loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar
  • Euro
  • GR ALTIN
  • ÇEYREK

  • 14 Temmuz 2020, Salı 10:00
MEHMETAKSOY

MEHMET AKSOY

DİYANET HEM AKIL HEM DE MİDE BULANDIRIYOR!

Diyanet İşleri Başkanı’nın ‘86 yıllık ara dönem olmuştur, Atatürk döneminde çıkarılan kanun iptal edilerek ara dönem sonlandırılmıştır.’ bazılarının reklam arası, bazılarının da cumhuriyet molası dediği süreyi çağrıştıran süre açıklaması,  çok ama çok kafaları karıştırdı. Keşke yunan kazansaydı diyenlerle aynı terminolojiyi kullanan Diyanet işleri başkanı hem akıl hem de mide bulandırmayı sürdürüyor.  Siyaset camiye girerse din camiden, adliyeye girerse adalet adliyeden çıkar.

Ayasofya ile ilgili ne yazdımsa o oldu.  Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u fethettikten sonra Bizans İmparatorunun şahsına ait Ayasofya kilisesini kilisenin sahibi vakıftan parasını vererek satın aldı ve kendi kurduğu vakfa tescil ettirirken Atatürk de Ayasofya’nın tapusunu amacı dışında kullanılamayacağı için, cami olarak tescil ettirdi. Vakıfların malları vakfedenlerin isteği dışında kullanılamayacağı için,  camiye dönüştürülmesi hukuki bir karardır. Bu karar Yunanistan’ı ne de UNESCO’yu. Unesco, Ayasofya’yı Dünya Kültür Mirası Listesi’nden çıkaramaz. Eğer çıkarırsa ABD Başkanı Trump’ın Dünya Sağlık Örgütü için dedikleri ve örgütten çıkışı haklılık kazanır.

Türkiye’nin UNESCO’ya ihtiyacı yoktur, ancak Dünya Kültür Mirası’nın önemli bir kısmı Türkiye’dedir. Ayasofya UNESCO’nun tanıtımına ihtiyaç duyulmaksızın kendini tanıtabilecek potansiyele sahiptir. Kaldı ki Ayasofya’nın cami, müze veya kilise olmasının dünya mirası açısından bir önemi yoktur. İspanya’ da 8. yüzyılda cami olarak inşa edilmiş ve 13. yüzyılda kiliseye dönüştürülmüş olan ve halen ibadete açık aktif bir kilise olarak kullanılmakta olan İspanya Cordoba Camii, 1984 yılından beri UNESCO Dünya Miras Listesi’nde varlığını sürdürmektedir. Cami kiliseye dönüştürüldüğü halde Dünya Kültür Mirası sayılırken, Cordoba’dan çok daha hukuki dayanaklara sahip Ayasofya’nın Dünya Kültür Mirası Listesinden çıkarılması UNESCO’yu zora sokar Türkiye’yi değil.

 

Bahçeli, Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı kazanmadan da kalıcılaştırılmalıdır. Bahçeli ’Twitter’i askıya alıyorum, yeni düzenleme yapılıncaya kadar kullanmayacağım. Bahçeli twitter kuşunun kanadının yolunmasına da kırılmasına da karşı olduğunu belirtmişti.

Twitter ve diğer sosyal medyada ahlakı ve mali bir disipline ihtiyaç olduğunu Angela Merkel’den Bahçeli’ye kadar birçok kişi söylüyor.

DEMET AKALIN ‘NAMUSUMA DOKUNMA’

Şarkıcı Demet Akalın yanında hanım arkadaşları çakırkeyif bir halde bir bardan çıkarken kendisine sosyal medyanın denetimiyle ilgili ‘Sosyal medyama dokunma!’ hatırlatması yapılınca, ‘Sosyal medya da benim namusuma ve kızıma dokunmasın’ diyor.

Bence Demet Akalın sosyal medya tartışmalarına son noktayı koymuş.. Herkes hakkını da haddini de bilecek. Sosyal medyanın özgürlüğünün sınırları bireysel özgürlüğün sınırlarının başladığı yerde biter. Bitmiyorsa bitirilecek yasal düzenleme gereklidir. Sosyal medyaya erişimin engellenmesi özgürlüklerin kısıtlanmasına neden olur. Ancak hukuk çerçevesinde sosyal medya hem ekonomik hem de ahlakı denetim altına alınabilir. 

Maske, mesafe kurallarına uyun, hayatta kalın. Kan bağışlayın, donör olun, hayat kurtarın. Kızılay Başkanın değil; Türk milletinindir.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


BASINDA BUGÜN
TÜM GAZETELER
yukarı çık