loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar
  • Euro
  • GR ALTIN
  • ÇEYREK

  • 08 Nisan 2018, Pazar 10:00
A.ONURŞAHİNOĞLU

A.ONUR ŞAHİNOĞLU

NE DEDİLER, ASLINDA NE DEMEK İSTEDİLER?

-Putin, “Tarihte ilk kezTürkiye bizim dostumuz,” dedi.

Aslında, “Tarihimizde ilk kez çıkarlarımız örtüşüyor,” demek istedi.

-Clinton, “İsrail, Filistinlileri zayıf gördüğü için anlaşmaya yanaşmıyor,” dedi.

Aslında, “Araplar bile Filistinlilerin arkasında değilken İsrail niye onları muhatapalsın,” demek istedi.

-Macron, “Yenilenebilir enerji sürekli değil, nükleer santralleri kapatamam,” dedi.

Aslında, “Akdeniz ülkesi olmamıza rağmen, nükleerin ekonomik ve politik avantajlarından vazgeçemeyiz,” demek istedi.

GEREĞİNDEN FAZLA UZAYAN KONULAR

-Sanatçı ve sporcuların Cumhurbaşkanıyla yaptıkları sınır karakolu ziyareti.

-Ünlü Türk bilim insanlarının nükleer santral tanıtım filminde rol alması.

GEREĞİNDEN FAZLA UZAMAYAN KONULAR

-Askerin moral ve motivasyonu

-Nükleer santrallerin artıları ve eksileri

YERİ GELMİŞKEN…

Enerji üretimini sağlayan santraller, çeşitli ulaşım araçlarına benziyor.

Nükleer tesisler ise enerji üretiminde, tıpkı yolcu uçakları gibi şimdilik en optimum çözüm.

Ama uçaklar gibi düştüklerinde, yani hasara uğradıklarındaysa kurtulma oranı bir hayli düşük.

Peki bu durum bizleri uçağa binmekten alıkoyuyor mu?

Peki bu benzetme, nükleer tesislerin atık sorununu açıklamaya yeter mi? Zira bu sorun söz konusu olduğunda, sadece ülkeyi değil, gezegen hakkındaki sorumluluğumuzu da düşünmemiz gerekir.

Asıl odaklanılması gereken konular, güvenli bir işletimin sağlanabilmesi yanında atık konusunun nasıl çözüleceği, sorunun nasıl bertaraf edileceğidir.

TAŞLAR, İNSANLAR VE ÖNCÜLER

Şimdiye kadar, hayallerinin peşinden giderek uçmak isteyip de, diğer insanlar tarafından ayaklarından tekrar yere çekilmeyen hiçbir insan tanımadım, tersini anlatan hiçbir hayat hikayesi okumadım.

Toplumun yararına işler yapan insanlara bile aynı muamele reva görülmüştür.

Demem o ki, iyi işler başarmak isteyen insan, fiziksel olarak olmasa bile, fikri olarak kafasındaki toplumu tamamen yok etmek zorundadır.

Yoksa aynılaşır, basitleşir, potansiyelinin altında kalır.

Ne diyor Henry Ford, “İnsanlara ne istediklerini sorsaydım bana ‘daha hızlı atlar’ cevabını verirlerdi.

ELİMİZİ KOLUMUZU BAĞLAYAN KELİMELER

Bazı kelime kalıpları var ki, cümlenin başında kullanıldıklarında elimizi kolumuzu bağlıyor.Sonrasınısorgulamadan doğru olarak kabul ediyoruz.

Nedir bunlar,

-Yapılan bir araştırmaya göre…

-Uzmanlar uyarıyor…

-İstatistiklere göre…

RADYODAN SESLER

Her halinden garip bir sabah olacağı belliydi.İşe giderken radyodaki neşeli ses şöyle dedi:

Mahkemeden emsal kararçıktı, ya baklava dilimi olacak ya da hiç olmayacak, merdiven basamağı şeklindekiler yasak.

Nasıl bir algı oluştuysa artık bizde, içimden, eşler arasındaki saçma bir tartışmadan dolayı mahkemeden insan fiziğineyönelik bir karar çıktığını düşündüm.

Meğer, pencerelere takılan demir parmaklıklardan bahsediyormuş iyi mi! Merdiven basamağı şeklindekiler hırsızların işini kolaylaştırıyormuş.

Bir süre geçtikten sonra yine aynı neşeli ses “Tüp bebek kliniğinde büyük skandal,” diyerek başka bir haberi duyurdu.

Klinikte örnekler karışınca mağdure annemiz başka bir çiftin çocuğuna taşıyıcı annelik yapmış.Kendisi sorunu anlatırken polikliniği aradığını ve ona “kusura bakmayın, şeyler karışmış,” dendiğini söyledi.

Akıllanmayan ben, kadının çekinerek şey kelimesini kullandığını düşündüm.Ama devamında üzgün anne,”şey diyerek konuyu ne kadar ciddiye aldıklarını gösterdiler,” dedi.

En seviyesiz bir kurumda bile resmi bir dil kullanılırken, şey nedir yahu? Güler misin, ağlar mısın?

OLACAĞI BUYDU, YAPAY ZEKA SAHAYA İNİYOR

Güney Koreli bir kurum, yapay zeka teknolojisini kullanarak katil robot projesi başlattı.Kıyamet koptu, şirketler, üniversiteler ilgili kurumla bağlarını birer birer koparmaya başladılar.

Hele bir ekonomik kazanç sağlasın, aynı şirketler derin bir olgunlukla kopardıklarını bağlarını daha da kuvvetlendirirler.Herkes sıraya girer.İnsanoğlu böyledir.

Neyse, bunun üzerine ElonMusk, “Yapay zeka ölümsüz diktatörlük getirecek,” gibi bir söylemde bulundu.

Bunu duyunca asıl tehlikeli olanın ölümsüz bir diktatörlük mü, yoksa ölümsüz bir demokrasi mi olduğunu düşündüm.

Zira, dünyanın içinde olduğu duruma diktatörlükle değil, demokrasiyle gelmedik mi?


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


BASINDA BUGÜN
TÜM GAZETELER
yukarı çık