loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar 6.0941
  • Euro 6.6161
  • GR ALTIN 322.13
  • ÇEYREK 526.69

  • 28 Ocak 2020, Salı 10:00
MEHMETAKSOY

MEHMET AKSOY

İKİ ŞEHRİN HİKAYESİ

Dünya edebiyatının en önemli klasiklerinden biri, Charles Dickens’ın ‘Yazdığım en iyi hikaye’ dediği ‘İki Şehrin Hikâyesi’ Paris ve Londra’da geçen olayların hikayesi değil konumuz. Konumuz; Samsun ve Eskişehir’in veya Samsun dışında herhangi bir şehrin hikayesidir. Bu hikaye Samsun’un rant uğruna mezarlıklar dışında kalan yeşil alanlarının satış hikayesidir.

Eski Belediye Başkanlarından Kemal Vehbi Gül, bugünkü Doğu Parkı, Yusuf Ziya Yılmaz da Batı Parkı denizi doldurarak yaptı ve yeşil alan elde etti. Yılmaz, sahil yoluyla kıyılara zarar verdiyse de boydan boya sahil düzenlemesiyle Samsun’u denizle buluşturdu. BB Mustafa Demir ise kıyılardaki numunelik yeşil alanları satmaya hazırlanıyor. Bakarsan bağ, bakmazsan beton yığını olur, sahile birilerine para ödeyerek gitmek zorunda kalırsın. Sahipsiz yeşilliklerin satılması haktır, sen sahip çıkarsan yeşil alanlar satılmayacaktır. Yeşil alanlar bize atalarımızdan emanettir, emanete ihanet etmeyelim, ettirmeyelim, yeşili koruyup kollayalım. Yeşil görmek, çocuklarımızın da hakkı; bu haktan onları mahrum etmeyelim.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ)’ne gelen yeni öğrencilere yıllarca ‘Samsun’a gelirken ne umuyordunuz, ne buldunuz, sizi şaşırtan ne oldu?’ sorusunu yönelttik. Yeni öğrencileri, ‘Samsun’un yeşil fakiri bir şehir olması’ şaşırtıyordu. İç Anadolu’dan gelenler de sahillerden gelenler de Samsun’da ağaç ve yeşil alan olmayışına şaşırıyor, ‘Biz Karadeniz deyince; farklı tonlardan yeşillik ve mavilikler göreceğiz zannediyorduk. Büyük hayal kırıklığı yaşadık, bol yağışlı bir şehirde beton yığınlarıyla karşılaştık’ diyorlardı.

Atatürk’ün doğumunun 100. Yılı nedeniyle Avusturya’dan Viyana Üniversitesi Çev Müh Fakültesi’nden bir heyet Samsun’da bir belgesel çekti. Bir hafta süren çalışmalarda, ‘Samsun’da imar uygulaması yapılmasaydı, bundan daha kötü olmazdı’ dediler. Demir yolu, şehirlerarası yol ve liman şehirle deniz arasına girmiş, denize ulaşımı engelliyor. İlkadım’da evler denizi görmüyor, yollar denize paralel olduğu için, dağdan denize, denizden dağa hava sirkülasyonu olmuyor. Şehrin hava alması için dikey bulvarlar yok.

Hava akımı olmayınca; yarım tas şeklindeki İlkadım da hem gaz hem de toz kirliliği sağlığı tehdit ediyor. Başka illerde yağmur araçları yıkarken, İlkadım’da çamur yağdığı için, yağmurdan sonra araçların yıkanması gerekiyor, dışarıda çamaşır kurutulamıyor. İlkadım partikül (toz) kirliliğinde Türkiye’nin ilk sırasında yer alıyor. Askeriye ve mezarlıklar dışında bir karış yeşil alan kalmadı, ağaçlar kesildi, yerlerine çok katlı binalar yapıldı. Samsun sahip olduğu potansiyelle bulunduğu yeri hak etmiyor.

BİR ŞEY DEĞİŞİR HER ŞEY DEĞİŞİR

Eskişehir’de akşama kadar vakit geçirilecek onlarca park var. Ağaçlar, tertemiz bakımlı yeşillikler arasında yaşayanların ruh sağlığıyla, betonlar arasında yaşayanların ruh sağlığı bir olur mu? Köylüler ürettikleri sebze ve meyveleri, hayvansal ürünleri, ev ve el işlerini belediyenin tahsis ettiği araçlarla sabahleyin şehre götürüyor, öğleye kadar satıyor, öğleden sonra kışın kapalı, yazın açık alanlarda vakit geçiriyor ve yine aynı araçlarla akşam evlerine dönüyor. Köylü hem üretiyor, hem şehir kültürüyle yetişiyor. Şehre göç etmek zorunda kalmayan köylü kazandığı, tüketici organik beslendiği için memnun. Rahmetli Alparslan Türkeş’in ‘Tarım kentleri’ projesini CHP’li BB Yılmaz Büyükerşen hayata geçirmiş. İç Anadolu’da bir Avrupa kenti kurmuş Büyükerşen.

Tinercilerin, evsizlerin yerleştiği Tarihi Odunpazarı ıslah edilmiş, onarılmış, sağlıklaştırılmış, turizme kazandırılmış, Porsuk Çayı ve Adalar bölgesi yeniden düzenlenmiş, Porsuk çayı kıyısına plaj yapılmış. Sazova Bilim Sanat ve Kültür Parkı, Eskişehir Hayvanat Bahçesi & ETİ Sualti Dünyası, Atlıhan El Sanatları Çarşısı, Eskişehir Balmumu Heykeller Müzesi, Eskişehir Bilim ve Deney Merkezi her taraftan gelen yerli ve yabancıların uğrak merkezine dönmüş. Sanatın her dalı icra ediliyor, sanatçıların İstanbul’dan sonra ilk uğrak ve gösteri yeri; Eskişehir taşra olarak görülmüyor. Eskişehir de bir şey değişmiş, her şey değişmiş.

Samsun’da un var, yağ var, şeker var, ancak helva yok, çünkü usta yok. Eskişehir’de ne varsa fazlasıyla Samsun’da var, başkandan gayri. Bir şey değişir her şey değişir.

 

Yılmaz Büyükerşen

Mustafa Demir


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık