loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar
  • Euro
  • GR ALTIN
  • ÇEYREK

  • 14 Eylül 2020, Pazartesi 10:00
MEHMETAKSOY

MEHMET AKSOY

ERKEN SEÇİMDE ISRAR EDİYORUM

Cumhurbaşkanı/Ak Parti Gen Bşk Erdoğan ve MHP Gen Bşk Bahçeli ‘Erken seçim yok dedikçe’ erken seçimin yaklaştığını hissediyor ve ısrar ediyorum; erken seçim var. Türkiye içerde ve dışarıda çok ciddi sorunlarla boğuşurken ve de corona kontrolden çıkmışken Erdoğan üye kaydıyla uğraşıyorsa bu erken seçim var demektir.

İç politika dış politikaya ve dış politika iç politikaya alet ediliyorsa ve muhalefet dış politika üzerinden eleştiriliyor, eski defterler karıştırılıyorsa, bu da erken seçim göstergesidir. Son erken seçimden önce ‘erken seçim ihanettir’ dendiği halde ardından da erkenden daha erken; baskın seçim yapıldığına göre; seçim için ‘var’ değil; ‘yok’ demek gerektiği görülmüştür.

Samsun blok olarak; çoğunluğa göre oy kullanır. Hiç okunmayan kitapların çok okunan, hiç satılmayan albümlerin çok satan listesinde yer aldıktan sonra, çok okunup, çok satması gibi; bir partinin kazanma ihtimalinin yüksekliği kazanması için yeterli olur. Geliyor, kazanıyor algısı oluşturan kazanamayacak olsa bile artık bu algıdan sonra Samsun’da kazanır. Bu nedenle Adalet Partisi, Anavatan Partisi, Ak Parti adaylarının kim olduğuna bakılmaksızın hep kazandılar.

TV tartışmalarında muhalefete ‘Neden erken seçim istemedikleri’ sorulduğunda yeterli cevap veremedikleri görülüyor. ‘Yok, bunca sorun varken erken seçim istemek seçmeni kızdırır veya seçmenin sorunu seçim değil; geçim’ gibi laflar ediyorlar. Muhalefet erken seçim istemekten kaçınabilir, ancak erken seçimden kaçamaz,  seçime ‘hayır’ diyemez. İyi film için para son şart olduğu gibi erken seçim için de ‘seçim kararı’ son şarttır. Diğer şartlar yerine getirildiğinde seçim akarı da arkasından gelir.

Coronanın yaygınlaşması otoriter yönetime gönüllü geçiş sağlıyor. Hükümet Olağanüstü Hal (OHAL) istemediği halde başta hukukçular olmak üzere ‘Hükümet OHAL ilan ederse kısıtlama getirdiği insanlara bakmak, ihtiyaçlarını karşılamak zorundadır’ diyebilmek, hükümeti dara ve zora sokabilmek için, muhalefetten de olağanüstü hal sesleri yükseliyor. Hukukçuların corona nedeniyle kesilen cezaların büyük bir kısmının tahsil edilemeyeceğini ileri sürüyor.

Toplum sağlığıyla ilgili düzenlemelerin hastaları kapsadığını, hasta olmayanlara sınırlama getirebilmek için OHAL ilan edilmesi gerektiğini iddia ediyor. Hastanın karantina altına alınması, seyahat kısıtlaması, maske takma zorunluluğu yasal, ancak sağlıklı birinin veya hasta olduğu tespit edilmeyen birinin hayatına kısıtlama getirilmesi yasal görülmüyor hukukçulara göre.

Muhtemel bir erken seçimde OHAL istenmesi; iktidar için ‘Körün istediği bir göz, Allah (cc) verdi iki göz.’ demek olur. ‘Dere geçerken, at değişmez’ sözünde ifade edildiği gibi felaketle mücadele sürerken yönetim değişmez anlayışı geniş kitlelerce benimsenebilir. Bir de üzerine salgın hastalık nedeniyle siyasi faaliyetlerin; açık ve kapalı alan toplantılarının yasaklanması konursa, iktidar için ‘Bundan iyisi, Şam’da kayısı’ olur.

Siyasi propaganda tamamen yazılı ve görsel medya üzerinden yürütüldüğünde büyüklüğün medyadaki yerinle doğru orantılı olacak. İnsanlar aldığı eğitim kadar olduğu gibi siyasi partiler de medyada aldıkları yer kadar olur. Bırakın Türkleri, Almanlar bile 2. Dünya Savaşı’nda Başkent Berlin işgal edilene kadar, Almanların galip olduğuna inanıyordu.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


BASINDA BUGÜN
TÜM GAZETELER
yukarı çık