loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar 6.589
  • Euro 7.234
  • GR ALTIN 340.64
  • ÇEYREK 558.86

  • 12 Şubat 2020, Çarşamba 10:00
MEHMETAKSOY

MEHMET AKSOY

6. FİLO İSTANBUL’A!

Türkiye, Rusya’yla diplomatik çözüm ararken hem İdlib’de yerleşim bölgeleri hem de TSK konvoyu yeniden Rusya ve Esad’ın hava saldırısına uğradı. Esad, Suriye’nin güneyinde ABD/PKK tarafından el konulmuş petrol bölgeleri, tatlı su kaynakları ve de verimli arazileri için hiçbir saldırı yapmazken, İsrail’in hava saldırılarına karşı önlem alamazken, TSK unsurlarına peşi sıra saldırılar düzenledi. Esad, birinci tehdit veya düşman olarak Türkiye’yi görüyor demektir.

 Bu saldırılardan sonra Esad’la artık diplomatik çözüm olamayacağı da açık seçik anlaşılıyor. Diplomasinin yolunun ancak askerle açılacağı açık ve seçik şekilde ortaya çıkmıştır. Türkiye’ye Suriye’ye hava sahasını bu durumda da açmayacaksa ABD’ye kuzeyde çekilen rest Rusya’ya da İdlib’de çekilmelidir. Rusya resti görürse ABD ve NATO devreye girecektir.

Sovyetler Birliği dönelinde, 2. Dünya Savaşı’nın bitiminde Josef Stalin Kars-Ardahan’ı isteyerek Türkiye’nin NATO’ya girmesine neden olurken, Alexander Dubçek döneminde 1968 Ağustos’unda Çekoslavakya işgal edildi. 1956 Macaristan ve 1968 Çekoslavakya’da halk Rus tanklarını durduramadı. Türkiye’nin ne zaman işgal edileceği tartışılırken,  NATO üyesi bir ülkeye yapılan saldırı, tüm NATO ülkelerine yapılmış kabul edilerek ortak savunulacağının işareti olarak, ABD 6. Filosu her yıl ya İstanbul ya da İzmir’e gelmeye başladı.

 Yeri gelmişken anlatmakta yarar var; Türkiye’nin meşhur 6. Filo olayı veya olayları budur. 6. Filo’ya karşı çıkmak, ABD işgaline karşı çıkmak değil; Rusya’nın Türkiye’yi işgalini kolaylaştırmak içindi, bugün Türkiye’nin bağımsızlığı için yapıldığı söylense de o gün Sovyetler Birliği’ne bağlılık için yapılmıştı eylemler.

ABD’nin bugünkü desteğine karşı çıkan ‘Şimdiye kadar neredeydi?’ diye soranlar ya Sovyetler birliği dönemindeki duygusallık içindeler ya da Rusya ile ilk kez karşı karşıya kaldığımızdan haberleri yok. Uçağı düşürülen, Büyükelçisi öldürülen Rusya, olanı, biteni sineye çekti. Şimdi bize çektiriyor.

Rus hava unsurları İdlib’de iki haftada 13 Kahraman askerimizi şehit etti, çok sayıda askerimizin de yaralanmasına neden oldu. Son saldırıda yaralanan askerlerin hava ambulansıyla alınmasına da izin vermedi. Yaralılar karayoluyla Türkiye’ye getirildi.

Türkiye’nin Suriye’nin Kuzeyindeli PKK ve unsurlarına bulundukları bölgeyi terk etmeleri için tanıdığı süre dolunca ABD bölgeyi terk etti, PKK ve türevleri de talep doğrultusunda sınırdan uzaklaştı. Ancak İdlib’de Türkiye ağır silahlı gruplara silah bıraktıramadı. Rusya, sivil yerleşim yerlerini bombalayarak İdlib’de yaşayan 4,5 milyon kişi ve yüze yakın savaşan grubu göçe zorladı.

 PKK ve yan kuruluşlarının da içinde olduğu İran yanlısı milisler, Esad rejim güçleri Rusya’nın hava desteğiyle Türkiye’nin gözlem noktalarının da bulunduğu İdlib’in güneyini ele geçirdi. Gözlem noktalarına takviye olarak giden konvoylara hava saldırısı yapıldı, 8 askerimiz şehit edildi. Türkiye bölgedeki gözlem noktalarını boşaltmak zorunda kaldı. Son olarak başka bir konvoy hava saldırısına uğradı, 5 askerimiz daha şehit düştü.

Rusya İsrail saldırılarına ve ABD işgaline karşı güç kullanmazken Türk askerine karşı güç kullanıyor. Ömrü Ruslarla mücadeleyle geçen Kafkas kartalı Cehar Dudayev’in dediği gibi; ‘Rusların antlaşmaları, imzalarının mürekkebi kuruncaya kadar sürer.’ Rusya ile masada konuşulan veya imzalananlar sahada hayata geçirilemiyor, sahada birliktelikleri antlaşmalar değil; şartlar belirliyor ve Rusya sözde yanımızda özde karşımızda yer alıyor. Bizim Rusya’ya ihtiyacımız olduğundan daha çok Rusya’nın NATO ve Türk dünyası üyesi Türkiye’ye ihtiyacı vardır.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık