loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar 5.8512
  • Euro 6.5264
  • GR ALTIN 279.29
  • ÇEYREK 456.64

  • 18 Eylül 2019, Çarşamba 10:00
MEHMETAKSOY

MEHMET AKSOY

OPERASYON TÜRKİYE’YE DEĞİL; SURİYEYE

Suriye krizinin başında Esad’a karşı hamle diye yapılanların, Esad’ın ayağına sıkılan kurşunların dönüp, dolaşıp Türk milletinin şakağına sıkılmasına dönüşmesi gibi bir operasyon Suriye’ye değil Türkiye’ye yapılmış olur. Operasyon Türkiye kamuoyuna değil; Suriye’deki terör örgütlerine yapılmalıdır.

Türkiye’nin sınırından uzaktaki bir PKK devleti yakındakinden daha iyi gibi görünse de PKK’nın Suriye’de silahlı güç olarak kalmasını kabul etmektir ve kötünün iyisi (ehveni şer) gibi görünse de gerçekte kötünün en kötüsüdür. ‘Ölüsü olan bir gün, delisi olan her gün ağlar.’ Bugün PKK ve türevlerinin sınırın ötesinde varlığını kabul eden, yarın sınırında da kabul etmek zorunda kalır.

Erdoğan, IŞİD tehdidinin sona erdiğini, Suriye’nin geleceği açısından en büyük tehdidin ‘PKK-YPG’ olduğunu belirtti. Amerika’yla uzlaşılıp, beklenen gelişmeler sağlanamazsa iki hafta içinde Türkiye’nin tek taraflı olarak Suriye’nin bütünlüğü için harekete geçeceğini bir kez daha yineledi. Bu demektir ki PKK ve uzantılarına desteğini sürdüren ABD karşı çıksa da Türkiye iki hafta içinde Suriye’de operasyon yapacak.

Düne kadar ‘düşmanımın düşmanı dostumdur’ diyen Esad, ABD ve AB’nin silahlandırdığı ve ‘sivil toplum örgütüdür’ dediği PKK uzantısı SGD’yi dün Birleşmiş Milletlere ‘Terör örgütü’ olarak bildirdi. Bu son gelişmeyle Türkiye’nin ‘SGD terör örgütüdür’ tezini Esad da doğrulamış oldu. SGD’ye karşı Esad’la birlikte mücadele etmenin yolu bulunmalıdır.

SİLAHA KARŞI SİLAHSIZ ÇÖZÜM OLMAZ

Hem siyasi hem silahlı propaganda olmaz. Siyasi propagandanın ilk şartı silahı bırakmaktır. Suriye’de de Türkiye’de de PKK ve uzantıları silahı bırakmadan siyasi çözümden bahsedemez. Türkiye ve Suriye için tek çözüm yolu PKK ve uzantılarının silahtan arındırılması,  bir daha silahlanamaması için önlem alınarak, işgal ettikleri yerlerden geldikleri yerlere geri gönderilmesidir. Adaletsiz güç zalimdir, ancak güçsüz adalet de acizdir.

Bunun yapılması için iyi bir fırsat da doğmuştur. ‘Diyarbakır annelerinin eyleminin Diyarbakır’da değil; mecliste tartışılmasını söyleyenlerin eylemi sulandırması gibi; Suriye’de ‘anayasa komisyonu’ kurmak ve komisyondan çözüm beklemek de PKK ve uzantılarının devletleşmesine zaman sağlamaktır. Yangın devam ederken, eve eşya da taşınmaz, evde onarım da yapılmaz. Önce söndürme işlemi tamamlanır.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Cumhurbaşkanı Putin ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Ankara’daki Suriye zirvesinde İdlib'de gerilimin azaltılması konusunda görüş birliğine vardılar, ancak Suriye konusundaki görüş ayrılıklarını gideremediler. Putin PKK ve uzantılarını da terör örgütü olarak görmüyor.

Erdoğan, Suriyeli mültecilerin gönüllü geri dönüşleri için çalışıldığını,  Deyrizor ve Rakka’dan gelenlerle birlikte geri dönecek sığınmacı sayısının 3 milyonu aşabileceğini, Türkiye’nin yeni bir göç akımını kaldırmasının mümkün olmadığını, yeni göçten sadece Türkiye’nin değil Avrupa’nın da etkileneceğini, Suriye’de anayasal komitenin oluşturulması önündeki engellerin kaldırıldığını belirtti.

Putin,  Türkiye’nin aksine İdlib’de son dönemde terör örgütlerinin faaliyetlerini arttırdığını belirtti ‘İdlib çeşitli aşırılık yanlıları için sığınma noktası olmamalı ve silahlı provokasyonlar düzenlenmesi için bir platform işlevi görmemelidir’ derken, Suriye’nin nüfuz alanlarına bölünmesinin kabul edilemez olduğunu, toprak bütünlüğünün sağlanması gerektiğini,

Rusya, Türkiye ve İran’ın bölge ülkeleri olarak garantör olduğunu, barış sağlandıktan sonra tüm yabancı güçlerin çekilmesi ve ABD askerlerinin Suriye’de bulunmasının yasa dışı olduğunu, derhal gitmeleri gerektiğini belirtti. Benzer açıklamayı Ruhani de yaptı, Fırat’ın doğusu da dahil olmak üzere Suriye’nin toprak bütünlüğünün sağlanmasını istedi,  Suriye ile ilgili görüşmelerin ABD ile değil Esad’la yapılması gerektiğini ima etti.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık