loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar 5.9448
  • Euro 6.5556
  • GR ALTIN 300.46
  • ÇEYREK 491.25

  • 09 Aralık 2019, Pazartesi 10:00
MEHMETAKSOY

MEHMET AKSOY

AÇIK CEZAEVİNİN SEBEBİ; FETÖ

ODÜ Öğrencisi Ceren Özdemir’i evinin önünde bıçaklayarak katleden psikopatın açık cezaevine geçmesiyle ilgili gözlem kurulu hakkında yapılan idari soruşturmada; 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sonrasında cezaevlerinde oluşan doluluk nedeniyle açık cezaevlerine ayrılma koşullarının genişletildiği belirtildi. KHK ile yapılan bu genişletilmeyle psikopat katilin açık cezaevine geçmesi sağlandı.

Yönetenler, organize edenler, üye yapanlar, bankaya milyonlar yatıranlar dışarıdayken, aidatını devletin ödediği sendikaya üye olan, devletin imtiyaz ve denetimindeki bankaya kira parasını yatıranlar devlete karşı tehdit oluşturdukları gerekçesiyle kapalı cezaevlerine konulurken, onlara yer açmak için, psikopatlar açık cezaevine kondu. Cezaevlerinde bir yatağa 3 kişi düşüyor, tutuklular 8’er saat yatağı kullanabiliyordu.

Devlet vatandaşı değil; kendini korudu  ‘Devleti yaşat ki insan yaşasın’ dendi, İslam İlahiyatçısı, Din Bilgini, Osman Gazi'nin kayınbabası ve hocası, Osmanlı Devleti'nin fikir babası, Ahi Şeyhi Edebali’nin ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ dediği unutuldu.

Adalet Bakan Gül, açık cezaevi şartların zorlaştırılacağını, belirli suçların kapsam dışı bırakılacağını,Açık cezaevine geçme yetkisini” Cezaevi İdare ve Gözlem Kurulu’ndan alarak infaz hâkiminin yetkisine vermeyi planladıklarını açıkladı. Devlete karşı işlenen suçlarda tavizsiz olan yasalar sıra psikopata gelince bu kadar toleranslı olduğu sürece hakimlerin yapacağı bir şey yok. Hakim mevcut delil ve yasalara göre karar verir.

Hakimin kararını beğenmeyen, çıkardığı yasayı beğenmiyor demektir ki o yasayı kim çıkardıysa o değiştirmelidir; meclisse meclis, KHK ise Cumhurbaşkanı. Evin bodrumu karanlık diye, bodrumda kaybedilen yüzük sokakta aranırsa bulunamaz, kaybedildiği yerde aranmalıdır.

AB istedi diye evlilik dışı ilişkileri düzenleyen ve yasaklayan yasalar da yaptırımlar da kaldırıldı. Evli çiftlerin sadakatsizliği özgürlük ve hak gibi gösterildi. Nikahlı ayrılıklar, nikahsız birliktelikler teşvik edildi.  Aile birliği temelden sarsıldı. Göz olanı, akıl olacağı görür.

KIZLARIN GÖMÜLDÜĞÜ İSLAM ÖNCESİ DÖNEM 

 Bu yasalarla, bu görevlilerle bu sonuç,  şartları oluşturulmamış, içinde çok daha büyük tehlikeleri barındıran yapay bir sükunettir. Sürpriz değildir. İslam öncesi kız çocuklarının diri diri mezara gömüldüğü zamanları andıran şiddetin kıyıma dönüşeceğini,  şiddetin toplumu esir alacağını yıllardır yazıyoruz.

Kadına yönelik şiddetin artmasında da aile mahkemelerinin verdiği kararlar önemli rol oynuyor. Uzmanlık gerektiren mahkemelerde tecrübesiz hakimler adeta yangına körükle gidiyor veya benzin döküyor. Yangını söndürmek bir tarafa küçük ateşleri bile yangına dönüştürüyor, tüm aile fertlerinin yanıp kül olmasına neden oluyor.

Demokratik hukuk devletine, milli eğitime vurulan darbelerin yıkıcı sonuçları şimdi alınıyor. Türkiye’yi bu duruma getirenler şimdi başkalarını suçlayarak TV kanallarında yeni felaket senaryolarını kurtuluş yolu gibi gösteriyor. Aynı şey yaparak farklı sonuç beklemek ahmaklığın tanımlarındandır.

Türkiye’nin eğitim ve yargısı kurban hikayesinde geçen ‘Neresini düzelteyim?’ dedirtecek kadar bozuk. Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye’nin yeniden yapılanma ve değişimini gerçekleştiremezse yarın çok geç olacak. Türkiye’nin ihtiyaçları ve şartlarına uygun eğitim ve yargı reformu acilen yapılmalı, ilgili yasalar hemen çıkarılmalıdır.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık