loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar
  • Euro
  • GR ALTIN
  • ÇEYREK

  • 30 Kasım 2018, Cuma 10:00
ŞÜKRÜKARAMAN

ŞÜKRÜ KARAMAN

Acı gerçek

Yine iş cinayeti, yine ölüm.  Canavar bu kez acımasız yüzünü Gebze’de otoyol inşaatında göstererek üç emekçinin canını aldı.

Artık sıradan bir olay haline iş cinayetleri günde 5 işçiyi yaşamdan koparıyor.  Korkunç olan iş kazalarının kanıksanması. Oysa toplumun tepki göstermesi, devletin ihmali ve eksiği bulunanların üzerine kararlılıkla gitmesi gereken, ötelenemeyecek boyutta bir  vaka iş cinayetleri.

Ekmek parası peşinde koşan emekçilerin birtakım ihmal, denetim ve kontrol yetersizliğinden ötürü canlarını yitirmesi kabul edilecek durum değil. Çünkü ortada insan canı söz konusu. Daha yıl bitmeden 10 ayda bin 650’ye yakın emekçi iş cinayetlerinin kurbanı oldu. Hiçbir gerekçe ölen  işçileri geri getiremez . Olan da ailelerine oluyor zaten. Bir süre sonra unutuluyorlar. İş kazaları kanıksandı derken buna dayanarak söylüyorum.

Yazanların elleri nasırlaştı, söyleyenlerin diline tüy dikildi Türkiye’nin iş kazalarında Avrupa Şampiyonu olduğu.  Veriler, Türkiye’nin  her 100 bin çalışan başına düşen ölümlü iş kazalarında, Avrupa’da birinci, dünyada üçüncü sırada yer aldığını ortaya koyuyor.  Yani,  iş kazalarında Avrupa şampiyonu.

Tablo o denli vahim ve ürkütücü. Türkiye bu kötü tabloyu hiç hak etmiyor. Ama ihmalkarlık, yetersiz denetim ve eğitim, ilkel çalışma koşulları, aşırı kar hırsından mesai kavramının anlamını yitirmesi gibi nedenler Türkiye’nin sicilini siyaha boyuyor.

Eğer Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) 1995’te kabul ettiği madenlerde iş güvenliğine ilişkin 176 sayılı sözleşmeyi 20 yıl sonra çalışma mevzuatına alırsanız tabii ki iş cinayetlerinde Avrupa şampiyonu olur güzel ülkem.

Eğer maden ocaklarında yaşam odasının kurulmasına ilişkin düzenlemeyi ancak Soma ve Ermenek facialarının ardından hatırlayıp hayata geçirirseniz, tabii ki iş cinayetlerinde dünya üçüncüsü olur Türkiye.

Eğer işyerlerinde gerekli iş güvenliği hekimi ve uzmanları bulunmaz, denetimler yapılmaz, işçiye eğitim verilmezse tabi ki Türkiye’de günde ortalama 5 emekçi yaşamını yitirir. 176 sayılı ILO sözleşmesinin çalışma mevzuatında yerini alabilmesi için illa yüzlerce maden emekçisinin canını yitirmesi mi gerekiyordu?

Dediğim gibi, İş cinayetlerinin önü bir türlü alınamıyor, giderek artıyor. Ulusu acıya boğan Soma ve Ermenek’teki iş kazalarından ders alınmaksızın yine işyerlerinde düşük ücretli kaçak sigortasız işçi çalıştırılıyor, yine yeterli  denetimler yapılmıyor, yine emekçiye gereken eğitim verilmiyor, yine her gün medyada iş cinayetlerine kurban gidenlerin haberi yer alıyor.

İş cinayetlerinin acı bilançosu her geçen yıl artıyor. Baksanıza 10 ayda bin 650 işçi canını veriydi lanet kazalara. İş cinayetlerinin yüzde 98’i öngörülüp önlenebilir nitelikte. Ne var ki, güvencesiz ve sendikasız çalışma koşullarından ötürü katlanarak can almayı sürdürüyor.

Yaşamını yitirenlerin çoğunluğunun sendikasız işçilerden oluştuğu dikkate alınırsa, örgütsüz, kayıt dışı işyerlerinin ölümlere ve yaralanmalara davetiye çıkardığı net şekilde  görülüyor.

Ne kadar yasa çıkarırsanız çıkarın, her gün iş kazalarının tehlikesini dile getirirseniz getirin veya  az sayıda yazar köşesinde olayın ne denli ciddi olduğunu ne kadar anlatırsa anlatsın.

İş cinayetlerine karşı çıkarılan yasaların uygulanır olduğunu denetlenmez, kayıt dışı çalışmayı önlenemez, taşeron işçiliği kaldırılmaz, yasa tanımaz şekilde işçi çalıştıran işverenlere çok ağır yaptırımlar uygulanmaz, emekçi iş güvenliği konusunda gereği gibi eğitilmez, işyerleri ilkel koşullardan arındırılmaz ve sendika hakkı kısıtlanırsa yine iş cinayetleri can almaya devam eder.

Yaşamsal önemdeki bu önlemleri hayata geçiremezseniz, Türkiye iş cinayetlerinde hiç de istenilmeyen   Avrupa  şampiyonluğunu ve dünya üçüncülüğünü başka ülkelere bırakmaz.

Geçenlerde Zonguldak Kilimli’de kaçak maden ocağında üç işçinin canını alan iş cinayeti gibi Gebze’deki de bir süre sonra unutulacak. Ta ki başka yerden acı haber gelinceye dek.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


BASINDA BUGÜN
TÜM GAZETELER
yukarı çık