loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar 7.4177
  • Euro 9.0363
  • GR ALTIN 441.83
  • ÇEYREK 725.12

  • 17 Kasım 2020, Salı 10:00
MEHMETAKSOY

MEHMET AKSOY

HÜKÜMETTE METAL VE MENTAL YORGUNLUK

Cumhurbaşkanı/Ak Parti Gen Bşk Erdoğan son genel ve yerel seçimler öncesi metal yorgunluğa dikkat çekerek bazı belediye başkanlarını seçimi beklemeden değiştirmişti, bazıları da seçim kaybederek değişmişti. Vatandaşın, devletin parasını oluk gibi müteahhidin cebine akıtanlar ya bu paraları geri getirmeli ya da yedi ceddine ödetilmeli. ‘Biz bu ülkenin Kızılderililer’ iyiz' deyip de tüyü bitmemiş yetimin kanını emerek kırmızı derili olanlar, aldıkları paraları geri ödemedikçe, yedikleri kul hakkından dolayı hakkını yedikleriyle helalleşmedikçe yakalarını adaletten kurtaramamalılar. Erdoğan'ın sözünü ettiği  Türkiye' nin muhtemel bir erken seçim öncesi yeni normali bu sorunlarla yüzleşmeyi ve bu hesaplaşmayı gerektiriyor.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak metal;fiziksel yorgunluğun yanında mental; hemnfiziksel hem düşünsel hem de psikolojik yorgunluk sonucu görevini bırakmak zorunda kaldı. Yani Albayrak'tan sonra bir zihniyet değişikliğine gidilecek. Ahmaklığı tanımlarından biri olan; aynı şey yapılarak farklı sonuç, bir kişi değiştirilerek mucize beklenmeyecek. Merkez Bankası döviz rezervini eksiye düşürdüğü halde, TL’nin değer kaybını engelleyemeyenler, bunun hesabını vermezse aynı şey yapılarak farklı sonuç beklenecektir demek.

İhtiyaçtan fazla otoyol, köprü, havaalanı, tünel, şehir hastanesi yaptırıp, taahhüt edilen, araç, yolcu ve hasta sayısını tutturamayıp hazineyi döviz cinsinden borçlandıranların kazançları yanlarına kar kalırsa yine aynı şey yapılarak farklı sonuç beklenmiş olur.

900 bin araç yerine, 300 bin araç geçen, otoyol, köprü ve tünellerin, taahhüt edilen sayının onda biti kadar yolcusu olan havaalanlarının, hastası olmayan şehir hastanelerinin hazineye yıllık maliyeti 10 milyarlarca dolar.

‘Yap-işlet-devret’ yöntemiyle yaptırılan işlerin parasını oraları kullanan veya oralardan yararlananlar ödemesi gerekirken, sizler görmediğiniz yolların, geçmediğiniz tünellerin, yatmadığınız hastanelerin, uçmadığınız havaalanlarının parasını ödüyorsunuz. Siz borcu bitirmeden ölürseniz, çocuklarınız, torunlarınız ödeyecek.

Kendi kendini finanse edecek şekilde yüksek yararlanma ücreti ödenen bu ‘Yap-İşlet-Devretlerin’ finansmanını hiçbir sorumluluğumuz olmadığı halde bize ödettiriyorlar. Bu da yetmiyormuş gibi, deprem için toplanan 100 milyar TL' den fazla ek verginin de bu otoyollara, köprülere,  şehir hastanelerine gittiğini Maliye eski Bakanı Mehmet Şimşek de ekonomiden sorumlu Ali Babacan da defalarca söyledi.

Bu ‘yap-işlet-devretler’  Deli Dumrul' köprüsünden de beter. Geçen çok yüksek geçiş ücreti ödüyor, geçmeyenin parasını biz hazine üzerinden ödüyoruz. Deprem ek vergi gelirleri buralara nasıl gidiyor? Aynı iş için bu kadar ücret ödenir mi? Bu ihaleleri yapanlar bu müteahhitlere bu kadar fazla parayı hesap bilmediklerinden mi ödüyor? Hesap bilmiyorlarsa oralarda ne işleri var? Biliyorlarsa geri ödemenin yolunu da bulurlar.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık