loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar 5.7449
  • Euro 6.3531
  • GR ALTIN 270.97
  • ÇEYREK 443.03

  • 20 Ekim 2019, Pazar 10:00
MEHMETAKSOY

MEHMET AKSOY

PANTÜRKİZM VE PANİSLAMİZM

Türkiye’de Pantürkizm-Panislamizm karşıtlığı alevlendiğinde, zamanın Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk 1976’daki ‘19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’ nedeniyle Ankara Cebeci stadında Pantürkizm-Panislamizm’i tehdit olarak gören konuşma yaptığı sırada daha önceden stadı dolduran Ülkücüler gök gürültüsünü andıran ‘yuh sesleriyle’ Korutürk’ü konuşturmadı. Korutürk, bir süre yuhalanmanın bitmesini bekleyip,  yeniden konuşmaya çalışsa da bu sefer ‘Başbuğ Türkeş’ sesleriyle konuşması engellendi, protokolde bulunan Başbakan Yardımcısı Türkeş’le tokalaşmadan, Başbakan Süleyman Demirel ve Gen Kur Bşk Semih Sancar’la stadı terk etti.

Stalin Rusya’sının baskısı altındaki Türkiye’de ‘sınırlarımızın dışında Türk bulunduğunu’ söylemek, hele hele onların dertleriyle dertlenmek, onlarla hemdert olmak tutuklanmayı gerektiren suçtu. Daha sonra tutuklanmaya neden olmasa da hep suç olarak görüldü. Rahmetli Alparsalan Türkeş ve onun yetiştirdiği Ülkücüler son nefesine kadar bu bayrağı taşıdı, bugün meyvelerini veren bu ideali yaşadı ve yaşattı.

Rahmetli Bülent Ecevit, büyük değişim geçirdiği 1980’den önce bırakın ‘yurt dışında Türk var’ demeyi, Türkiye’de Türk olduğunu asla kabul etmemişti. Ecevit bir kez olsun Türk milleti veya Türk halkı ifadesini kullanmadı; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ’39 etnik köken’ ifadesine benzer; her zaman ‘Türkiye halkları’ ifadesini kullandı. Türkiye dışında Türk olduğunu, Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra keşfeden bugünkü Ulusalcıların çoğu Türkiye dışında Türk olduğuna inanmıyordu.

Avrupa Parlamentosu (AP)’nun Türkiye’ye yaptırım kararını veto eden ve Türkiye aleyhine kararın çıkmasını engelleyen Türk Konseyi Gözlemci Üyesi Macaristan, aynı gün yapılan Avrupa Birliği (AB) toplantısına değil Türk Cumhuriyetlerinin Azerbaycan/Bakü’deki ‘Türk Konseyi Toplantısı’na katıldı.

Erdoğan’ı ortalarına alan Türk liderler, Konseyin bitiş bildirisinde ‘Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bölücü örgüt mensuplarına yönelik başlattığı Barış Pınarı Harekatı’na DESTEĞİMİZ SÜRECEK’ dedi. Panislamizm bir kuru ifade olarak kalsa da Orhan Şaik Gökyay’ın vatan için ‘ Gökyay'ım ne yazsan ziyade değil, Bu sevgi bir kuru ifade değil’ dediği gibi Pantürkizm için ne yazsam ziyade değil.

PANİSLAMİZM VE ‘YENİ OSMANLICILIK’

Türkiye’de ‘Yeni Osmanlıcılık’ ifadesi Arap coğrafyasında olumlu hiçbir karşılık bulmazken, olumsuz karşılık buldu; iç işlerine karışılacağı, kendilerine liderlik veya ağabeylik yapılacağı endişesiyle Arapları bize daha da düşman etti.  ‘Ben sizin babanızım’ değil; hedef kitle ‘babamızsınız veya ağabeyimizsiniz’ derse, ağabeylik veya babalık yapılabilir. Atatürk ne içerde ne de dışarıda kimseye ‘babanızım’ demedi, ancak hem içerde hem de dışarıda ‘Atatürk’e ‘baba’ denildi. Rahmetli Süleyman Demirel de seçmene ‘babanızım’ demedi, seçmen Demirel’e baba dedi. Baba olmak herkesin harcıdır, babalık yapmak ancak babaların harcıdır.

İslami kriterlere uygunluk sıralamasında, ilk 40 devlet arasında hiç Müslüman bulunmazken ve Türkiye 103. sırada, Suudi Arabistan 130. sırada yer alırken, bırakın Panislamizm’i Müslüman ülkeler arasında hiçbir alanda İslam üzerinden birlik ve beraberlik sağlanamaz ve sağlanamamıştır, çünkü bu ülkelerde İslam yok, olmayan bir şey üzerinden birlik sağlamak ham hayaldir. Bu şartlarda ‘Yeni Osmanlıcılık’ hem Batı’yı hem de Arapları rahatsız etti, sebepsiz yere şimşekleri Türkiye’nin üzerine çekti; ‘Kötü köpek sürüye kurt getirir’ metaforu gerçekleşti. Arapların İsrail’le işbirliği yapmalarının bir sebebi saltanatlarını korumaksa diğer sebebi de  Atatürk’ün uyarısına rağmen, Türkiye’nin Araplara dolaylı veya doğrudan müdahalesidir..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Koçak Koçak 20.10.2019 20:01

Batıya göre milliyetçilik Fransız İhtilaliyle başladı. Türk Tarih tezine göre Göktürkler'le. İslam ülkeleri arasında bir işbirliğinin, dayanışmanın olması anlaşılabilir bir olgudur. Reel olan devletlerin varlığı ve menfaat dayalı işbirlikteliği... Millete dayalı milli Türk Devletlerinin varlığı ve dayanışması bir gerçektir. Sosyolojik hakikattır. Umar ve isterim ki Türk Birliği tahakkuk etsin. Böyle bir potansiyel mevcuttur. Ütopyadan reel e.. .

yukarı çık