loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar 5.6913
  • Euro 6.3238
  • GR ALTIN 272.37
  • ÇEYREK 445.33

  • 25 Ağustos 2019, Pazar 10:00
MEHMETAKSOY

MEHMET AKSOY

AYRILIK RÜZGARLARI

Emine Bulut 10 yaşındaki kızıyla Kırıkkale’de 4 yıl önce ayrıldığı eski eşiyle otobüs durağında buluşuyor,  çıkan tartışma sonucu bir taksiyle buluşma yerinden ayrılmak istiyor. Kadını saçından yakalayan eski eşi taksiye binmesini engelliyor. Taksici durumu polise bildirmediği gibi herhangi bir tepki de göstermiyor veya gösteremiyor. Taksiye binemeyen kadın çocuğuyla birlikte olay yerinden yaya olarak uzaklaşıyor ve 50 m ilerde bir restorana giriyor. Arkasından gelen cani koca kadını restoranda yakalıyor ve boğazını kesiyor.

Çocuğun ‘Anne, lütfen ölme!’, kadının da ‘Ölmek istemiyorum’ çığlıkları 18 Ağustos 2019’da 19 yaşındaki BY tarafından kaydediliyor. Kadın kesilen boyun damarlarına eliyle basarak hem kendisi hem de çocuğu için yaşama tutunmaya çalışsa da ancak bir dakika direnebiliyor.

Üstü, başı kan içindeki cani bindiği taksiyle olay yerinden uzaklaşsa da kısa süre sonra yakalanıyor, kızının yanında hakarete uğradığı için cinayeti işlediğini söylüyor. Savcılık süratle iddianameyi hazırlıyor, mahkeme kabul ediyor. Kayıt yapan BY de ‘Soruşturma ve kovuşturma aşamasında ses ve görüntüleri paylaşmaktan’ gözaltına alınıyor.

Kırıkkale’de cinayet 18 Ağustos’ta işlendiği halde cinayetin ayrıntıları kayıtların 23 Ağustos’ta paylaşılmasıyla öğreniliyor ve Türkiye yasa boğuluyor. Kadının boğazının kesildiği, feryat, çığlıkları ve acildeki görüntüleriyle ilgili yayın yasağı konuluyor. Ancak yayın yasağı iddianamenin hazırlanıp, mahkemece kabul edilmesi süresini kapsadığı için, şiddet içeren görüntüler dışında yayın yasağı söz konusu değildir.

Ondokuz yaşındaki BY’nin kadını kurtarmak yerine çekim yapması tartışma konusu oluyor. Kadını kurtarabilir miydi kurtaramaz mıydı? Kurtaramayacak olsa bile çekim yapmalı mıydı, yapmamalı mıydı tartışılıyor.

Asparagas değil; gerçek olayların medyada yer alması toplumsal tepkinin oluşmasında etkin rol oynuyor. Cinayet işleneli 4 gün olduğu halde, bugün şiddetle tepki gösterenler düne kadar nerdeydi?  BY’yi çekim yaptığı için eleştirenler, onun çekimleri sayesinde ayrıntıların öğrenildiğini ve Türkiye’nin bu cinayete odaklandığını da unutmamalı. Medyada yer aldığı için cinayet işlenmiyor; cinayet işlendiği için medyada yer alıyor.

Özgecan Aslan 20 yaşında, üniversite öğrencisi, Mersin/ Tarsus’ta 11 Şubat 2015'te okuldan eve giderken bindiği minibüste tecavüz girişimine direndi, öldürüldü cesedi yakıldı. Özgecan’la birlikte millet de yandı, kül oldu. Türkiye, kadın cinayetlerine çözüm bulunana kadar, oturmamak üzere ayağa kalktı.

Özgecanın katili Ahmet Suphi Altındöken yakalandı, olay aydınlandı, cani ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı, cezaevinde uğradığı silahlı saldırı sonucu öldü, cesedin ortadan kaldırılmasında yardım eden babası Necmettin Altındöken de yaralandı.

Kadın ve çocuğun korunmasına yönelik bir dizi yasa çıkarıldı, cezalar ağırlaştırıldı, evrensel hukuka göre;  ispat yükümlüğü iddia makamına veya tarafına aitken, kadına şiddette erkek tarafına (şüpheliye) yüklendi, erkek yapmadığını ispatlamak zorunda bırakıldı, yaptırımlar, cezalar, panik butonları, kadın sığınma evleri arttı. Ancak cinayetler azalmadı, ağırlaşan cezalarla birlikte cinayetler de arttı. BY’nin kayıt yapmasında hem fikir olmayan toplum cinayetlere karşı alınacak önlemlerde de ayrılığa düştü.

Erkelerin mağduriyetinin cinayete neden olduğunu savunanlar da var. Hiçbir araştırma ve inceleme yapılmadan, bırakın kendi evini, doğup, büyüdüğü mahalleye gelmesi yasaklanan erkeklerin, çocuğundan, ailesinden, dostlarından uzaklaştırılarak yalnızlığa mahküm edildiğini; kısacası hayattan beklentilerinin kalmaması sonucu bazılarının intihar ettiğini, bazılarının da cinayet işlediğini, onları adaletsiz kararların canileştirdiğini söyleyenlerin yakınmaları da katledilen kadınların feryatları gibi duyulmuyor.

Aynı şeyleri yaparak farklı sonuç beklemek ahmaklığın tanımlarından biridir. Her olaydan sonra saman alevi gibi yanıp sönen tepkiler, feryat ve figanlar kaybettiklerimizi geri getirmediğinin yanında yeni cinayetleri de engellemiyor hatta artırıyorsa, dün dünle geçiyorsa,  bugün yeni bir şey söylemek, söylenenleri dinlemek lazım. Sebepler değişmeden sonuçlar değişmeyeceğine göre sebepleri ortadan kaldırmak, sivri sinekle mücadele tek tek sineklerin yok edilmesiyle değil; bataklığın kurtulmasıyla olduğu gibi suç iklimini değiştirmek gerekir.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık