loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar 7.3386
  • Euro 8.9598
  • GR ALTIN 418.12
  • ÇEYREK 686.58

  • 15 Ocak 2021, Cuma 10:00
MEHMETAKSOY

MEHMET AKSOY

NEDEN ‘ERKEN SEÇİM KARARI' ALINAMIYOR?

Seçim zamanı geldi hatta geçiyor, ancak ‘erken seçim kararı' alınamıyor. Meclisteki tabloya göre kararı alacak olan hükümettir. 

Ak Parti ilçe, il teşkilatlarında görev alan, Ak Parti'den milletvekili aday adayı olan birinin Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör olarak atanmasıyla ilgili eylemler üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan  ‘İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu orada olup kendisi DHKP-C militanıdır’ derken, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, ‘CHP İstanbul İl Başkanı DHKP-C, PKK/KCK ve MLKP Terör Örgütlerinin elemanıdır’ dedi.

Biri Cumhurbaşkanı, diğeri İçişleri Bakanı; devletin açık veya gizli tüm istihbarat bilgilerine sahip iki kişi peş peşe siyasi bir partinin il başkanının terör örgütü üyesi olduğuyla ilgili suç duyurusunda bulunuyor.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısının resen harekete geçerek, gereğini yapması beklenirken  ne Yargıtay ne de İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı harekete geçti. Sizce de anormal değil mi? 

Canan Kaftancıoğlu, kendisini DHKP-C militanı olmakla suçlayan Cumhurbaşkanı/ Ak Parti Gen Bşk  Erdoğan ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hakkında suç duyurusunda bulundu ve manevi tazminat davası açtı.

Silahlı propaganda örgütü üyesi teröristler, bırakın ana muhalefet partisini, en büyük ilin il başkanlığını, Yargıtay'ın ‘üyeliğinde sakınca yoktur’ onayı olmadan hiçbir partiye üye olamazlar.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını Millet İttifakı/CHP adayı Ekrem İMAMOĞLU, kazanana kadar Kaftancıoğlu'nun il başkanı olmasında da bir sakınca görülmedi. Seçim kaybedilince Kaftancıoğlu seçimi kazanmış gibi günah galerisi teşhis ve teşhir edildi.

Kaftancıoğlu'nun desteklemekle suçlandığı  olay köşemizde şöyle yer almıştı: (20-01-2013)

’PARİSTE 3 DÜĞÜN ÇİÇEĞİ' 

Güzel gözüken düğün çiçeği, en zehirli çiçek olduğunu, güzellik maskesinin altında saklar. Bu çiçeği yiyen hayvan bile zehirlenir, çiçeklere elle dokunulması bile deri iltihaplanmasına, zehirlenmelere sebep olur. Fransa’da öldürülen, Diyarbakır’da cenaze merasimi yapılan 3 PKK’lı kadın, yaygın ve yandaş basına göre; zakkumdan daha zehirli düğün çiçeği değil de; ‘Barış Fidan’ın güller açan dalıymış.

 Fransa'nın başkenti Paris'te Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK) Paris temsilcisi Fidan Doğan, Leyla Söylemez ve Sakine Cansız, Avrupa’da  baskıyla para toplama, kara para aklama ve PKK’nın siyasi bağlantılarını; PKK’nın tuzağına düşenlerin Avrupa ülkelerinde serbest dolaşım ve ikametini sağlıyordu. Bu üç kadının öldürülmesi sadece BDP’lileri değil; AKP’den CHP’ye birçok kişiyi derinden üzdü, Bülent Arınç’ın gözyaşları sel oldu, Mehmet Ali Birand  bu derin acıya daha fazla dayanamadı ve peşlerinden gitti. Ne diyelim hepsinin toprağı bol olsun. Verecek toprağımız olmasa da gömecek toprağımız çok. Önyargı değil öngörü, on yıl önce aileleri tarafından ‘Bizim böyle oğlumuz, kızımız yok’ denilerek kimsesizler mezarlığına gömülen PKK’lılar, bugün on binlerin omzunda taşınması,  yandaş medya; Birand gibi gazeteciler sayesinde ve de pek tabii ki AKP’ nin ‘derin stratejik’ Kürt politikaları sonucu olmuştur. On yıl önce bugünü öngörenlere, paranoyak, komplo teorisyeni diyenler, bugün ‘yapılacak başka bir şey yoktur’ demektedirler. O zaman söylenileni yapsalardı, bugünü yaşamazlardı. Bugün söylenileni yapmazlarsa, yarın ‘Büyük Kürdistan’ın kurulmasından başka yol yok’ diyeceklerdir.

‘Çözümsüzlük çözüm değildir’ diyerek Kıbrıslı Rumların Kıbrıs Cumhuriyeti olarak Avrupa Birliği (AB)’ ne üye olmalarına onay verenler, Güneydoğu’da da ‘Çözümsüzlük çözüm değildir’ diyerek ayrı bir Kürt devletinin kurulmasına onay verecektir. Bindiği dalı kesenin düşeceğini görmek,  önyargı değil; öngörüdür. Seçmen olacağı gördü ve  7 Haziran 2015’te bu gidişe dur dedi, Ak Parti ilk kez TBMM'de çoğunluğu ve iktidar gücünü kaybetti derken, İMHP' devreye girdi Erdoğan iktidarını bugüne kadar sürdürdü. Ak Parti içinde yeniden yapılanma ve değişime ayak uyduramayıp karşı çıkan, eski alışkanlıklarını MHP ittifakına rağmen sürdürdürenlerle Erdoğan’ın yeterince mücadele edememesi, istenen tavizlere ‘hayır' diyememesi, bunların kene gibi ittifakın kanını emmesi, ittifak tabanında zemin kaymasına neden oldu, ittifaka rağmen 7 Haziran 2015’e dönüldü, yine yüzde 50'nin altına düşüldü.. Aynı şey yapılırsa aynı sonuç elde edilir. İ Erdoğan mevcut ittifakı genişletmek ve yeni ittifaklar bulmak zorunda olduğu için şartlar oluştuğu halde seçim kararı alınamıyor.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık