loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar
  • Euro
  • GR ALTIN
  • ÇEYREK

  • 25 Temmuz 2020, Cumartesi 10:00
MEHMETAKSOY

MEHMET AKSOY

KIBRIS EY KIBRIS!

KIBRIS Barış Harekatı'nın yıl dönümünde şehitlerimize rahmet, gazilerimize sağlık ve afiyet diliyorum. Askerin başarısını siviller sürdüremediği için, Kıbrıs yeniden askeri müdahalelere sahne olacak duruma geldi. 

Alman Bild gazetesine göre, Merkel Salı, günü Türk ve Yunan liderlerle görüşerek iki ülke arasında doğalgaz arama faaliyetleri nedeniyle Meis Adası açıklarında çıkabilecek askeri anlaşmazlığın önüne geçti. Türkiye haklarından mı vazgeçti, Yunanistan Türkiye’nin taleplerini mi kabul etti? Anlaşmanın hangi şartlarda sağlandığı açıklanmadı.

Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamada Almanya Başbakanı Angela Merkel’le ekonomi, turizm, Suriye ve Libya konularında ikili ilişkiler görüşüldü denildi.

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, AB-Ankara ilişkilerinde olası bir ilerlemenin ancak Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki sondaj faaliyetlerini durdurması hâlinde mümkün olacağını söyledi. Alman Bakan, AB ilişkilerinin ilerleyebilmesi için Türkiye’nin Ege ve Akdeniz’deki hükümranlık haklarından vazgeçmesini, Türkiye’ye ait mavi vatanın ve üzerindeki adaların, altındaki kaynakların Yunanistan’a devredilmesini istiyor. Bu şerefsiz bakan bunu isteme cüretini, cesaretini nereden mi buluyor? Türkiye’yi yönetenlerin vurdumduymazlığından.

Almanya Başbakanı Angela Merkel, Güney Kıbrıs Cumhuriyeti (GK)’nin Kıbrıs cumhuriyeti olarak AB’ye üye kabul edilmesini eleştirerek, ‘Hak etmediği verilerek, şımartıldı’ ifadelerini kullanmış, bizdeki güdümlü, yağcı, yandaş medya da ‘Almanya haksızlık yaptığını kabul etti’ şeklinde konuyu haber yapmıştı.

Güney Kıbrıs’ı AB’ye alan Almanya değil; inanmayacaksınız ama Türkiye üye yaptı. ’Kendi giremiyor da Güney Kıbrıs’ı Kıbrıs cumhuriyeti olarak nasıl üye yaptı?’ mı diyorsunuz. Şöyle oldu: AB’ye üye olacak ülkeler üye olmadan önce, başka ülkelerle olan sorunlarını çözmesi gerekiyor, başka ülkelerle veya aralarında sorun ülkeler AB’ye üye olamaz.

Almanya/ AB'nin genişlemeden sorumlu Komiseri Günter Verheugen: Kıbrıs'ın AB üyeliğinin yolu Ankara'dan geçer. Ankara'nın onayı olmadan Kıbrıs AB'ye üye olamaz.Çatışmalı, sürtüşmeli bölgelerin birliğe üyeliği her iki tarafın onayı olmaksızın olamaz. T.C. Devleti'nin onayı olmadan Kıbrıs'ın üyeliği söz konusu değildir. (Yıl 2002)

 Sahipleri tarafından ihanete uğramış toprak; Kıbrıs ey Kıbrıs! 58. Hükümet'in Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış, ‘Kıbrıs'ın AB'ye üyeliğine onay vermeyelim de Avrupa ordularını karşımıza mı alalım’ diyor ve Avrupa birliği nezdinde Kıbrıs’ın tek sahibinin Rumlar olduğuna onay veriyor. Otuz yıllık çözümsüzlüğe "tam" çözüm, "Ver, kurtul" değil de nedir bu çözüm?

 Y.YAKIŞTAN ÖNCE KIBRIS?

1960 Darbesi’nde idam edilen Rahmetli Fatin Rüştü Zorlu tarafından hazırlanan ve Türkiye, Yunanistan ve İngiltere tarafından onaylanan, Londra ve Zürich antlaşmaları gereği; Kıbrıs’ta asayişi sağlayan 615'er kişilik Türk ve Yunan alayları asayişi sağlayamazsa, Garantör devletler olarak adaya Yunanistan ve Türkiye askeri müdahalede bulunur. Kıbrıs çıkarması da bu antlaşmanın yerine getirilmesi olup tamamen uluslar arası hukukun gereğidir. Bu antlaşmalar olmasaydı, Türk silahlı Kuvvetleri, Saddam'ın ordularının Kuveyt'ten çıkarıldığı gibi Birleşmiş Milletler tarafından Kıbrıs'tan çıkarılacaktı. Türk Ordusu'nun Kıbrıs'ta bulunuşu mevcut hukukun gereğidir. Ancak Mehmet Ali Talat ve yandaşlarının imzaladıkları antlaşmalar sonucu TSK'nın Kıbrıs'taki statüsü değişebilir.

Avrupalılar hiçbir zaman gerçekleşmeyecek sözler verirken Türkiye tarafı inanılmaz tavizleri içeren belgeleri imzalıyordu.  Alman ve Fransız Başbakanların söylediği gibi bu işler sözle olmaz. Yapılan sözleşmeler ve atılan imzalarla olur. Sayın Erdoğan Alman ve Fransız başbakanlara "bize söz vermiştiniz, sözünüzde durmuyorsunuz" dediğinde her ikisi de bir ağızdan "bizim ki söz söylendiği yerde kaldı, siz belge imzaladınız, imzaladığınız belge burada" demişlerdi. İşte o belgelerle Kıbrıs’ı Rumlara terk ettik, Tüm Kıbrıs adına Rum Cumhuriyeti’ni onayladık. Türkiye’de ‘Rum cumhuriyeti’ desek ne olacak imzalanan resmi belgelerde Türklerin de cumhuriyeti olarak onaylandı, bizim yöneticilerimiz tarafından. Şimdi Rumlar Kıbrıs'ın tek temsilcilerinin kendileri olduğunu, Türklerin Kıbrıs'ta azınlık statüsünde olduğunu kabul ettirmeden Türkiye'nin birliğine onay verir mi?

Mevcut yasalarla halen Türkler eşit statüdedir, henüz azınlık durumuna düşmemiştir. TSK'nın adadaki durumu bugün için uluslar arası hukuka uygundur. Türkiye ikna edilmeden, Türk ordusunu adadan kimse çıkaramaz. AB uğruna yeni tavizler verilmez, zararın neresinden dönülürse kardır diye düşünülürse "Kıbrıs'ı almakla kolunu kestiğimiz Rumlar, Kıbrıs'ı geri alarak boğazımızı kesemez. Kıbrıs üzerinde yaşayanlara bırakılamayacak kadar stratejik bir vatan toprağıdır.

Maske, mesafe kurulana uyun, kendinizi ve sevdiklerinizi koruyun! Kan bağışlayın, donör olun, hayat kurtarın, insanlığı kurtarın! Kızılay başkanın değil Türk milletinindir.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


BASINDA BUGÜN
TÜM GAZETELER
yukarı çık