loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar
  • Euro
  • GR ALTIN
  • ÇEYREK

  • 11 Ocak 2020, Cumartesi 10:00
MEHMETAKSOY

MEHMET AKSOY

KANUNSUZ CEZA OLMAZ!

Cumhurbaşkanı/Ak Parti Gen Bşk Erdoğan, ‘Ben tüm yargı dünyasına da sesleniyorum; bu kanunların sayfaları arasındaki maddelere değil, vicdanınızın sesine lütfen kulak verin’ yani kadına şiddet uygulayanları yasalara göre değil; vicdanlarınıza göre yargılayın’ diyor. Peki, bu mümkün mü? Hukuk devletinde mümkün değil;‘Kanunla tanımlanmayan bir cezayla kimse cezalandırılamayacağı gibi kanunla suç olduğu tanımlanmayan bir eylemden dolayı da kimse cezalandırılamaz.’

Çağdaş hukukun uygulandığı tüm ülkelerde ceza yasasının ilk iki maddesi böyle başlar. Türk ceza yasalarında suçlar da o suçları işleyenlere verilecek cezalarda belirlenmiştir. Yasaların olması bir devleti hukuk devleti yapmaz. Ancak yasasız da hukuk devleti hiç olmaz. Yasaların yetersizliğinden yasaları rafa kaldırarak kara vermek çok daha büyük sorunlara neden olur ki en kötü yasa bile yasasızlıktan daha iyidir.

Yasalara göre yargılama yapan hakimler yasaları uyguladığı için eleştirilemez. Yasaları da yasama organı TBMM çıkarır. Hakimin kararını eleştirmek, yasaları eleştirmektir. Yasaları eleştirmek o yasaları çıkaran meclisi, iktidar çoğunluğunu elinde bulunduran milletvekillerini eleştirmektir.

Toplumu derinden sarsan birçok olayda halkın çıkar ve isteklerini yerine getirmek istiyormuş da yapamıyormuş gibi görünen popülist yaklaşımlar adil yargılamaya katkı sağlayamayacağı gibi mevcut yargılamayı da olumsuz etkileyecek yasaya göre değil kişiye göre karar alınmasına neden olacaktır. Hukuk devletinde yasadan almadığı, yasanın vermediği bir yetkiyi hakim de savcı da kullanamaz, hiç kimse kullanamaz.

Yasa yerine vicdanla yargılama süreci başlarsa nüfuz ve cüzdanla yargılama sürecinin yolu açılır. Hangi suça; hangi ceza düşünülüyorsa, meclisin ilk oturumunda istenilen yasalar çıkarılır. Hakimler de yasanın yürürlüğe girdiğin tarihten sonra o suçu işleyenleri çıkarılan yasaya göre yargılar. Hiçbir hakim yasada suç olduğu tanımlanmayan bir eylemden dolayı kimseyi cezalandıramayacağı gibi; yasayla tanımlanmayan bir cezayla da cezalandıramaz. Yürek yakan, vicdanları sızlatan olaylarda yapılan bu açıklamaların ömrü saman alevi kadardır. İdam cezası da bu şekilde gündeme geldi, ancak geldiği hızla da gündemden düştü.

Türk Ceza Kanunu değişen ve gelişen olaylara ve suçlara göre defalarca yeniden düzenlendi. Hala arzu edilen yasalar çıkarılamadıysa, bunun sorumlusu ne hakimlerdir ne de savcılar. Bunun sorumlusu milletvekilleridir. TBMM’de kaybolan mahkemede aranırsa bulunamaz. Nasreddin Hoca da evin bodrumunda kaybettiği yüzüğü aydınlık diye sokakta aramış ancak bulamamış. Karanlık da olsa kaybettiği yerde arayınca bulmuş. Mahkemelerden yasaya aykırı karar beklemekten çok daha kolaydır, yasal düzenleme yapmak. Sonuçları doğuran sebepler değişmeden sonuçlar da değişmez.  Feryat, figan, gözyaşı gideni geri getirmez. Kararların toplum vicdanını yaraladığı düşünülüyorsa o kararların gerekçesi yasalar yarından tezi yok değiştirilmelidir


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


BASINDA BUGÜN
TÜM GAZETELER
yukarı çık