loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar
  • Euro
  • GR ALTIN
  • ÇEYREK

  • 01 Temmuz 2018, Pazar 10:00
MUSTAFADEMİRER

MUSTAFA DEMİRER

AK Parti’nin oyları neden düştü?

Türkiye bir seçimi daha geride bıraktı. Seçmen görevini yaptı, oyunu kullandı ve sözünü sandıkta söyledi. Sonuçları itibariyle herkesi düşündüren en çok da  partilerin genel başkanlarını siyasetleri ve partileri üzerinde kafa yormaya zorlayacak bir seçim olduğunda hemfikiriz.   

AK PARTİ BİRİNCİ AMA…

24 Haziran seçimlerinin AK Parti üzerindeki sonuçları ayrı bir değerlendirme konusu elbette.

16 yıldır aralıksız kazanan AK Parti, bu seçimlerde farklı bir pozisyona yerleşti.

Bugüne kadar tüm seçimlerde AK Parti’yi büyük bir destekle iktidar yapan seçmen, 7 Haziran’dan sonra ikinci kez milletvekili dağılımında çoğunluğu vermedi.

Siyasette genel-geçer bir kaidedir, iktidarlar yıpranır. Ancak AK Parti söz konusu olduğunda girdiği her seçimden birinci çıkan bir partiden bahsediyoruz. Bu başarı tüm dünyayı şaşırtsa da bir ‘ama’ var.

MİLLETİN FERASETİ

Milletin ferasetinin ortaya çıkardığı yeni dizayn, AK Parti’de yıllardır tartışılan bazı eksiklikleri gündeme getiriyor.

Kurulduğu günden bu yana AK Parti yakın takibimizde. AK Parti seçmeninin de oyuyla ortaya çıkardığı bu tablo aslında bizim de gazeteci olarak çoğu zaman gözlemlediğimiz bazı realiteleri daha da somutlaştırdı. Cumhurbaşkanı bu seçimde de de partisinden çok oy aldı. Seçimden birinci çıkan partisinin oyları ise ülke genelinde düştü. Cumhurbaşkanı Erdoğan balkon konuşmasında ‘mesajı aldık” diye boşuna söylemedi sanırım.

Şimdi AK Partililer için şapkayı önlerine koyup düşünme zamanı. Çünkü bir sonraki seçim yerel seçimler ve yerel seçimler partilerin gücünü perçinlemek için hayati önem taşıyor.  

PEKİ SEÇMEN NE DİYOR?

AK Parti’ye birinciliği veren ancak tek başına iktidar gücünü teslim etmeyen seçmen ne demek istiyor?

Sadece siyasi kulisler değil vatandaş sohbetlerinde bile dillendirilen hususları, daha iyi anlaşılması ve belki birileri tarafından dikkate alınacağı umuduyla maddeleştirelim isterseniz…

  • Parti teşkilatları, belediye başkanı ve milletvekili aday listeleri belirlenirken yerel dinamiklerin görüş ve hassasiyetleri yeterince dikkate alınmıyor. Karar verici konumundaki genel merkezin Çorum gibi Anadolu illerine bakışı tabanla uyuşmuyor. ‘Ben yaptım oldu veya nasıl olsa her seçimi kazanıyoruz’ anlayışı hakim herhalde.
  • İllerin teşkilat yapılanmasında, aday listelerinin belirlenmesinde toplumun tüm katmanlarından kabul görecek isimler yerine, ekseriyetle ikili ilişkiler, o ilde etkin olan siyasi aktöre veya genel merkeze yakın olma ve gelecek dönem kaygıları ön planda tutuluyor. Yerel dinamiklerin duygu ve düşünceleri es geçiliyor. Şehir hayatının her alanında etkin olan iktidar siyasetinin temsilcileri makûl, yapıcı ve üsluplu eleştirilere rağmen bir elin parmaklarını geçmeyen isimler arasında sıkışıp kalıyor. Bir dönem milletvekili olan, ikinci dönem belediye başkanı, il başkanı olan milletvekili, milletvekili gösterilmeyene teşkilatta görev veriliyor. Bunlar arasında başarılı olan istisna birkaç isim değerlendirilmeyip kenarda tutulurken, halk nezdinde karnesi zayıf olanlar nöbeti tekrar devralıyor. Ama siyaset hep aynı isimler etrafında dönüp duruyor.
  • Ekseriyetle genel merkezin tercihleri vatandaşın önüne sunuluyor. Dolayısıyla siyasete, partiye, kente, ufuk ve vizyon katacak yeni isimler saf dışı kalıyor. Toplumda sevilen, sayılan, fikir ve düşüncelerine itibar edilen, vatandaştan kabul görmüş insanlar bulunup davet edilmiyor, katkıları alınmıyor. Gönlü, ruhu ve lider sevgisi isminin önünde AK Parti titri bulunanlardan daha fazla olduğu bilinenler, dava ve misyon kaygısı ile camianın zarar görmemesi, sadece ve sadece bazı hataların düzeltilmesi için eleştiri yapanlar hemencecik AK Parti ve Erdoğan karşıtı ilan ediliyor. Hal böyle olunca yanlışa itiraz etmek bir yana haksızlık karşısında herkes sus-pus oluyor.
  • Üstüne üslük vebal taşıyan görevlere getirilenlerin kırmızı çizgileri ihlal etmesi, güvenirliliklerine halel getirecek söylentilere neden olmaları partilerine zarar verdiği gibi, onlara destek vererek işbaşına getiren camiayı toptan töhmet altında bırakıyor. Temsilcilerinin hataları nedeniyle muhaliflerin haksız suçlamalarına maruz kalan masum kitle, kendisini ifade etmekte zorlanıyor. Yıllar geçtikte dönüp dolaşıp aynı hataların müsebbibi olan temsilcilerinin önüne getirilip seçilmesi için zorlanan camia, iki arada bir derede kalıp kerhen destek vermek durumunda bırakılıyor, sabrı zorlanıyor.
  • İktidarın aktif temsilcileri arasında yaşanan iç çekişmeler, bürokraside, teşkilatta ve belediyede gücü kendinde toplama arzusu ve bir sonraki dönem hesapları şehrin enerjisini yok ediyor.
  • Kamuda veya herhangi bir alanda görev verilecek bürokratlarda ehliyet ve liyakat öncelik olamıyor. Çoğu zaman iktidarın yerel siyasetçisine yakınlık, itaat durumu ve sağlayacağı manevi katkı belirleyici oluveriyor.
  • Kentin majör (lider) yatırım beklentileri ile yerel siyasetin aktörlerinin hedefleri ve heyecanları örtüşmüyor. Bürokrasi milletin istediği tarzda şekillendirilemiyor.

Tabiri caizse bir ilde gömleğin düğmesi baştan yanlış iliklenince hak ve özgürlüklerden adalet ve ekonomiye kadar daha birçok alanda genelden yerele yansıyan problemler nüksediyor.

SONUÇ

Millet sevdiği, kendisi gibi gördüğü, yakın hissettiği, son dönemlerde bazı konularda ciddi eleştirilere rağmen alternatifsiz bulduğu için AK Parti ve lideri Erdoğan’a hep ve tam destek veriyor. Ancak, Meclis’te 24 Haziran’da oluşan aritmetiğe bakıldığında yukarıda aktarmaya çalıştığım sorunlar ve benzeri hata, eksiklerin de giderilmesini istiyor. Umarız, seçmenin verdiği mesajın geri dönüşümü Türkiye’nin faydasına olur. Ne de olsa seçmen AK Parti’ye  başkaca bir gelişme olmadığı takdirde bir 5 yıl daha vize verdi. Ama MHP’yi de kilit parti haline getirdi.

Türkiye siyasetinde yeni bir sayfa açılıyor. Hadi hayırlısı.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


BASINDA BUGÜN
TÜM GAZETELER
yukarı çık