Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar 5.9922
  • Euro 6.8705
  • GR ALTIN 227.79
  • ÇEYREK 373.43

  • 13 Şubat 2018, Salı 10:00
RAGIPGÖKER

RAGIP GÖKER

Şehitler

Samsun’da üç eve düşen ateş bizi de yaktı.
Birliğimizi ve bütünlüğümüzü korumak için Afrin’de hayatlarının baharında toprağa düşen vatan evlatlarını cennete uğurladığımız gün, ülkemizin Suriye politikalarından sorumlu tutulan Ahmet Davutoğlu Samsun’daydı.
Gerek danışmanlığı, gerekse Dışişleri Bakanlığı ve gerekse Başbakanlığı döneminde dış politikamıza yön veren kişi olarak, muhalefet tarafından çok eleştirilen Davutoğlu, pişman olmadığını söyledikten sonra, programını yarıda kesip Samsun’dan ayrıldı.
Davutoğlu’nun programını değiştirme nedeni, şehit cenazelerinde protesto edilme korkusu olduğunu sanmam ama şimdi, sebep ve sonuç ilişkisini tartışarak, bunları konuşmanın zamanı da değil aslında.
Kahraman ordumuz, Allah’ın izniyle bu savaştan zaferle dönecektir.
Zaferden sonra sınırlarımız terör unsurlarından temizlenip, ülkemizin güvenliği sağlandıktan sonra, herkes eteklerindeki taşı zaten dökecektir.
O kutlu gün gelene kadar dudaklarımızdan dökülecek kelimelerin tamamı dua içermelidir.

                                  *  *  *
KÖK HÜCRE
Kanser türlerinin en tehlikeli olanları, lösemi olarak bilinen kan kanseridir.
Birkaç yıl öncesine kadar bu illete yakalananların kurtulma şansları çok azdı ama bu konuda yapılan bilimsel çalışmalar, lösemiden kurtulmanın da mümkün olduğunu gösteriyor.
İlaçla tedavi de hala uygulanmakta olan bir yöntem ama bu illeti yenmenin en etkili uygulamasının, kök hücre nakli olduğuna inanılıyor.
Bir insandan kök hücre, üç farklı yöntemle elde ediliyor.
Leğen kemiğinden bir operasyon yöntemiyle kök hücre elde edilmesi bilinen en eski uygulama türüdür.
Bağışçı için biraz zahmetli bir yöntem olduğu için bu yöntem yaygınlaşamadı.
Bebeklerin, göbek bağından kök hücre etmekte mümkün ama günümüzde Kızılay veya diğer kan merkezlerine bağışlanacak bir tüp kandan kök hücre elde edilmesi mümkün artık.
Periferik Kök Hücre Transplantasyonu adı verilen bu yöntem, bir insandan kök hücre elde edilmesini çok kolaylaştırdı.
Şöyle ki:
18 – 55 yaşları arasındaki bir insandan alınacak bir tüp kan, buna dair bulgularla birlikte, Sağlık Bakanlığının izniyle Kızılay tarafından kurulan ve bir nevi kan bankası olan TÜRKÖK tarafından 10 yıl boyunca saklanıyor. Bu süre zarfında, dokuların bir hastaya uyum sağlanması durumunda, donöre ‘’hala bağışçı mısın?’’ diye soruluyor. Hala bağışçı olduğunu söyleyen donörden bir ünite kan alınırken, bundan kök hücre elde ediliyor.
Bu konuda yazdığım bir dizi yazı nedeniyle Kızılay’dan aldığım brifing sırasında TÜRKÖK kurulmadan önce ülkemizde Kızılay’a kayıtlı kan bağışçısının 500 bin dolayında olduğunu öğrenmiştim.
TÜRKÖK kurulduktan sonra Kök Hücre sayısının henüz normal kan bağışlayanların bile ancak yarısı kadar olduğu biliniyor.
Samsun’da mesela 9 bin 300 dolayında kök hücre bağışçısı varmış.
Birinin hayatını kurtarmanın çok sevap olduğuna inanırız ama mesela Almanya’da kök hücre için bağış yapanların sayısı 6 milyonu aşmış.
İnsani duygularımızla övünürüz.
Hamaset, özgüvenimizin artmasına falan yardımcı olur ama bizdeki bağışçı sayısının Almanya’daki 6 milyon bağışçının onda birine bile ulaşmadığı da bir gerçektir.
Ölümü bekleyen birine, yeni bir hayatı bağışlamak, yani birisi için kahraman olmak istemez misiniz?
Kızılay’a bir tüp kan bağışlayın ve birisi için kahraman olun.
Bu kadar basit.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık