loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar
  • Euro
  • GR ALTIN
  • ÇEYREK

  • 12 Haziran 2020, Cuma 10:00
REMZİKOZAL

REMZİ KOZAL

Mustafa Kemal Atatürk: - Karakaş  Nerede? Mustafa Karakaş: - Buradayım, Emrinizdeyim Paşam!

Mustafa Karakaş,  Osmanlı döneminde bir müddet,  Bahriye subaylığı yapmış olup;  denizciliği iyi bildiği için gelip Samsun’a yerleşmiş. O zamanlar Samsun’da liman yok. Büyük gemiler açıkta demirliyor ve insanlar gemiden karaya mavna denilen yük gemileriyle naklediliyor. Mustafa Karakaş da teknesiyle gemilerden yolcu ve eşya taşıyarak nafakasını çıkarıyormuş.

İlk bilgileri Mustafa Karakaş veriyor                                                           

Bir pazar günü İstanbul’dan bir paşanın heyetiyle birlikte Samsun’a geleceğini duymuş. Haber kulaktan kulağa hızla yayılıyormuş. Subaylık sevdası yarım kalan Mustafa Karakaş da paşayı görme merak ve hevesine kapılmış. Pazartesi sabahı haber, ‘Ordu Müfettişi Mustafa Kemal Paşa geliyor’ şeklinde netleşmiş. Bir diğer söylenti ise geminin İngilizler tarafından torpillerle batırılacağıymış. Mustafa Karakaş, o sabahı şöyle anlatırdı: ‘19 Mayıs sabahı saat 08.00. Sert poyrazlı bir hava. Altı gemici ve ben, hafif çırpıntılar içinde sallanan sandalımızda hep birden, gözlerimizi bir noktaya dikmiş bekliyorduk. İşte Fener Burnu’nda ufak bir gemi göründü. Bandırma süzüldü ve demirledi. Geminin güvertesine çıkıncaya kadar geçen zamanı hatırlamıyorum. Yalnız onun mavi gözleri hâlâ gözlerimin önündedir. Yanında altı kişi vardı. Kim olduklarını bilmiyorum.’

O mucizevi karşılaşmayı Mustafa Karakaş hep gözleri dolarak anlatırmış. Huzuruna çıkarıldığı engin bakışlı Paşa’nın ona kim olduğunu soruşunu, kendisini ‘eski bahriye zabitlerinden Mollaoğlu Mustafa’ olarak tanıtırken yaşadığı heyecanı, ‘Acele etmelisiniz Paşam. İngilizler gelmek üzere olabilirler, bir an önce sizi karaya ulaştırayım,’ derken yaşadığı telaşını sanki o anları yeniden yaşıyormuş gibi anlatırmış. Mustafa Kemal Paşa kendisine denizde ve karada refakat eden bu karakaşlı, gözü pek genç adamı yanaklarından öperek ona teşekkürlerini ifade etmiş.

Atatürk  tekrar Samsun’a geliyor                                                            

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun ilk adımı olan bu önemli tarihten 9 yıl sonra, 16 Eylül 1928’de Mustafa Kemal bu sefer Cumhurbaşkanı olarak harf devrimini anlatmak için yeniden Samsun’u ziyaret etmiş. İzmir Vapuru yine açığa demirliyor ancak bu sefer vali, belediye başkanı ve hükümet erkanı Atatürk’ü karşılamaya gidiyor. Mustafa Karakaş da teknesiyle bu kalabalığın içine karışıyor. Tekneler gemiye yanaşıyor, karşılama heyeti gemiye çıkarılıyor ve Atatürk’e saygılarını iletiyorlar. Karaya çıkmak için hareketlendiklerinde, o büyük insan etrafına bakınıp ‘Karakaş nerede?’ diye soruyor. Kulaklarına inanamıyor Karakaş. Hayranı olduğu o büyük kumandan tarafından hatırlanmanın heyecanı içinde, ‘Emrinizdeyim paşam’ diyerek fırlıyor kalabalığın arasından ve ellerine sarılıyor. ‘Teknen burada mı?’ diye soruyor, deniz bakışlı kumandan. O da ‘Emrinizde Paşam’ diye cevaplıyor kalbi ağzından çıkacak kadar heyecan içinde. ‘Ben sahile Karakaş’ın teknesiyle çıkacağım’ diyor Ulu Önder. Gemideki Cumhurbaşkanlığı forsu, Karakaş’ın mütevazı teknesine asılıyor ve Karakaş da büyük bir gururla Paşasını ikinci kez Samsun’a çıkarıyor.”

Mustafa Karakaş ve Kurtaran Şehir, Samsun…                                

ATATÜRK’ün, kendisine hitap ettiği ‘Karakaş’ı daha sonra soyadı olarak alan Mustafa Karakaş, ölünceye kadar Samsun’da her 19 Mayıs kutlamalarında tören alanında Atatürk’ün büstünü aynı gururla aynı duygularla taşımış.

Kurtaran Şehir Samsun ve Samsunlu olmak öyle sıradan, ucuz bir şey değildir. Samsun’u “Kurtaran Şehir” ve “Samsunluları Kurtaran Şehrin Kahraman Evlatları” yapan nice Mustafa Karakaşlar vardır.  Bizler onlara her zaman minnettarız ki; merhum Mustafa Karakaş’ın Samsun Asri Mezarlık’taki mezarı İstanbul’daki Samsunlu Üniversite Mezunu bir gurup tarafından yenilenerek ihya edilmektedir.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


erol erol 25.06.2020 08:26

Sağolun geçmişini unutmayan ve unutturmayan İstanbul'daki Samsunlu Üniversite Mezunları

BASINDA BUGÜN
TÜM GAZETELER
yukarı çık