loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar 5.6821
  • Euro 6.3645
  • GR ALTIN 259.04
  • ÇEYREK 423.54

  • 25 Haziran 2019, Salı 10:00
RAGIPGÖKER

RAGIP GÖKER

İstanbul seçiminin sonucu

İstanbul’un yenilenen seçimi, CHP’nin Adayı Ekrem İmamoğlu’nun, AK Parti’nin Adayı Binali Yıldırım’a 800 binin üzerinde fark atarak kazanmasıyla sonuçlandı.

Bu bir yerel seçim sonucuydu elbette.

Ve fakat

Bu sonuç, İstanbul’u 25 yıl aradan sonra CHP adayının kazanmasından öte daha derin anlamlar taşıyor.

31 Mart’ta da İmamoğlu kazanmıştı.

AK Parti sonuca itiraz etti.

YSK,  seçimi iptal edip, İmamoğlu’nun mazbatasını geri alınca,  ileri sürülen gerekçeler inandırıcı bulunmadığı için karar vicdanları yaralamıştı.

23 Haziran’da yenilenen ve Ekrem İmamoğlu’nun tarihi farkla kazandığı seçim ise çok fazla şey anlatıyor.

Ekrem İmamoğlu, bizzat Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kadir Topbaş’ın istifasından sonra yaptığı bir konuşmada ‘’İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanır’’ dediği, bu seçimi üst üste iki kere kazanarak, AK Parti’ye ve İttifak ortağı MHP’ye ağır bir seçim yenilgisi yaşatmış oldu.

İmamoğlu için, Binali Yıldırım’a karşı kazanılmış bir seçim gibi görünse de, aslında karşısında devlet olanaklarını sonuna kadar kullanan AK Parti ve ‘’Yenilmez’’ diye düşünülen lideri Recep Tayyip Erdoğan’a karşı kazanılmış olması, muhalefet cephesi bakımından daha anlamlı olmuştur sanırım.

Cumhurbaşkanı, seçimin tekrarını isteyen yakın çevresindeki siyasi ekibi bir kere daha gözden geçirecektir.

Bu durum,  AK Parti’deki Genel Merkez ve taşra teşkilatlarının yanı sıra kabine de köklü değişikliklerin yapılacağını düşündürüyor

23 Haziran’ın sonucu başka şeyler de anlatıyor.

Şöyle ki:

Meral Akşener’i bitirmek isterken, seçimi kazanmak uğruna terörist başının mektubundan medet umulması gibi saçmalıklara sessiz kalan MHP’nin lideri Devlet Bahçeli’nin siyasi geleceğine de ağır bir darbe vururken, Akşener’in yıldızını parlatmıştır.

Seçimin iptalini ve İmamoğlu’nun mazbatasının elinden alınmasını İstanbul seçmeni kabul etmedi.

Seçimin sonucuyla aslında sadece İstanbul halkı da ilgili değildi.

23 Haziran seçimi bir anlamda Türkiye’nin seçimi oldu.

Halktaki Hak-Hukuk, Adalet duygusu ağır bastı.

Halk, mağdur edildiğine inandığı İmamoğlu’na desteğini artırarak sürdürdü.

İstanbul yenilgisi AK Parti’yi fabrika ayarlarına döndürür mü bilmem ama bütün siyasi partiler, bu seçimin sonucundan kendisine dersler çıkaracaktır.

Türkiye’nin normalleşmeye ihtiyacı var.

Çevremiz ateş çemberi.

ABD’nin çılgın lideri, İran’ı vurmaktan son anda vazgeçtiğini ama askeri seçeneğin hala masada olduğunu söylüyor.

Irak ve Suriye’nin kuzeyindeki terör yuvaları bizim için hala bir tehdit oluşturuyor, bunun sonucu olarak çözmek zorunda olduğumuz bir mülteci sorunu da var.

Pahalılık dar gelirli halkın belini bükerken dövizin ateşi ise bir türlü sönmüyor.

Hükümet ekonomideki kötü gidişe son vermek için acil ve kalıcı önlemler almak zorundadır.

2023 hedefinden söz ededen AK Parti’nin seçim yapmamak için 2023’e kadar direneceğini sanmıyorum ama kısa süre içinde de bir erken seçim beklemiyorum.

Olmamalı da zaten.

Neredeyse 6 ayda bir seçim yapıyoruz.

Kendimiz gibi düşünmeyenleri ihanetle suçlar hale geldik.

Fena halde gerildik yani.

Normalleşmeye ihtiyacımız var.

Hep birlikte Türkiye’yiz.

Başaracağız


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık