loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar
  • Euro
  • GR ALTIN
  • ÇEYREK

  • 26 Ekim 2020, Pazartesi 10:00
MEHMETAKSOY

MEHMET AKSOY

SEÇME VE SEÇİLME ZAMANI

‘Türkiye erken seçime gidecek mi?’ sorusundan önce, ‘Türkiye erken seçime gitmeli mi?’ sorusu cevaplandırılmalı. CHP Gen Bşk Kılıçtaroğlu MHP Gen Bşk Bahçeli’den Türkiye’yi seçime götürmesini istediğinde Bahçeli ‘her şeyin bir zamanı olduğu gibi seçimin de bir zamanı var’ diyerek o zamanın 2023 olduğunu söyledi.  İYİ Parti Gen Bşk Meral Akşener de Kılıçtaroğlu’nun Bahçeli’den erken seçim talep etmesini isabetli buldu ve onayladı. Söylendiği zaman da yazdığım gibi Bahçeli o açıklamada ‘Elden öğün olmaz, olsa da vaktinde bulunmaz’ dedi. Yani erken seçim olur, ama sizin istediğiniz zaman olmaz. Vatandaş için seçmenin bir zamanı olduğu kadar, siyasi partiler için de seçilmenin bir zamanı vardır. Demir her zaman değil; tavında dövülür.

SEÇİM KARARI ALMAK KOLAY..

Seçim de seçim kararı da alma kolay, ancak seçilmek; seçimi kazanmak zor. Bu nedenle seçimin zamanını iki şey belirliyor. Biri Türkiye’nin durumu; seçime gerek olup olmadığı, diğeri ise seçileceklerin durumu; seçimi kazanıp kazanamayacakları. İktidar seçimi kazanacağına inandığı gün düğmeye basar ve Türkiye seçime gider. Bunun önünde hiçbir engel yok. Sözde profesöründen siyasetçisine kadar ‘erken seçim kararının alınmasındaki zorlukları’ tartışıyor. Yok, efendim, TBMM seçim kararı alamaz, Cumhurbaşkanı Erdoğan süresini neden kullanmasınmış… İktidarın ileriki tarihte seçilme ihtimali bugünden düşük görülürse ki öyle görünüyor, derhal hemen seçim kararı alınır. Alınmıyorsa sebebi var.

Defalarca söyledim tekrarlıyorum,  iyi bir film için para en son şarttır. Senaryo, kadro, ekip iyiyse sponsor hazır demektir, parayı veren kolayca bulunur. Aynı şekilde seçim için seçim kararı almak en son ve en kolay şarttır; iktidar seçimi kazanacağına inandığı an seçim kararı alır, muhalefet seçimden kaçamaz; hazır olsa da olmasa da bu karara uymak zorunda kalır. Aksi durumda iktidarın iyi yönettiği tescil edilmiş olur. Hem ‘iktidar iyi yönetemiyor’ diyeceksiniz hem de seçim kaçacaksınız, bunun izahı olmaz.

DERT VARSA SEÇİM DE VAR

Seçim belirli kişilerin vekil veya bakan olması için yapılmıyor. Seçim milletin dertlerine derman olunması için yapılıyor. Peki, milletin derdi yok mu? Dertlerine derman olundu mu? Hayır, dert çok, derman yok, gelecekten umut yok! O zaman seçime ihtiyaç var.

Umut olmadığına göre; Türkiye’nin durumu gelecek yıllarda daha iyi olmayacak. Peki, o zaman neden şimdi erken seçim yapılmıyor? Şundan yapılmıyor: Türkiye’yi değiştirmek zor veya imkansız olabilir, ancak rakipleri değiştirmek mümkündür. Seçimi sadece Türkiye’nin şartları etkilemiyor. Böyle olsaydı, Ak Parti 2007’de kazanamazdı. Erdoğan 2007 Genel seçimlerine kısa bir süre kala ‘Evet, oylarımız yüzde 26, ancak oy oranımızı nasıl yükselteceğimizi biliyoruz’ dediği zaman oylar yüzde 23’tü. Erdoğan dediğini yaptı ve oyları ‘Müslüman cumhurbaşkanı seçeceğiz’ diyerek yüzde 46’ya; iki katına çıkardı.

 Aynı başarı son Kıbrıs seçimlerinde de gösterildi. Kıbrıs’ta ilk turda ilk ikiye giremeyen adayların ve partilerin açıklamalarına göre; mevcut Cumhurbaşkanı, bağımsız aday Mustafa Akıncı, diğer destekleyen aday ve partilerin desteğine ihtiyaç kalmaksızın, ana muhalefetin desteğiyle seçimi kazanabilecekken kaybetti.  İlk gün yazdığım gibi yüzde dokuzluk; 18 bin yeni seçmen sandığa taşındı ve Akıncı’ya destek sözü verenlerin hepsi desteklemedi. Yani aynı şartlarda farklı çalışmayla farklı sonuç elde edildi.

İktidar pike yapabilen, anında alçalabilen veya yükselebilen, yön değiştirebilen savaş uçağı gibi hareket edebilirken, muhalefet aynı doğrultuda giden, anlık hareket edemeyen yolcu uçağı gibidir. İktidar için bugün uygun olmayan şartlar, yarın birden bire uygun hale gelebilir.

PARTİ VE İTTİFAKLARIN DURUMU BELİRLEYİCİ

Konumuza dönelim;  seçim kazanmak için, Türkiye’nin durumu tek belirleyici olsaydı, genel seçimleri kazanan Cumhur İttifakı yerel seçimleri de kazanırdı. Muhalefet genel seçimlerde gösteremediği performansı yerel seçimlerde gösterdiği için aynı Türkiye de bir seçimde başarısız olduğu halde diğer seçimde başarılı oldu. Yani, Türkiye’nin durumu kadar seçime giren partilerin veya ittifakların duruma da seçimi olumlu veya olumsuz etkiliyor.

Türk milleti tüm erken seçimlere yeni bir umutla girdi, ancak muhalefet bu umutları karşılayamadığı için, sorunu yaratan kadroların değiştirilmesiyle yine Ak Parti’nin çözüm olacağını düşünerek Ak Parti’yi seçti. Değişik partiler yerine Ak Parti’nin kadro değişikliğiyle sorunları çözüleceğine inandı, aynı şeyi yaparak farklı sonuç bekledi. Bunu 2007’den beri hep tekrarladı. İbret alınmayınca tarihin tekerrür ettiği gibi seçmen bugün de yeni arayış; yeni parti ve partiler yerine kendini revize eden eski partiye oy verebilir. Seçim için beklenen seçmenin bu kararının önceden görülmesi, öngörülmesidir.

Meral Akşener, krize neden olan partideki farklılıkları fırsata, genel başkanlığını liderliğe çevirebilecek mi? Koray Aydın, Ümit Özdağ, Buğra Kavuncu özgül ağırlıklarıyla mı çalışmalarıyla mı bulundukları yerlerdeler? Seçimin zamanı ve sonucunu en çok etkileyecek İYİ Parti’nin durumunu yazmaya yerim kalmadı.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


BASINDA BUGÜN
TÜM GAZETELER
yukarı çık