loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar 5.7762
  • Euro 6.3643
  • GR ALTIN 271.22
  • ÇEYREK 443.45

  • 21 Ekim 2019, Pazartesi 10:00
MEHMETAKSOY

MEHMET AKSOY

ZAFER Mİ HEZİMET Mİ?

Cumhurbaşkanı/Ak Parti Gen Bşk Erdoğan Barış Pınarı harekatının  ‘Zafer mi hezimet mi, başarı mı başarısızlık mı?’ olduğu şeklindeki sorulara, harekatın sonuçlarının alınmadığını, ancak harekatın planlama ve uygulama açısından başarılı olduğunu söyledi.

 Bence de harekatı sonuçları açısından değerlendirmek için henüz erken; ateşkes, mola, ara, her ne ise harekat bugün halen devam ediyor, Mehmetçiğin eli tetikte, Türk milletinin gözü kulağı cephededir. Siyasetçisinden sözde güvenlik uzmanına, gazetecisinden, moderatörüne herkes sözünü ölçerek, biçerek söylemek zorundadır.

Savaşarak kazanmaktan her zaman daha iyidir, savaşmadan kazanmak. Türkiye’nin talepleri savaşmadan yerine getirilecekse bunun adı ister ateşkes ister mola olsun fark etmez, doğrudur.  Mehmetçiğin moralini, psikolojisini bozacak, verdiği mücadelenin kutsiyetine zarar verecek her davranışın, her sözün bir sorumluluğu vardır ve söyleyene aittir.    Söyleyene kadar söze siz hakimken, söyledikten sonra söz size hakim olur. Hayvanı yuları insanı sözü bağlar.

Hedef gerçekleşti mi gerçekleşmedi mi? Bine yakın terörist etkisiz hale getirildi. Sınırımızın önemli bir bölümünü; 5 sınır kapısını elinde bulunduran PKK türevleri harekattan sonra elinde bulundurdukları bölgenin ortasını Resulayn ve Tel Abyad’ı boşalttı, buralarla birlikte aynı bölgedeki doğuyu batıya bağlayan karayolu da Mehmetçiğin kontrolüne terk etti.

Bugün dünden iyidir. Terör örgütünün hakimiyet alanı daraltıldı. Batı’nın ‘Sivil Savunma Birlikleri ‘ olarak gördüğü PKK uzantılarının tamamını, Suriye, ‘Birleşmiş Milletler (BM)’e terör örgütü olarak bildirdi, Türkiye’nin son harekatını kınadı, ancak BM’ e şikayet etmedi, BMGK’ ini toplantıya çağırmadı, ‘PKK uzantılarına özerklik tanınacak mı?’ sorusuna Esad’ın danışmanı harekattan sonra da kesinlikle ‘söz konusu olamaz’ derken ABD Başkanı Trump, ‘PKK ve uzantıları YPG, SGD de dahil; hepsi IŞİD’den daha tehlikeli terör örgütüdür’ dedi.

Kısa bir sürede bine yakın top mermisi, roketin atıldığı, 18 vatandaşımızın hayatını kaybettiği, okullarda eğitime ara vermek zorunda kaldığımız sınırlarımızda bu tehditle birlikte mi yaşayacaktık? Vatandaşın can ve mal güvenliğini teröristlerin insafına mı terk edecektik?  Tabi ki bu tehdidi öncelikle sınırımızdan uzaklaştırmak sonra da yok etmek için  ’Barış Pınarı’ harekatı farzdır ve kesin sonuç alınana kadar sürecektir.

Cephe de veya masada Türkiye’nin elini zayıflatacak her harekat Türk milletine ve devletine yapılmış bir ihanettir. Türkiye, Suriye, ABD, Rusya, İran’ın doğrudan İsrail ve Arap ülkelerinin dolaylı, yüzlerce silahlı örgütün fiili olarak müdahale ettiği Suriye’de akşamdan sabaha ittifaklar değişiyor. Hatta Suriye’nin güneyinde ABD ile ittifak yapan PKK ve unsurları kuzey’de Rusya ve Suriye ile ittifak yapıyor

 

Türkiye’nin çıkarları Suriye’nin bütünlüğünü gerektiriyor da Suriye’nin çıkarları dağılmasını mı gerektiriyor? Hayır, tabi ki bütünlüğünü gerektiriyor. Bu bütünlüğün sağlanması için, PKK ve türevlerinin Suriye’nin kuzeyinde ‘Rojava’ diye adlandırılan bölgede özerk, otonom, kanton yönetimi oluşturmasına hem Türkiye hem de Suriye karşıysa ki karşı, o halde her iki ülkenin devlet başkanlarının işbirliği yapması sadece vicdani sorumluluk değil; ülkelerinin geleceği için zorunluluktur.

Türkiye bugüne kadar ilk düğmeyi yanlış iliklediği için, diğerleri de yanlıştı, ancak şimdi yukardan doğru ilikleyerek düzeltiliyor. ‘Mehmetçiğin şehit olmasını, tırnağına taş değmesini istemeyiz’ sözleri de ne demek oluyor? Yok, bir de isteyecek miydiniz? Hem isteyecek hem de Türkiye’de siyaset mi yapacaktınız? Vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğüne kasteden düşmanlar hariç herkesin Mehmetçiğin arkasında tek vücut, tek yumruk olması gereken zamandır.

Türkiye’ye top atışı yapılan yerlerden biri Aynel Arap (Kobani), Kamışlı ve sınırda olmamakla beraber stratejik bir yer olan Menbiç’in kontrolü ABD tarafından Rus ve rejim güçlerine verildi. Buralardaki PKK unsurlarının ne olacağı 22 Ekim’de Rusya’yla yapılan görüşmeyle karara bağlanacaktır. Bu açıdan bakıldığında hem cephede sıcak hem de masada diplomatik savaş sürüyor. Bin bilinmeyenli denklem, bilinenler yerine konulunca bir bilinmeyenli denklem kadar kolay çözülür. 

ABD nasıl Türkiye’yle çatışmayı göze alamayıp, PKK ve unsurlarını güneye çektiyse, benzer şekilde Rusya da PKK ve türevlerini etkisiz hale getirmeye zorlanacak, gerekirse sıcak çatışma göze alınacak, rest çekilecek. Rusya, Türk Cumhuriyetlerini arkasına alan Türkiye ile sıcak savaşı asla göze alamaz, bin yıl sonra gerçekleştirdiği Akdeniz’e inme hayalini Akdeniz’in sularına gömemez. Eğer dünya yeniden şekillenecekse Türk dünyası orada bir bütün olarak yerini alacaktır.

MİLLİ MESELELER SİYESETE ALET EDİLEMEZ!

Cumhurbaşkanlığı’nda yapılan Barış Pınarı Harekâtı koordinasyon toplantısında Ak Partililerin ne işi var? Ak Parti cepheye milis gönderdi de bizim mi haberimiz yok? Cephede partili yoksa partilinin toplantıda işi ne? Bu yanlışlıklar harekata gölge düşürüyor. Siyaset değerini kaybettiği için, karıştırdığı her yeri, her şeyi kirletiyor. Adliyeye girdi, adaleti adliyeden, camiye girdi cemaati camiden, ticarete girdi, sermayeyi Türkiye’den çıkardı. 

Kılıçdaroğlu’nun ‘PYD terör örgütü değildir, yurdunu savunuyor’ ifadesi, Başbakan Davutoğlu’nun PYD başkanı Salih Müslim’ekırmızı halı döşeyip, kırmızı pasaport verdiği zamandan önceydi sonraydı tartışmalarının bugün bir yararı yok. PYD Davutoğlu’yla görüştüğü zaman da terör örgütüydü, şimdide terör örgütüdür. Şimdi hata yarıştırma zamanı değil; işbirliği yaparak ülkeyi düzlüğe çıkarma zamanıdır. Kaldı ki ABD nasıl Türkiye’yle sıcak çatışmayı göze alamıyorsa, hiçbir tavize gerek kalmaksızın HDP de iddialı olmadığı yerlerde ve cumhurbaşkanlığı seçiminde CHP’ye oy vermek zorundadır. 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık