loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar 5.7689
  • Euro 6.4033
  • GR ALTIN 273.53
  • ÇEYREK 447.23

  • 02 Aralık 2019, Pazartesi 10:00
MEHMETAKSOY

MEHMET AKSOY

TAŞ MEDRESELER

Görevini yapmadığı için Türkiye’yi iç savaşın eşiğine getiren TSK 12 Eylül 1980’de darbe yaptı, diğer siyasi partilerle birlikte MHP ve tüm Ülkücü kuruluşları kapattı, yöneticilerini tutuklattı, binlerce kişi idamla yargılandı, masum insanlar idam edildi, işkenceden geçirildi, Türkiye’nin aydınlanması engellendi, Türkiye karanlığa, kapkaranlığa gömüldü.  Hapishaneler okula; medreseye çevrildi, hapishanelere ‘taş medrese’ denildi.  Komünistler kaç kişi öldürürse öldürsün devleti yıkmaktan; tek maddeden yargılandığı için 1989’da serbest bırakılırken, Ülkücüler birçok af ve infaz indirimine rağmen 2008’e kadar hapiste kaldı.

Rahmetli Alparslan Türkeş 9 Şubat 1969’da Adana’da Olağanüstü Büyük Kongrede genel başkan seçildi, partinin adı Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), amblemi 3 Hilal ve Ülkü Ocakları’nın amblemi 3 Hilal içerisinde Bozkurt olarak belirlendi. Bu kongrede her türlü kültür emperyalizmine ve yabancı ideolojilere karşı Türk-İslam Sentezi; ‘Hıra Dağı kadar Müslüman, Tanrı Dağı kadar Türk’ şeklinde ifade edilen; Türklük Gurur ve Şuuru İslam Ahlak ve Fazileti düstur olarak benimsendi.

1970’lerin ilk yıllarında da ‘Devrimci değilsen aydın değilsin, Sosyal Demokrat değilsen insan değilsin’ algısı oluşturulmuş; ‘Komünizm’ tek çözüm yolu olarak gösteriliyordu. Başka fikirlerden habersiz tek taraflı dezenformasyona uğrayan üniversiteli gençlik ‘Tek Yol Devrim (Komünizm)’ fikrine inandırılmaya çalışılıyor, Türk bayrağı yerine Rus ve Çin bayrakları taşınıyordu. Bu yıllarda Karl Marx, Lenin, Stalin, Mao v.b. gibi Komünist liderlerin sert esen rüzgarları karşısında ilkelerinin içi doldurulmayan sözde Atatürkçülük ancak istismar aracı olarak kullanılıyordu.

Türkeş, hızlı ve düzensiz, çarpık şehirleşmenin tehlikelerini; ailelerin dağılmasını, çocukların fuhuşa ve uyuşturucu bataklığına sürüklenmesini, istismar edilmesini engellemek, kırsal kalkınmayı sağlamak için ‘Tarım Kentleri’ projesini hazırladı. Küçük tasarruf sahiplerinin tasarruflarını birleştirerek büyük yatırıma dönüştürmesi projesi ‘Millet Sektörü’ yıllar sonra ‘Menkul Kıymetler Borsası’ alarak hayata geçirildi.

İş barışını sağlayan İşçinin Fabrikaya Ortaklığı (Kar Ortaklığı), güneydoğudaki feodal yapıya karşı ‘Toprak Reformu’ gibi hayati projeleri olan MHP’nin, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğü ve sınırlarımız dışında kalan Türklerin bağımsızlığı konusundaki çalışmaları toplumun tüm fertleri tarafından kabul gördü.

Rakipsiz; tek fikir olarak faaliyet yürüten Komünistler, refahta eşitlik sağlayan Ülkücüler karşısında güneşteki buz gibi erimeye başladı. Fikir tartışmasını kaybeden Komünistler, strateji değiştirdi. ‘Kurtuluşa kadar savaş. Devrim namlunun ucundadır ve kanla yazılır.’ v.b. sloganlarla tam bir silahlı mücadele başlattılar. Ecevit hükümeti (1978) döneminde siyasi olaylarda hayatını kaybedenlerin sayısı günde 25 kişiyi buldu.

70’li yılların ikinci yarısı bu kanlı mücadeleyle geçti. Her meslekten; başta üniversite öğrencileri olmak üzere eski bakan, MHP Gen yöneticisi, Profesör, yazar, öğretmen, aydın, işçi 5 bine yakın Ülkücü bu saldırılarda şehit düştü.

Malatya, Maraş, Çorum’da iç savaş olarak isimlendirilecek olaylarda yüzlerce vatandaş hayatını kaybetti,  evleri yakıldı, yıkıldı.1979’da kurulan ve MSP ve MHP’nin dışarıdan desteklediği Süleyman Demirel Başbakanlığındaki azınlık hükümetiyle, kısa sürede yaralar sarıldı, girilemeyen il ve ilçelere girildi, Fatsa gibi; kurtarılmış bölgelerde vatandaşın can ve mal güvenliği yeniden sağlandı. .Ecevit Hükümeti’nin desteğini kaybeden Komünistler de döktükleri kanda boğularak ellerindeki birçok üniversite, fabrika, işletme ve bölgeleri kaybetti.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık