loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar
  • Euro
  • GR ALTIN
  • ÇEYREK

  • 13 Nisan 2018, Cuma 10:00
ŞÜKRÜKARAMAN

ŞÜKRÜ KARAMAN

Savaş Oyunu

 

Gerçekten çılgın bir adam ABD Başkanı Donald Trump. Suriye’deki kimyasal saldırı iddiaları üzerine başlattığı gerginlik bir anda dünyayı savaşın eşiğine getirdi.

Doğu Guta’da, aralarında çocukların da bulunduğu 80 kişinin kimyasal silahlarla öldürüldüğü iddiası  gözleri Suriye Devlet Başkanı Esad’a çevirdi. ABD ve batılı ülkeler, Esad’ın emri ile bölgede kimyasal silah kullanıldığını savunurken, Rusya ile İran bu iddiaları yalanlayarak, oydaşları  Suriye liderine sahip çıktı.

Tartışmalar sürerken, Donald Trump’ın  tweetlerle Rusya’yı uyarması, Suriye’ye füze göndereceğini açıklaması, Rusya’nın da buna aynı yönde yanıt vermesi  bir anda “üçüncü dünya savaşı çıkar mı?” sorularını gündeme taşıdı. Gerçi Putin’in “sağduyunun galip gelmesini umuyoruz”  tweeti ortalığı bir ölçüde yumuşatsa da, gerginliğin tamamen ortadan kalktığını söylemek safdillik olur.

Gerginliği giderme adına toplanan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) bir sonuç alamadan dağıldı. Sahi BMGK ne işe yarar? Hiçbir konuda ve sorunda uzlaşamıyor, çözüm üretemiyor.

Aslında Suriye’den çıkma planları yapan, bu yöndeki düşüncesini yine attığı tweetlerle duyuran Donald Trump, Doğu Guta’daki saldırıyı gerekçe göstererek çekilmeyi ertelediğini duyurdu.  Esad’a karşı mücadelesini, arkasına İngiltere, Fransa, Almanya gibi güçlü batılı ülkeleri alarak yürütmeyi öngören Trump, füze tweetleriyle hem bölgeyi hem de dünyayı gerdikçe gerdi.

Her ne kadar ortalık gerilse, “üçüncü dünya savaşı” teorileri havada uçuşsa da hem ABD hem de Rusya kolay kolay sıcak savaşın içine girmez, giremez. Savaşın bedelinin, dünyaya getireceği yıkımın sonuçlarını her iki lider de çok iyi biliyor ve hesaplıyordur.

Trump, attığı tweetlerle “savaş çığırtkanlığı” yapsa da kan ve göz yaşı demek olan savaşa hiçbir ülke onay vermez. Ha ne olur? ABD, gözdağı ve şov amacıyla Suriye’de rejim yanlısı askeri bölgelere bir iki füze atar, böylelikle sözünü yerine getirmiş olur. Yoksa öyle korkulduğu gibi ABD ve Rusya’nın ellerindeki tüm askeri olanakları kullanarak çok büyük bir savaşın içine girmeleri şu aşamada çok da olası değil. Ama çok büyük restleşme olur, savaşı çılgın kararla kaçınılmaz görürler, ona bir şey diyemem. Çünkü , Donald Trump, sağı solu belli olmayan devlet adamı. Yine de dünyanın altına üstüne getirecek savaşa onay vermez diğer ülkeler ve ABD iç kamuoyu.

Bundan sonra ne olur derseniz.  İç politikada hakkında yürütülen soruşturmalardan ötürü bir hayli güç durumda kalan Trump, bunu unutturma,  Rusya’ya diklenme ve halkına şirin görünme adına Suriye’de rejime ait askeri hedeflere “Tomahawk” füzeleri göndererek güç gösterisine girer.

Kuşkusuz Esad’ın koruyucusu olan Rusya da buna seyirci kalmaz. Onlar da ABD’nin füzelerini düşürür, gerekirse bir iki tane de onlar sallar. Yani, bölgede bir yanda ABD ile batılı ülkeler diğer yanda Rusya ve İran olmak üzere gerginlik sürer, birbirlerini tehdit edip dururlar. Soğuk savaş devam eder.

 Trump’ın akıl dışı tweetleri, buna Trump’ın aynı sertlikte verdiği yanıtlar. Sanki iki ülke savaş oyununu sahneliyor gibi.

Kuşkusuz, her iki ülke arasındaki gerginlikte Türkiye’nin takınacağı tavır önemli. Esad’ı terörist olarak değerlendiren Ankara , bu düşüncesiyle ABD’nin yanında gibi görünüyor. Zaten, Doğu Guta’da kimyasal silahların Esad’ın emri ile kullanıldığını düşünüyor Ankara.

Buna karşılık, uçak düşürme krizinin daha yeni yeni çözülmeye başlandığı, geçen hafta Mersin Akkuyu Nükleer Santrali’nin Rusya ile birlikte atıldığı, ticaretin yoğunluk kazandığı , Ankara’da Türkiye-Rusya-İran  arasında Suriye üzerine üçlü zirvenin gerçekleştirildiği dikkate alınırsa Rusya’ya tavır alınmaz fikri öne çıkıyor.

Aslında Türkiye, iki süper devlet arasındaki güç gösterisinde taraf olmamalı. Yani her iki ülkeye de eşit uzaklıkta durmalı. Çünkü bölgedeki çıkarları bunu gerektiriyor. Eğer bir yanda taraf olursa yitiren Türkiye olur. Bunun bedelini en çok da ekonomik alanda öderiz.

Bir bakarsınız Trump ile Putin uzlaşır, her şey unutulur. Kaygan zeminde hiçbir ülkeye sonsuza değin güvenmek, onun yanında yer almak çok karlı değil. Onlar kendilerini kurtarırlar, siz arada kalırsınız. En iyisi bu gerginlikte geri durmak en doğrusu. Zaten, Başbakan Binali Yıldırım’ın açıklamaları da bu yönde.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


BASINDA BUGÜN
TÜM GAZETELER
yukarı çık