bırakmamış hal hatır sormuş ve dik duruşuyla dikkat çekmişti.

İlkadım Belediye Başkanı devraldığı belediyenin çok borcu olduğundan yakınmıştı göreve gelince. Hatta belediyenin faturalı borçlarını bile ödememişti, ödememeyi de sürdürüyor. Neden, görevden alınanlar faturaları muhasebeye iletmemişler gibi ifadeler de kullanılır oldu.

Belediyenin yaptırdığı işlerin faturaları neden ödenmez, kurumlarda devamlılık yok mudur?

Belediye’ye iş yapanlar alacaklarını eski yöneticilerden mi tahsil edecekler, belediyeden mi? Eğer yaptırılan işler hukuksuzluk içeriyorsa eski görevliler hakkında soruşturma açılmış ve yargıya gidilmiş midir?

Bu sorular ortadayken yani İlkadım Belediyesi borçlarını ödeyemezken Başkan Necattin Demirtaş Meclis üyelerine bir iftar yemeği vermiş.

Allah kabul etsin de bu iftarı belediyenin kasasından mı yoksa kendi cebinden mi vermiş acaba.

Demirtaş sanırım bu konuda da bir açıklama yapar ve belediyenin parasıyla iftar yemeğini vermediğini açıklar. Eğer iftar yemeği verilecekse garip gurebaya verilmelidir değil mi?

Demirtaş ilçenin sorunlarını birlikte çözeceklerini söylemiş kon9uşmasında. İnşallah sorunlar çözülür de öncelikli sorun galiba parasal.

İşte bu nedenle Belediye yeni binasına taşınınca eski belediye binalarından bazılarını satacakmış. Vallahi yapılanları satmakla belediye yönetiliyorsa ben de talibim, çoğundan da daha iyi yapacağıma inanıyorum.

Sahi bu iftarı Sayın Demirtaş cebinden mi verdi yine soruyorum. Belediyenin kasasından verildiyse iftar bir ilçe sakini ve vergisini ödeyen insan olarak benden izin alındı mı?

Benim cebimden yemek vermek aynen neye benzer biliyor musunuz, elin öpücülüğüyle gerdeğe girmek desek anlaşılır mı?

 

TİCARET, SİYASET, SAVAŞ

Ekonomi hocası yılın ilk dersine şöyle başlar: Öğrencilerim, birazdan size on dakika içinde ilk iktisat dersini vereceğim. Bu on dakika yeterli olacak. Geri kalan zamanda yani bütün bir yıl boyunca, "zenginlerin yazdırdığı" müfredatı okuyacağız ve devam etti:

Arkadaşlarım. İktisat üçe ayrılır: Ticaret, siyaset, savaş.

Bir milyon dolara kadar para kazanmak isteyenler ticaret.

Bir milyar dolara kadar para kazanmak isteyenler siyaset.

Daha çok kazanmak isteyenlerse savaş yaparlar.

Ne mükemmel bir ders değil mi Ekonomi hocasının verdiği.

O dersten çıkıp hayatın içine ve ülkemizin içinde bulunduğu duruma bir bakalım.

Aynen sıralanmış bu maddeler gibi değil mi ekonomi? Biz ekonomiyi dar bir çerçeve içine almışız, eve ekmek götürebilmek veya pazardan sebze alabilmeye kadar indirgemişiz.

Maaşların biraz artmasıyla sevinmişiz, bizim maaşlarımızı artıranların kendi maaşlarını ne kadar artırdıklarını ise görmemişiz. Sanırım Türkiye’de artık söylenenlere değil de gerçekleri görmez zamanı gelmişti.

 

GÜNÜN SÖZÜ

Yükselenlere karşı nazik davranın, çünkü onlara düşerlerken yine rastlayacaksınız. Jimmy Durante


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık