loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar
  • Euro
  • GR ALTIN
  • ÇEYREK

  • 13 Nisan 2018, Cuma 10:00
AV. ARZUSABUNCU

AV. ARZU SABUNCU

HASTA MAHKUMLARIN HAKLARI

Ülkemizde anayasal güvence altına alınan “ sağlıklı yaşam hakkı”ne yazık ki hakkaniyet ölçüsünde tüm vatandaşlarımıza tanınmamaktadır. Oysa tutuklu ve hükümlülerin tıbbi bakım alma hakları devletçe güvence altına alınmıştır. Ancak cezaevlerinde ciddi sağlık sorunları ile karşı karşıya kalan önemli bir kitlenin varlığı da yadsınamaz. Temel insan haklarından biri olan sağlıklı yaşama hakkı diğer insanlardan ayırt edilmeksizin tüm tutuklu ve hükümlülere de eşit, ulaşılabilir, ücretsiz ve nitelikli bir biçimde sunulmalıdır.

Bu konuda güncel örnekler olarak ülkemizde Güler Zere ,KuddusiOkkır gibi kişilerin durumları örnek gösterilebilir. Özellikle ölümüne 5 gün kala cezasının infazı tehir edilen KuddusiOkkır’ın sağlık durumu ile ilgili olarak ortaya çıkan ihmaller ve gecikmeler,kişinin şuuru kapalı bir şekilde ailesine veda etmesi sonucunu doğurmuştur. Keza Güler Zere’nin hastalığı terminal dönemine girmiş bulunması sebebiyle infazın ertelenmesine ilişkin kurul raporuna rağmen, Adli Tıp Kurulu uygun görmemiş, ardından Cumhurbaşkanı’nın af yetkisinden salıverilmiştir.

Bu konuda Ceza İnfaz Kanunu’nun 16/2 madde metni “……….cezasının infazı mahkumun hayati tehlike içeriyorsa cezanın infazı İYİLEŞİNCEYE KADAR geriye bırakılır” şeklindedir. Ancak iyileşme durumu mümkün olmayan hastalar için durumun ne olacağı belirlenmemiştir.Elbetteki burada ulaşılmaya çalışılan amaç,hasta olan herkesin serbest kalmasını sağlamak değil, yalnızca infazdan beklenen yararında ortadan kalkması söz konusu olan insanların,ne şekilde daha insancıl olarak ölümüne gidebileceklerine ilişkin çözüm arayışıdır.

Bu bağlamda 2009 yılında yayınlanan Türk Tabipler Birliği danışma kurulu raporunda ki öneriler şunlardır;

Devlet, tutuklu ve hükümlülere sağlık hizmetini vermekle, ortaya çıkan hastalıkların tedavisini üstlenmekle yükümlüdür. Devlet bu yükümlülüğünü yerine getirirken cezaevi yönetimi ve kurum hekimi gibi görevlilerle işbirliği halinde olmalıdır.

Sağlığa erişim sürecinde, cezaevi personelinin hakimiyeti ve sağlık çalışanları dışındakilerin etkisi azaltılmalı, cezaevi görevlilerinin hizmete erişmeyi kesintiye uğratması en aza indirilmelidir.

Kurum hekiminin ayda en az bir kez kurumu denetlemesi ve genel ve özel önlem alınması gereken hastalıklar ile sağlık koşulları yönünden alınması gereken önlemleri içeren bir rapor  düzenlemesi ve kuruma iletmesi gerekmektedir.

Cezaevlerinde, yeni teknolojilerin kullanımı ve uzmanlaşmış sağlık bakım hizmetlerinin sunulabilmesi ve tıbbi bakım standartlarının sağlanması için, iyi bir planlama ve yeterli sayı ve nitelikte kaliteli sağlık çalışanı gereklidir.

Terminal dönemdeki hastalıkların bakımında sağlık  otoriteleri, bu hastaların topluma sunulan sağlık hizmetinden yaralanabilmeleri için serbest bırakılmalarını savunmalıdır.

F tipi cezaevlerinde tecrit ve izolasyon ortamı,insan ruh ve beden sağlığına zararlıdır.Bu ortamlar kanser ve diğer kronik hastalıkların ilerlemesine ve nüks etmesine zemin hazırlar. İnsan haklarına aykırı uygulama kaldırılmalıdır.

Hükümlü veya tutuklunun hastaneye sevkini gerektirecek bir durum varsa kurum hekimi bunu cezaevi yönetimine bildirmelidir. Konsültasyon, gerekirse nakil ve izlem için yazılı protokoller hazırlanmalı, sağlık personelinin  nakil istedikleri durumlarda kullanılacak araç ve personel hazır bulundurulmalıdır.

Toplumsal bir denetim için,cezaevi sağlık koşulları, gizli ve özel bir alan olmaktan çıkarılarak kamuoyunun denetiBağlantımine açılmalıdır


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


BASINDA BUGÜN
TÜM GAZETELER
yukarı çık