loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar 5.7723
  • Euro 6.3601
  • GR ALTIN 271.49
  • ÇEYREK 443.8

  • 18 Ekim 2019, Cuma 10:00
MEHMETAKSOY

MEHMET AKSOY

SBB BORCUNU ÖDEMİYOR AMA…

Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, ekonomik kriz nedeniyle rutin hizmetleri yürütemiyor, belediyenin borçlarını ödemeye para bulamıyor. Bu nedenle suya yüksek oranda zam yapıyor ve diğer hizmetlere de zam yapmayı planladığını belirterek zamları savunuyor. Yazılı ve görsel medyada çıkan haberlere göre ‘İnanılmaz ama gerçek’ dedirten olaylar zincirine bir halka daha ilave etmekten geri kalmıyor.  AK Parti'nin Karadeniz Bölge Toplantısı’nın giderlerini Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin üstlendiği; yüz binlerce liralık fatura medyada yayımlanıyor. Belediyenin kuruluşu ‘Samsun Kültür Turizm Şirketi’, belediyenin tesislerinde değil de pahalı bir otelde belediyenin parasıyla organizasyonu yapması bir kez daha ‘bu ne perhiz ne lahana turşusu’ dedirtti.

Öğrencinin, fakir, fukaranın suyuna fahiş zam yapılıyor. Kendinden önceki başkanın çalışanlara yaptığı zam ekonomik krizi gerekçe gösterilerek geri alınıyor. Hayvanat bahçesindeki hayvanlar bakılamadığı için başka illere gönderiliyor. Metre mesafede Türkiye’nin ulaşımı pahalı şehirleri arasında yer alan Samsun’da ulaşıma zammın hesaplarını yapılıyor, belediyeden alacağı olanlara paraları bulunup ödenemiyor, ama lüks otelde organizasyon yapılıyor. Yerel ve genel medyanın gündeminde yer alan bunca olumsuz icraatlar hakkında tek satır bir açıklama yapılmıyor.

ERDOĞAN’IN ESAD’LA İŞBİRLİĞİ BEKA MESELESİ!

Pınar Barış Harekatı da başarmak da Türk milleti için farzdır ve Türk milletinin ‘Beka’ meselsidir. ABD Türkiye’yle karşı karşıya gelmeyi göze alamazken Rusya nasıl oluyor da alabiliyor? Rusya’nın askeri üstünlüğü değil; Türkiye’nin diplomatik yetersizliği söz konusu. Rusya harp sanayine 80 milyar dolar harcarken, ABD trilyon dolara yaklaştı. ABD çekiliyor da Rusya neden çekilmiyor?

Türkiye’nin tarihi misyonu, jeopolitik ve stratejik önemi Rusya için ABD’den daha az mı önemli? Hayır, daha önemli. Çünkü, Batı, ABD’nin ama Türk Cumhuriyetleri; Macaristan da dahil Türkiye’nin yanında. Erdoğan ‘Bizim bizden başka dostumuz yok, biz Türkiye’yiz’ yerine ‘Biz Türk’üz, Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur. Şanı Yüce Allah Türk’ü korusun ve yüceltsin’ dediği zaman Rusya da ABD gibi ‘Kobani ve Menbiç’i boşaltır, tası tarağı toplar, çekilir.

ABD Japonya’ya iki kez atom bombası attığı ve bu bombaların doğrudan ve yan etkileri bugün bile devam ettiği halde iki devlet arasında bir sorun yok. Türkiye’nin çıkarları Esad’la işbirliğini gerektiriyor. Bireysel kin ve düşmanlıkla uluslar arası ilişkiler yürütülemez. Defalarca yazdık Esad demokratik değil de eli, yüzü kanlı Arap diktatörler, Trump, Esad’dan daha mı demokratik?  Esad’sız bir anayasa veya hükümet ihtimali olsa Rusya Devlet Başkanı Putin ‘hükümet istemezse biz de Suriye’den gideriz’ diyemez, Rusya’nın bin yıl sonra gerçekleşen Akdeniz hayalini Akdeniz’in sularına gömemez. Olanlar gösteriyor ki birçok şey değişir ancak Esad veya zihniyeti değişmez.

Neyzen Tevfik içkiyi fazla kaçırmış, evini bulamıyor. Bekçi’ye ‘Neyzen Tevfik’in evi neresi?’ diyor. Bekçi ‘N.Tevfik sizsiniz’ diyor.Tevfik de ‘Ben kim olduğunu değil; evini soruyorum’ diyor. Putin Suriye’nin sahibi Esad’dır diyor, bizim dış politikacılarımız, ‘Esad da kim oluyor? Suriye’nin sahibi sizsiniz’ diyor.

Vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğü; Suriyelilerin memleketlerine dönmesi için Türkiye-Suriye ilişkileri, Türkiye’nin Suriye’ye müdahale ettiği 2011’e döndürülmelidir. O zaman bugün Batı’nın desteğini arkasına alan PKK/SGD unsurları Suriye’de vatandaş bile değildi. 2011’de söyledim; ‘Mehmetçik düşmanlarımız için savaştırılıyor’ diye yazdım. Süreç her geçen gün aleyhimize işliyor. Bazen bir saatin kaybettirdiğini bin yıl kazandıramaz.

Esad rejimi, Suriye'de SDG ismini kullanan YPG/PKK'nın "ayrılıkçı terör örgütü" olduğunu, örgütün Suriye halkına karşı insan hakları ihlallerini sürdürdüğünü’ yazılı olarak 16.09.2019’da Birleşmiş Milletler’e (BM)  bildirdiğinde Türkiye Esad’la iletişime geçseydi, bugün Menbiç de Aynel Arap (Kobani) da Mehmetçiğin kontrolünde olacaktı. Suriye ile görüşülüyormuş, kim ne görüşüyor. Ben ‘Bu fırsat kaçmaz’ derken nasıl olur da görevliler göremez.

‘Ya sonra’ başlıklı yazımda ‘Bizi yine kandırdılar’ dememek ‘Halime’ m sen bu işin sonunu hiç düşünmedin mi?’ şarkısını söylemek zorunda kalmayalım. Sürekli ‘Kadere bak kimler kimlerle yan yana geliyor’ diyerek kimseyi kimseden ayıramayız. Biz gelmezsek birileri, bizim yerimize gelir, gitmezsek yerimize gider. PKK’nın Suriye gözetiminde palazlanmasının önünü kesmek için yine Suriye’ye ihtiyacımız var.

Mehmet Dişli, Egemen Bağış, Merve Kavakçı’yla bu işler yürümez. Bu kadar haklı olduğumuz bir durumda herkesin karşımızda olmasında, dış işlerinin sorumluluğu hiç mi yok? Yaşar Yakış Kıbrıs’ı Rumlar’a sattı, Ahmet Davutoğlu Suriye’yi bizim dışımızdaki herkese peşkeş çekti. Bugün de hiçbir şey yolunda gitmiyor.  Adı üzerinde ‘Dış işleri Bakanlığı’ dış ilişkileri düzenleyecek. Bizimkiler içeriye konuşuyor, içerde operasyon yapıyor. Mehmetçiğin askeri başarısı diplomatik başarıyla desteklenemediği için, cephede kazanılanlar masada kaybediliyor.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık