loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar 5.7635
  • Euro 6.4297
  • GR ALTIN 282.95
  • ÇEYREK 462.63

  • 24 Nisan 2019, Çarşamba 10:00
MEHMETAKSOY

MEHMET AKSOY

EGEMENLİK MİLLETİNDİR

TBMM 23 Nisan 1920’de açıldı, ilk olarak 1924’te bu gün ‘Milli Egemenlik Bayramı’ olarak kutlandı, 1929’de de Atatürk bu bayramı çocuklara armağan etti. Savaşların en büyük mağdurları çocukların sadece ulus ölçeğinde değil; uluslararası ölçekte bir bayramı oldu.

 Atatürk’ün ifadesiyle ‘Bugünün küçükleri, yarının büyükleri’, geleceğimizin teminatı çocuklarımızın ve Türk milletinin 23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun.

Anayasaya göre de Kuran’a göre de egemenlik milletindir, milletin egemenliğinin üzerinde bir egemenlik yoktur, devlet tek kişi tarafından değil; seçilmiş bir meclis (şura) tarafından yönetilir.(Parlamenter demokrasi)

 Millet yöneticilerini kendisi seçer, seçtiği yöneticiler milletin isteği doğrultusunda devleti yönetir. Cumhuriyet, halkın temsilciler aracılığıyla kendi kendini yönetme şeklidir. Milletvekilleri yasaları millet adına çıkarır,  yargıçlar millet adına karar verir, vergi memurları vergiyi millet adına toplar.

 Kur’ân’ın anayasal mahiyette yönetim ilkesi olan şura / meşveret halkla ilgili bütün işlerde ortak aklın geleceği planlamasıdır; ‘İçinizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden bir topluluk bulunsun’. Şura Kavramı (Seçilmiş Meclis, İstişare Kurulu, Yasama Yetkisi, Akil İnsanlar Topluluğu)

 Kuran’da yöneten ve yönetilenler arasında en önemli ilkelerden biri de şuradır. Şura, yönetimin halka dayanması ve halkın kendi kendisini yönetmesidir. Kuran, Peygamber (sav)’e yönetimle ilgili kararlarda ashabına danışmayı önermiştir. Bu ilkenin ihlali anayasanın ihlali olup zorba yönetim ve istibdattır.

İslâm halifesi egemenliğini halktan alır. İlahi iradeyi temsil eden toplumun genel iradesidir. Halife secimi doğrudan halk veya onun yetkili kıldığı temsilciler –bugün milletvekilleri, basın, STK’lar- akil kişiler topluluğu tarafından gerçekleşir. Bu seçici kurul iktidarı kurmaya ve bozmaya yetkilidir.

Peygamber (sav) vahiyle belirlenmeyen alanlarda istişareyi kendisine ilke edinmiş ve kurumsallaşmasını sağlamıştır, dini bir hüküm olmayan alanların hemen her birinde istişare yapmıştır. Onun bu davranışının ilham kaynağı Kur’ân’ın ‘İş hakkında onlara danış / meşveret et! Onların işleri aralarında danışma / meşveret iledir’ hükümleridir.

 Bunlar ilahi vahiyle değil kendi şahsi tecrübesi ve içtihadıyla yapmıştır. Pek çok savaşta (Bedir, Uhud, Hendek ve Tebük gibi) ve sosyal hukuk alanında ashabı ile istişare etmiştir. Peygamberimiz aldığı önemli kararlarda hep istişare eder, ashabına danışırdı.

Onlar kendi aralarında yönetimle ilgili konuları birbirlerine danışarak karara bağlarlar. Keza İslâm’da sınıfsız bir toplum oluşturma hedeflenmiştir. Dikey yapılanma değil de yatay yapılanmaya önem verilmiştir. Millet ya doğrudan dinlenilerek ya da temsilcileri aracılığıyla karar mekanizmalarında yer almıştır.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık