loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar 6.451
  • Euro 7.1898
  • GR ALTIN 338.14
  • ÇEYREK 554.76

  • 18 Ocak 2020, Cumartesi 10:00
MEHMETAKSOY

MEHMET AKSOY

ERDOĞAN İKNA OLDU MU?

Cumhurbaşkanı/Ak Parti Gen Bşk Erdoğan, İBB Ekrem İmamoğlu’nun kendilerine yazdığı ‘Kanal İstanbul’la ilgili mektubu değerlendirirken ‘Bu mektup gizli bir mektup. Kendisi açıklama yaptı mı yapmadı mı bilmiyorum, benim açıklamam doğru olmaz Anlattıklarımızdan farklı şeyler var. Kişisel mektupsa şahsıma aittir, açıklamam doğru olmaz. İmamoğlu, mektupta Kanalı anlatmadığını iletişim kanallarını tıkamak isteyenlerin olduğuna dikkat çektiğini belirtti.

Erdoğan ‘Anlattıklarımızdan farklı şeyler var’ diyerek İmamoğlu’nun mektup yazarak farkındalık yarattığını; ezber bozduğunu ifade ediyor, ancak ikna olup olmadığını belirtmiyor. Kanalı savunanlarla karşı çıkanların aynı şeyi söylemediğini hepimiz biliyoruz. Burada mesele kimin doğruyu söylediğinin yanında söylediği doğruyu ne kadar ispatlayabildiğidir. Tezin doğruluğu kadar savunulması da önemlidir. Algı olgunun önüne geçerse doğrunun bir anlamı kalmaz. Önemli olan önünüzdekinin erik olması değil; ağzınızın sulanmasıdır.

Erdoğan’ın ince eleyip, sık dokuyacağına, getirisini, götürüsünü yeniden hesap edeceğine, yanlış hesaptan döneceğine,  öyle veya böyle, son ihtimal bu Kanal’ın yargı yoluyla engelleneceğine inanıyorum. Yola, köprüye,  havaalanı, limana karşı çıkanlar,  bunların maliyetinin üstünde yapılmasına ve parasının hazineden ödenmesine karşı çıktı ve çıkıyor. Kanal kenarında arazi alanlara su getirme projesinin finansmanını oraları ömründe hiç görmeyecek nesiller neden ödesin? 

ABD çıkarlarına hizmet edecekse ki edecektir; eşgüdümlü olarak da ulusal güvenliğimizi tehdit edecektir, ABD’ye topraklarımızda yeni üs demektir ki buna da izin verilmeyecektir. Möntro’ ya göre; İstanbul Boğazı (Karadeniz boğazı)’ından geçemeyen ABD savaş gemileri Kanal İstanbul’dan geçer mi geçemez mi? Ben de dahil olmak üzere ‘geçer’ diyen kadar ‘geçemez’ diyen de var. TV tartışmalarında ‘Montrö Boğazlar Sözleşmesi’yle ’Mondros Ateşkes Antlaşması’nı birbirine karıştıranlar Kanal İstanbul’u savunuyor, kendilerini konunun uzmanı olarak görebiliyor.

Yasaların geriye doğru işletilememesi gibi; yeni kanal eski sözleşmeye dahil edilemez. Ancak Karadeniz’e kıyısı olan devletler Kanal İstanbul nedeniyle Montrö’yü güncelleştirmek isteyebilirler ki Türkiye’nin Boğazlar üzerindeki hükümranlık hakları tartışma konusu olabilir ve Türkiye’nin aleyhine sonuçlanabilir. ABD’nin her türlü savaş gemisinin boğazlardan geçerek, istediği kadar Karadeniz’de kalabilmesine imkan sağlayacak düzenlemelerin yapılabilmesi için,  Romanya’nın devrede olduğu biliniyor. ABD belirli tonajın üstündeki savaş gemilerini Karadeniz’e hiç sokamıyor, girebilenlerin de kalma süresi 21 günle sınırlı.

Rusya ile NATO arasında 2014’teki Kırım gerginliğinde, ABD donanmasının önemli savaş gemilerinden, güdümlü füze destroyeri USS Truxtun 15 gün önceden izin alarak Karadeniz'e girdi, süresi dolunca çıktı, yerine Amerikan füze destroyeri USS Donald Cook girdi, giren 21 günden fazla kalamadı, Gerginlik süresince tatbikat ve farklı nedenlerle biri çıktı, diğeri geldi.  USS Taylor, "Soçi'de yapılacak olimpiyatların güvenliğini sağlamak" gerekçesiyle diğerlerinin ardından Karadeniz'e geldi.

Erdoğan, 2015’te hava sahamızı ihlal eden Rus uçağı F 16’larımız tarafından düşürülmesinin ardından NATO Gen Sek’ ne ‘Karadeniz’in Rusya’nın gölü haline döndüğünü, NATO’nun Karadeniz’i ihmal ettiğini, Karadeniz’de savaş gemisi bulundurulması gerektiğini’ söylediğini açıkladı. Diğer sorunların yanında Kanal İstanbul ABD’nin Karadeniz’e girmesinin yolunu açacağı ve milli güvenlik sorunu yaratacağı aşikardır

 Möntro’nun Kanal İstanbul’da da uygulanacağı tezi doğru değildir.  Geçiş kurallarında geçerli olan Montrö ücretlendirme de nasıl geçersiz olacaktır?  Bu tez doğru değil; ancak doğru olursa, o zaman oradan geçişler de ücretsiz olacak demektir. Kanal’ın finansı nasıl sağlanacak? Gemiler İstanbul Boğazı’ndan ücretsiz geçebilecekken neden ücretli boğazı tercih etsin? Sıra beklememek için tercih eden gemilerin ödeyeceği ücretlerle Kanal’ın finansı sağlanamayacağına göre; taahhüt edilen gemi sayısı hiçbir zaman tutturulamayacak. Tutturulamayan fark hazineden fakir, fukaradan alınan dolaylı vergilerden ödenecektir.

Ak Parti’den önce 57. Koalisyon Hükümeti döneminde Başbakan Bülent Ecevit (DSP), Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Devlet Bahçeli (MHP), Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Mesut Yılmaz (ANAP) ve Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in imzalarıyla ihalesi yapılan Marmaray dışındaki tüm yap-işlet- devret şeklinde yapılan otoyollar, köprüler, havaalanları zarar etti. Çoğunda taahhüt edilen araç veya yolcu sayısının yarısı bile tutturulamadı. Yolları ve havaalanlarını kullanmayan, köprülerden hiç geçmeyenler, bu yollar için ABD doları veya Euro üzerinden ilgileri olmadığı borçları ödemek zorunda bırakıldı.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık