loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar
  • Euro
  • GR ALTIN
  • ÇEYREK

  • 10 Temmuz 2020, Cuma 10:00
MEHMETAKSOY

MEHMET AKSOY

BİYOKÜTLE GÜNAH KEÇİSİ Mİ?

Yahudiler ‘Kefaret Günü’ ayinlerinde akla gelebilecek her türlü günahlarını bir erkek keçiye yükler, Kudüs dışında bir uçurumdan aşağı atarak işledikleri günahlarından arınırlardı. Suçsuz olduğu halde, suçluların, günahkarların, görev ve sorumluluklarını yerine getirmeyenlerin saldırdığı kimseye veya kuruma bu nedenle günah keçisi deniyor.

TERMİK SANTRALLER, katı, sıvı ve buhar (gaz) halindeki yakıtlardan ısı, ısıdan da elektrik enerjisi üreten santrallerdir. Santrallerde kullanılan yakıtlara ve de alınan koruyucu önlemlere bağlı olarak santrallerin zararları belirleniyor. Samsun’da ilk kurulan termik santral 6 numaralı fueloille çalışıyordu. Bilmeyenler için söylüyorum; 6 numaralı fueloil dünyanın hiçbir yerinde yakıt olarak da atık olarak da kullanılamıyor. Yakılması da suç, toprağa, denize dökülmesi de. Petrolün son atıklarından 6 numaralı fueloili alana para veriliyor.

Biyokütle santral karşısında çevrecilikleri kabaran, santralle ilgili tefrika başlatan gazeteci bu santrali zararından değil yararından kapak yapıyordu o zamanlar. Sözde sivil toplum örgütü yöneticileri o santrallerin ne ile çalıştığını bilmezken,  ben ve Genel Yayın Yönetmenimiz A.Yener Cabbar, Santral ve Çevre Şehir İl Müdürlüğü arasında mekik dokuyarak, santralin ÇED raporunu araştırıyorduk ki bizim sorgulamamamız sonucu santralin ÇED raporu olmadan faaliyet gösterdiği ortaya çıktı.

ÇED raporlarını bizden başka soran olmadı.  Biz soruncaya kadar Çevre Müdürlüğü’nün de bugün çevreci kesilen gazete yönetmenin de STK yöneticisin de ÇED raporundan haberi yoktu. Bizim zorlamamızla, işleyen santrale sonradan ÇED raporu hazırlandı.

Siz rahat olun, Samsun’un havasını kirletenleri 7 gün 24 saat takip ettik, hava kirliliğinin insan sağlığını tehdit ettiğini ispatladık. Üretim yapan santrale sonradan ÇED raporu verilince, gerçek çevrecilerle yaptığımız eylemler sonucu santralin önce kapatılmasını sonra da yakıtının doğalgaza çevrilmesini sağladık.

ÇED raporu hazırlanmadan, dünyanın hiçbir yerinde yakıt olarak kullanılmayan 6 numaralı fueloille çalışan Termik santrale itiraz edilmeyen Samsunda, ağzı sütten yananların yoğurdu üfleyerek içmesiyle izah edilemeyecek biyokütle santral tepkisinin sebebi çevresel değil; cepseldir. Şimdi yaptıklarının binde birini o zaman neden yapmadıklarını duygusallık dışında nasıl açıklayabileceklerini hepimiz merak ediyoruz.

Altı numaralı fueloille veya doğalgazla çalışan santrallere karşı sorumluluklarını yerine getirmeyen, santrallerin tam sayfa reklamlarının cazibesine kapılan, duygularının esiri olanlar bugün biyokütle karşıtlığıyla günahlarından kurtulamazlar. Biyokütle onların günahlarını yakamaz, kendileri yanarak kefaretini ancak ödeyebiglirler.

 

 Biyokütle santraller,  diğer santrallerin çevreye verdiği zararı vermiyor. Hiç mi zararı yok?

Yakıtı ne olursa olsun, biyokütle de olsa, hidroelektrik santrali kadar olmasa da termik santrallerde de soğutma sistemleri için muazzam suyu ihtiyaç vardır.

 

Sıcak havalarda her türlü termik santrallerden akarsulara sıcak su salınımına kısıtlama getirilmesi, santrallerin üretiminin azaltması, yavaşlatılması hatta durdurulması gerekir ki Avrupa’da yapılıyor. Yani her yerde karşılaşılan ilk sorun havaya buhar deniz veya akarsuya sıcak su salınımının denetlenmesidir.

 

Kullanılan sıcak suyun atılması ve yerine yenisinin sağlanması için santralleri büyük debili akarsu yakınında veya deniz kıyısına kurmak gerekir. Sıcak su ırmağa doğrudan boşaltıldığı gibi (açık devre soğutma) büyük soğutma kulelerine yollanabilir; burada havayla temas ederek kısmen buharlaştıktan sonra kondanseye basılır.

Su koruyucular sıcak suyun ırmağa hatta denize salınmasına onay vermedikleri zaman soğutma kuleleri daha fazla kullanılır, bu da maliyeti yükseltir.  Biyokütle santralin en önemli sakıncası suyun soğutma kulelerine gönderilmesi yerine akarsu veya denize boşaltılmasıdır ki Çarşamba’daki Biyokütle santralde suyun kulelerde soğutulması teminat altına alınıyor.

Hava ve suyu kirletecek, plastik, naylon, kimyasal veya ithal atık yakıt kullanılacak mı? Hayır, orman ürünleri ve benzer sanayi kolları ve tarımsal atıklardan oluşan biyokütle yakıt çeşidi de güvence altına alınmış. Ovaya niye mi kuruluyor? İsmi üzerinde biyolojik kütlelerin yakıt olarak kullanıldığı santral biyolojik canlılığın, tarımsal atığın bulunmadığı yerde neden kurulsun?  Bunu söyleyenler santralin ne ile çalıştığını bilmeyenlerdir. Bilinçsiz bir şekilde yok edilen tarımsal atıkların tehlike ve zararlarına karşı biyokütle santraller ovaların verimliliğinin olduğu kadar temiz hava ve suyun da garantisidir.

 Maske, mesafe kurallarına uyun, hayatta kalın. Kan bağışlayın, donör olun, hayat kurtarın. Kızılay Başkanın değil; Türk milletinindir.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


BASINDA BUGÜN
TÜM GAZETELER
yukarı çık