loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar
  • Euro
  • GR ALTIN
  • ÇEYREK

  • 29 Temmuz 2020, Çarşamba 10:00
MEHMETAKSOY

MEHMET AKSOY

BU İTTİFAK BU BAŞKANI TAŞIYAMAZ!

MHP Gen Bşk Devlet Bahçeli, Diyanet İşleri Başkanıyla ilgili olarak "Türkiye Cumhuriyeti’nin banisi, ilk Cumhurbaşkanımız, istiklal mücadelemizin Lideri ve Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e, bu topraklarda lanet okuyacak bir hayasız ve hamiyetsiz henüz anasından doğmamıştır" dedi.

Ord. Prof. Süheyl Ünver’in ‘İstanbul Risaleleri’ adlı kitabında yer alan, 1995 yılında Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı esnasında da, bastırılan  ‘İstanbul Risaleleri’nin 158. Sayfasındaki bilgilere göre “Fatih İstanbul’u alıp da alayla Ayasofya önüne geldiğinde saçı sakalına karışmış bir Keşişin tutuklu olduğunu öğrenir, tutuklu huzura getirilir.

Fatih- “Niçin hapsedildin?” 

 Keşiş- Fala baktığını ve kuşatma hazırlıkları sırasında Konstantin’in kendisini çağırıp, ‘İstanbul’u Türklerin alıp almayacağını bildirmem için remilatmamı (gaipten haber vermemi) istedi. Remilde İstanbul’un Türklerin eline geçeceğini söylemem üzerine de Konstantin’in kızarak beni zindana attırdı’ der. Şimdi karşımda olduğunuza göre falım doğru çıktı.

Bunun üzerine Fatih de İstanbul’un kendi elinden çıkıp çıkmayacağına dair remilatmasını ve doğruyu söylerse mükâfatlandırılacağını bildirdi. Keşiş remilattı ve şöyle dedi:

FATİHİN LANETİ!

- ‘İstanbul Türklerin elinden harp ve darp ile çıkmayacak. Lakin öyle bir zaman gelecek ki emlâk ve arazileriniz satılacak, bu suretle İstanbul Türk malı olmaktan çıkacak.’

 Sonuçtan büyük üzüntü duyan Fatih ellerini kaldırarak ‘İstanbul’da edindiğim yerleri ecnebilere satanlar, Allah’ın gazabına uğrasınlar!’ diye beddua etti.”

 ‘İstanbul Risaleleri, Erdoğan tarafından belediye başkanlığı sırasında basıldı ve dağıtıldı. Ancak Diyanet İşleri Başkanı Erbaş bugüne kadar ne okudu ne de haberdar oldu ki Fatih’ in lanetini hutbede değiştirdi.

Özellikle Fatih döneminde olmak üzere birçok Osmanlı savaşı ve kuşatmasına tanıklık eden Bizanslı Tarihçi Laonikos Halkokondilis de yukardaki olaya tanıklık etmiş ve ‘İstanbul’ un bir Mehmet tarafından fethedileceğini, başka bir Mehmet tarafından teslim edileceği kehanetinde bulundu.

Fatih Sultan Mehmet (145) İstanbul'un fethi, Sultan 5. Mehmed Vahdeddin – (1918 istanbul'un işgali)

Strateji fırsat ve tehditleri bir arada görebilme, fırsatlardan sırasıyla yararlanırken tehditlere karşı da tedbir alabilme becerisi veya sanatıdır. Atılan taş ürkütülen kurbağaya değmelidir.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş' a gösterilen tahammül, elbette kara kaşına, siyah gözüne değil; temsil ettiği misyonadır. Erbaş ve temsil ettiği misyonun ederi FETÖ'nün binde biridir. FETÖ firarisi Adil Öksüz' ün jürisinde ve birçok FETÖ' cü kuruluşta da yer alan Erbaş’ ın götürüsü getirisiyle kıyaslanmayacak kadar çoktur. Erbaş’ın günahları istifa eden Tarih Kurumu Başkanı Ahmet Yaramış' tan  çoktur. 

 

Erbaş’ ın bulunduğu makamda kaldığı her saniye ülkeye, Ak Parti' ye ve Cumhur İttifakına telafisi mümkün olmayan zarardır. Ya azledilmeli ya da istifa ettirilmelidir, zararın neresinden dönülse kardır, hatadan dönmek erdemdir.

 ‘Kurtuluş Savaşı' nı keşke Yunan kazansaydı’ diyen Kadir Mısıroğlu’yla yakınlığı da Erbaş' ın Atatürk' e bakışını gösterdi. Mısıroğlu Atatürk' e küfrettikçe Erbaş, Mısıroğlu' na sokuldu.

Erbaş, çığ gibi büyüyen tepkiler karşısında tükürdüğünü yalamak zorunda kalsa da Atatürk' e açık, seçik, inkar edilemez şekilde hakaret etti. 

KEŞKE HAKARET ETMSEYDİ, AMA..

Keşke Atatürk’ e hakaret etmeseydi, ama etti.

‘Camiyi müzeye çevirenler lanetlenmiştir' değil de ‘lanetlenir’ geniş zaman kullandığını beyanla dinleyicilerin aklıyla alay eden Erbaş'a defalarca söyledik ki zamanın şartlarına göre yeniden camiye dönüştürülmek üzere Ayasofya geçici olarak, uluslararası sözleşmelerle değil; zamanın Bakanlar Kurulu kararıyla müzeye çevrildi. Bunun garantisi olarak tapuya cami olarak Atatürk tarafından tescil ettirildi. 

Nasıl ki Bakanlar Kurulu kararıyla Ayasofya müzeye çevrildiyse aynı şekilde yine Bakanlar Kurulu kararıyla camiye çevrilebilecekken, olay İstanbul' un yeniden fethine veya Atina' da  Yunanistan’ itirazına rağmen kilisenin camiye çevrilerek, içinde Cuma namazı kılınmasına döndü.

Şehir, bizim, cami bizim, cemaat bizim müze de yaparız, kilise de cami de. Daha önce de yazdığım gibi; strateji camiye dönüştürülmesini gerektiriyorsa camiye, müzeye dönüştürülmesini gerektiriyorsa müzeye dönüştürülür, aynen Erdoğan, iktidarının ilk yılında değil de 18. yılında çevirdiği gibi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan,  ‘Atatürk' e hakareti kabullenemeyiz.

Hutbede Atatürk'e dil uzatılması diye bir şey söz konusu değil. Çünkü Atatürk bu vakfiyeyi ortadan kaldırmamış; dönemin şartları gereği müzeye çevrilmesine karar verilmiş. Bugün bu tartışmaların ne anlamı ne de yararı var.

Maske,mesafe, temizlik kurallarına uyalım, kan ve organ bağışlyarak hayat kuratalım. Kızılay, başkanın değil; Türk milletinindir.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


BASINDA BUGÜN
TÜM GAZETELER
yukarı çık