loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar 6.589
  • Euro 7.234
  • GR ALTIN 340.64
  • ÇEYREK 558.86

  • 16 Şubat 2020, Pazar 10:00
MEHMETAKSOY

MEHMET AKSOY

FETÖ’NÜN SİYASİ AYAĞI

Hastalığın tedavisi tespitinden kolaydır. En büyük sorun sorunun ne olduğunun tespit edilememesidir. William Shakespeare’in ‘olmak ya da olmamak’ dediği gibi; FATÖ’yü iktidara getirenler mi FETÖ’nün iktidara getirecekleri mi siyasi ayak? Yoksa iki tarafta da yer alanlar mıdır siyasi ayak? Bütün mesele burada düğümleniyor.

Ne arandığına karar verilmelidir. Ne aradığını bilmeyen aradığını bulamaz. Kaybedilen kaybedildiği yerde aranırsa ancak bulunur. Öküzün altında buzağı; karanlıkta kaybedilen aydınlıkta aranmamalıdır. Mesleki alanında bile bir kitap yazamamış, kitapsız profesörler ki mevcutların yarısına yakını böyle; kanal kanal gezip elma ile armudu toplasalar da matematiğin temel kuralıdır; elmayla armut toplanmaz, yarısı alacak yarısı da borç üzerinden hesap yapılamaz. Gider ayrı, gelir ayrı hesaplanır.

Bazı filmlerin sondan başladığı gibi; böyle durumlarda somut olaylardan yola çıkılır. Bir cinayet araştırılırken ölenin çocukluğundan, gençliğinden ve o zamanki arkadaşlarından, bağlantılarından başlanmaz. Oralardan başlanırsa soruşturma sulandırılır, sonuca ulaşılamaz. Sondan geriye doğru gidilerek faile ulaşılır.

15 Temmuz 1916 gecesi ve sonrasında herkesin gördüğü, yetkililerin onayladığı, birçoğu mahkeme tutanaklarına geçtiği şekliyle; ordunun içinde değişik kademelerdeki askerler yönetimi ele geçirmek için darbeye teşebbüs ettiler. Hepsi belirlenememekle birlikte büyük çoğunluğu belirlendi.

Her asker darbeci değildir, ancak darbeyi asker yapar. Her asker de darbe yapamaz; darbe yapacak askerin etkin ve yetkin görevlerde olması gerekir. Siyasette bile insanlar istediği göreve gelemezken, bu kadar darbeci asker aynı zamanda bulundukları görevlere nasıl geldi? Ordu’dan yargıya, istihbarattan emniyete, YÖK’ten Diyanet’e paralel devlet nasıl oluştu? Birinci soru da sorun da budur. Bilerek, isteyerek, yasa ve anayasa değiştirilerek yapıldıysa, planlı ve tasarlı, taammüden darbe desteklendi demektir.

Görevi sorunu engellemek olanlar bilmeyerek sorunun parçası oldularsa bunun hesabını vermelidirler. Her yanlışın hesabını o yanlışı yapanlar değil; millet öderse, yanlış yapanlar yanlışlığı alışkanlık haline getirir. Aynı şey yapılarak farklı sonuç beklenir ki bu da Einstein’a göre ahmaklığın tanımlarındandır.

DARBE GERÇEKTEN GELİYOR MU?

Aziz Nesin’in oğlu, yazar Ahmet Nesin yıl vermedi, ama gün vererek 29 Şubat’ta darbe yapılacağını duyurdu. Son iki rakamı 4’e tam bölünebilen yıllarda Şubat ‘29’ çektiğine göre; 2020 tarife uyuyor. Nesin, FETÖ’ tehlikesine karşı Erdoğan’a destek verenlerin, bugün FETÖ tehlikesi geçince Erdoğan’a karşı çıkacağını, orduda ittifak ve karşıtlıkların değişeceğini söylüyor. Kuklalar kendiliğinden ne oynar, ne konuşur, oynatana bakmak lazım.

Daha önceden de darbe uyarısı yapan Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan, 14 Şubat günkü yazısında ‘darbeci’ olarak tanımladığı ABD’deki Rand Şirketi’nin yayımladığı Türkiye raporuna dikkat çekti, ‘Açık açık darbe çığırtkanlığı yapılıyor! Yeni bir darbenin ayak sesleri her yerden işitiliyor!’ dedi, yönetici ve herkesi uyardı.

Hürriyet’ten  Abdulkadir Selvi ise durup dururken Cumhurbaşkanı/Ak Parti Gen Bşk Erdoğan ve Komutanlar arasında geçen ve daha önce yazmadığı sert diyaloglara yer verdi, Erdoğan’ın E-muhtıra veren Y.Büyükanıt’a ’Paşa bu ülkeyi sen mi yöneteceksin ben mi? MGK toplantısında Jan Gen Kom Şener Eruygur’a ‘Kes ulan’, Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner’e,‘Otur oturduğun yerde, ne yapacaksın? Bizi cemselere doldurup Selimiye Kışlası’na mı götüreceksin’ dediğini yazdı.

Her kesimde benzer tartışmalar yapılıyor; daha önce de zaman zaman yazdığım gibi; darbenin zamanı tahmin edilemez, edilirse zaten darbe o tarihte gerçekleşemez. Darbe en olmayacak zamanda yapılır. Darbe hiç lafının edilmediği zaman da olur, ‘nasıl olsa kimse inanmıyor’ denilerek akşam, sabah konuşulduğu zaman da olur. Darbe yapacaklara da darbe yapılır. İnsan eşek olduktan sonra semer vuran her zaman bulunur, önemli olan eşek olmamaktır.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık