loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar 5.7449
  • Euro 6.3531
  • GR ALTIN 270.97
  • ÇEYREK 443.03

  • 13 Ekim 2019, Pazar 10:00
MEHMETAKSOY

MEHMET AKSOY

ARAPÇILIĞIN ACI SONU

Cumhurbaşkanı/AK Parti Gen Bşk Erdoğan’ın il başkanları toplantısında ‘Bizim bizden başka dostumuz yoktur. Biz Türkiye’yiz’ sözleri bazı gazeteciler ve medya tarafından ‘Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur!’ şeklinde algılanması heyecan yaratsa da Erdoğan’ın ‘biz ve Türkiye’ derken kimi ve neyi kastettiği belli değil; ‘Türk’ü kastettiği iddiası zorlama yorumdur. Türk Türkiye’den değil, Türkiye Türk’ten geldiği için, söylemek istese ‘Biz Türkiye’yiz yerine Türk’üz’ derdi.

Türkiye’nin sınır güvenliğini sağlamak, ülkesinde bulunan sığınmacılara Suriye’de sığınacak bir alan açmak için yaptığı barış harekatına dünyadan ‘siviller katlediliyor’ tepkileri gelirken, Türkiye’yi destekleyen bir ülke bile yok. İslam diye diye siyasi Ümmetçilik ve Arapçılık yapılınca; desteklemek bir tarafa Filistin bile ‘Pınar Barış Harekatı’nı kınadı. TSK Araplar’a güvenerek bu harekatı yapmadı, destek beklemiyoruz da bari gölge de etmeselerdi.

Ahmet Davutoğlu’nun sözde derin, gerçekte sığ politikalarıyla gelinen noktada bunca yıl düşmanlarımız için çalışmış, çarpışmış olduk. Aynel Arap (Kobani)’taki IŞİD varlığına karşı Türk ordusu harekete geçmeyince, Selahattin Demirtaş, ‘Kobani düşerse Diyarbakır düşer’ derken, Apo da İmralı’dan Savaş çağrısı yaptı. Güneydoğu baştan başa Diyarbakır’dan Van’a kadar PKK eylemlerine sahne oldu; okullar, yurtlar, kamu binaları, bankalar, daha önceden belirlenen iş yerleri ateşe verildi, iller, ilçeler yangın yerine döndü. Devlet, gün boyunca ancak yangınlara müdahale edilebildi, en az 100 kişi hayatını kaybetti.

Bu eylemler sonuç getirdi; hükümet PKK ve Peşmerge uzantılarını ABD rozetleri ve ağır silahlarla sınırdan soktu, Ayenel Arap (Kobani)’a gönderdi. Hiçbir çatışma gücü olmayan bu sembolik çakal sürüsü, TSK’ya ait fırtına obüslerinin açtığı yoldan, obüslerin menzilindeki Kobani’ye gitti. Kobani’yi boşaltan TSK olurken, toprağı ele geçiren PKK oldu. Aslında Kürt yaşamayan, stratejik ve psikolojik üstünlük sağlayan bu ilçenin nüfusu Arap, ismi de Arap Baharı anlamına gelen Aynel Arap’tır.

Daha sonra ne mi oldu? PKK’nın Suriye uzantısı PYD ve daha sonraki isim değişikliğiyle Sivil Demokratik Güçler (SGD) adını alan terör örgütü Batı’da IŞİD’i Kobani’de yenen örgüt olarak tanındı, Batı’yla müttefik oldu, destek yağmaya başladı. Sonra da arkası kesilmeyen silah ve cephane yardımı yapıldı.

PYD/SGD Başkanına önce kırmızı pasaport verip, sonra kırmızı halı seren, daha sonra da kırmızı bültene arayan yöneticilerimizin ‘SGD terör örgütüdür’ demesi Batı’da da Araplar arasında da karşılık bulmadı.

PKK’nın çekilmesi için Barış Pınarı operasyonunu başlattığımız Fırat’ın doğusuna PKK nasıl mı yerleşti? Kobani’de olduğu gibi; TSK’nın kan ve can; gazi ve şehit vererek gerçekleştirdiği ‘Fırat Kalkanı’ operasyonuyla yerleşti.  

Arap Koalisyonu ve ABD 10 km yükseklikten taş üstünde taş, omuz üstünde baş bırakmayacak şekilde bir defada 36 ton olmak üzere milyon ton bomba attı, hastane, cami, okul ayrıt etmeden bombaladı, kadın çocuk demeden katletti, kalanları Türkiye’ye göçe zorladı.

Ancak yer altında yaşayan IŞİD’e zarar veremedi. ABD’li birçok yetkili Türkiye karadan Suriye’ye girmezse 30 yılda IŞİD’le mücadeleden sonuç alınamaz’ dedi. Ve Mehmetçik karada IŞİD’le savaşan tek askeri güç olarak kahramanlık gösterdi, kayıplar veridi, ama IŞİD’i yendi, bölgeyi PKK uzantılarına terk ederek geri geldi.

O zamanlar defalarca ‘Mehmetçik katiliyle aynı safta savaştırılıyor. Hatta savaşmayan PKK için toprak kazanıyor’ uyarısı yaptık. Hükümetler de devlet de yanıldı ancak biz hiç yanılmadık. Göz olanı akıl olacağı görür. Biz sadece olanı değil; her zaman geleceği de gördük.

CIA istasyon şeflerinin organizasyonuyla sınırımızdaki ilçelerimize atılan füzeleri gerekçe göstererek, aslında ABD ve Arap koalisyonunun karadan yapamadığını yapmak için gittiğimiz Suriye’ye bugün kendi ulusal güvenliğimiz ve çıkarlarımız için gittik. Şanı Yüce Allah Kahramanlarımızın yar ve yardımcısı olsun.

Uluslar arası hukuka göre bugün ABD’nin Suriye’de işi yok, ancak kukla bir devlet kurdurup, o devletle işbirliği yaparsa yarın ABD sınır komşumuz olabilir. ‘Fransa’nın Akdeniz’de ne işi olduğunu’ merak edenler, Kıbrıs Rum Cumhuriyeti’nin AB üyeliğini AKP’nin ilk Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış’ın onayladığını unuttular herhalde.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık