loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar 5.7125
  • Euro 6.3152
  • GR ALTIN 276.35
  • ÇEYREK 451.85

  • 09 Haziran 2019, Pazar 10:00
MEHMETAKSOY

MEHMET AKSOY

BAŞKANLARIN İSTANBUL İZLENİMLERİ

Ramazan Bayramı’nda MHP Samsun İl Bşk Abdullah Karapıçak ve eski İl Bşk Şaban Kılıç’la görüştüm, Karapıçak MHP’nin seçim kampanyası için olmak üzere her iki başkan da İstanbul’da bulunuyor.

Karapıçak, MHP’nin tüm il başkanlarının İstanbul’da karargah kurduğunu özellikle hemşeri (hemşehirli) dernekleri üzerinden İstanbul’daki seçmenlerle buluştuklarını ve neden Cumhur İttifakı/Ak Parti Adayı Binali Yıldırım’a oy vermeleri gerektiğini anlattıklarını, ilgi ve saygı gördüklerini, başarılı olduklarını söyledi.

Her iki başkana seçim tahmini sordum. Karapıçak ‘Yıldırım’ derken Kılıç ‘Millet İttifakı/CHP Adayı Ekrem İmamoğlu’ dedi. Karapıçak, sandığa gitmesi durumunda Yıldırım’a oy verebilecekken gitmeyenleri sandığa getirebileceklerini belirtti.

Daha önce Ak Parti’ye veya Cumhurbaşkanlığı seçiminde R.T.Erdoğan’a oy veren 100 binin üzerinde seçmenin sandığa gitmediğini, bunların yanında sandığa gitmeyen MHP’li seçmeni de sandığa gitmeye ikna ettiklerini söyledi.

Kılıç öncelikle ve özellikle Arap işgalinden söz etti. Fatih gibi semtlerin sadece görüntü olarak değil; sokakta Türkçe konuşan yok denecek kadar işgal altında olduğunu, İstanbul’la özdeşleşen Üsküdar, Eyüp gibi eski ilçelerde de durumun farklı olmadığını söyledi.

Henüz Sığınmacı olan Arapların mülteci statüsü alması durumunda İstanbul’da çok büyük ve tehlikeli bir demografik sorunla karşı karşıya kalınacağını, bugün yapılması gerekenler yapılmazsa, yarın yapılacak bir şeyin olmadığının açıklanacağını belirtti.

Kılıç özet olarak; sığınmacıların bulundukları ülkelerde sadece yaşama hakları olduğu halde, mülteci olmaları durumunda bulundukları ülkenin vatandaşlarından daha fazla haklara sahip olurlar ve güvenlikleri sırtında kızıl hac bulunan beyaz elbiseli Birleşmiş Milletler askerlerince sağlanacaktır.

Bugün hiçbir hakkı olmayan, adı asayiş olaylarına karışması durumunda sınır dışı edilebilen Araplar her gün birçok olaya karışırken, yarın BM’i arkasına aldıklarında neler yapabileceğini şimdiden düşünmek gerekir.

Yani bugün yaşananlar, içinde çok büyük tehlikeleri barındıran,  şartları oluşturulmamış yapay bir sükunettir.

ÖNEMLİ NOT:

Irak’ta uzun süre IŞİD’in elinde rehin tutulan ağır işkence ve tecavüze uğrayan Yezidi bir kadın kaçarak Avrupa’ya ulaşır. İngiltere ve Almanya’da TV programlarında yaşadıklarını anlatır. Söz konusu kadın Almanya’da sokakta gezerken karşısına kamplarda kendisine işkence yapan, tecavüz eden IŞİD’li çıkar. IŞİD’li terörist kadının programlarını takip etmiş ve planlı bir şekilde karşısına geçmiş. Kadın şoka girer, ağlar bağırır. Polisler gelir. Kadın durumu anlatır. Polisler ‘O Birleşmiş milletler vatandaşı bir mültecidir. Yapılacak bir şey yok’ der. IŞİD’li değil; mağdur kadın Almanya’yı terk etmiş.

Türkiye’deki Arap işgali Araplar mülteci olmadan çözülmezse, Türkler gidecek yer aramak zorunda kalabilir. Süre işliyor; zaman sizin hazırlanmanızı beklemez.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık