loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar 5.8552
  • Euro 6.5321
  • GR ALTIN 279.59
  • ÇEYREK 457.13

  • 01 Eylül 2019, Pazar 10:00
RAGIPGÖKER

RAGIP GÖKER

Hutbede ‘’’Atatürk’’ diyememek

Bu yıl 30 Ağustos Cuma gününe denk geldi.

Son yıllarda gerek kandil dualarında, gerekse Cuma hutbelerinde bize bu ülkeyi bağışlayan Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal ve O’nun silah arkadaşları anılmıyor ama gönül, en azından 30 Ağustos güne denk bu Cuma hutbesinde, o kahramanların anılmasını arzu etmişti.

Cuma hutbeleri, her camide aynısının okunmasını sağlamak amacıyla bir süredir, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanıyor biliyorsunuz.

Hutbede Atatürk’ün anılmaması münferit bir hadise değil yani onu demek istiyorum.
Bizim nesil, Rahmetli Lütfü Doğan’ın radyolarda, İbrahim Agah Çubukçu’nun da tek kanallı TV ekranlarında okuduğu dualarla büyüdü.

Mübarek gün ve gecelerde okunan Kuran ayetleri ve mevlit, sonunda Atatürk ve silah arkadaşlarına edilen dua ile biterdi.

Çünkü o din adamları, Dürrizade geleneğinden değil, Rıfat Börekçi geleneğinden geliyordu.

Diyanet neden hutbede ‘’Atatürk’’ diyemez.

Oysa minarelerimizde ezan susmadıysa, Cuma günleri ibadethanelerimiz dolup taşıyor ve özgürce ibadet edebiliyorsak, bunu başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e borçluyuz.

Elbette tek başına değildi Gazi.

Silah arkadaşları vardı ama en çok da Türk halkının desteği arkasındaydı.

Ve fakat

İlk o fırladı öne.

Samsun’a çıkarak yaktığı meşaleyle bütün yurdu aydınlatmak için Anadolu’yu gezerken Erzurum’da ‘’Emrinizdeyim Paşam’’ demeseydi Kazım Karabekir, muhtemeldir ki idam sehpasında son bulacaktı o mübarek yolculuğu.

Yakalanıp, idam edilmesine karar verilmiş padişah fermanına rağmen, 30 Ağustos 1922’de kazanılan Büyük Zaferle sonuçlandırdı o yolculuğu.

Camilerinde özgürce ibadet edebildiğimiz ülkeyi bize armağan eden o büyük kahramanının adını bir süredir anamıyoruz camilerimizde ama bari o gün, yani 30 Ağustos 2019 Cuma günü minnet duygumuzu dile getirebilseydik keşke.

Türk halkına neden bu çok görülür.

Bir korkumuz mu var?

Endişemizin iktidardan yana olacağını sanmam.

Başta Cumhurbaşkanı olmak üzere iktidar mensupları her seferinde Atatürk’e minnet duygularını dile getiriyorlar.

O gün hutbede adının anılmasından korkulurken, en önde Cumhurbaşkanı, arkasında bakanlar ve ülke siyasetine yön verenler, Ata’nın huzuruna çıkmak için Aslanlı Yol’da Anıtkabir'e doğru yürüyorlardı.

Çekince siyaset kurumundan değil biliyorum.

Öyle ise din işlerimize yöne veren kurumu yönetenler, kimleri ürkütmekten korkar.

Cemaatlerin büyük bir bölümü, Ata’nın camilerde anılmasını istemezler bilirim.

Cemaatlerin öfkesinden mi çekinir Diyanet.

Umarım o sebepten değildir.

Öyle ise sahiden çok yazık olur.

Çünkü çoğu din bezirganıdır.

‘’Allah’’ der.

‘’Kuran’’ der.

Biz de, ‘’Allah yolunda bunlar’’ der öyle biliriz ama asıl amaçlarının halkın saf dini duygularını kullanarak ülkeyi ele geçirmek olduğunu anlarız sonunda.

15 Temmuz’da olduğu gibi.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık