• BIST 109.330
  • Altın 155,771
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • Samsun 16 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 8 °C
  • İzmir 8 °C
  • Ordu 16 °C
  • Sinop 15 °C
  • Giresun 14 °C
  • Amasya 8 °C
  • Rize 12 °C
  • Trabzon 22 °C

ÜNLÜ EKONOMİSTLERİN GÖZÜ İLE SAMSUN GERÇEĞİ.. BÖLÜM- 1

SADİ SUBAŞI
Türkiye’nin en büyük bankası olan T. İş Bankası Genel Müdürlüğü, son yıllarda Dünya Gazetesi ile birlikte, “İŞ’LE BULUŞMALAR” adı ile çeşitli Anadolu kentlerinde paneller düzenlemeyi gelenek haline getirdi.
   Bu panellerden birisi daha, 2.ci kez geçen hafta Salı günü Samsun Anemon Otel’in de gerçekleştirildi.
   Panele katılımcı işadamı sayısı çok yüksekti. Panel öncesi İş Bankası Genel Müdürü Sayın ADNAN BALİ bir konuşma yaptı. Konuşmasında bu toplantıların amacını ve bu yolla kentlerin ekonomisine yaptıkları katkıyı özetledi.
   Samsun’un bölgede en büyük kredi hacmine sahip il olduğunu söyledi. Ama ben bunun yatırıma dönük kredi yüksekliği mi? Yoksa tüketim ürünleri ithalatı nedeniyle mi arttığını anlayamadım.
   Daha sonra konuşan Samsun Sanayi ve Ticaret Odası Meclis Başkanı Sayın Muharrem Durmuşoğlu Samsun’un sanayisinden söze ederek, yedi tane organize sanayisinin bulunduğunu, bunlarında dolmuş olduğunu anlattı. 
   Samsun’un ihracat hacminin 2012 de 450 milyon Dolar olduğunu belirterek, 2015 de hedeflerinin bir milyar dolar olacağını ve bunu 2023 de de beş milyar dolara çıkartmayı hedeflediklerini belirterek, bunun için alt yapının hazırlandığını, böylece Samsun’un 2023 de ilk on il içerisinde yer alacağını iddia etti. 
   Bu rakamlarla Samsun ekonomisinin iyiye gittiğini dile getirdi. Ne var ki, on bir ayını tamamladığımız 2013 yılının ihracat rakamının ancak 380 milyon dolara ulaşabilmiş olması bu iddialı rakamların daha ilk yılı olan 2013 de dahi tutturulamayacağını gösteriyordu.
    Daha sonra söz alan Valimiz Sayın Hüseyin Aksoy’da, Samsun adına olumlu işleri anlatarak moral tazeleyici bir konuşma yaptı.
   Özellikle de lojistik köy kurulması ve Viking Projesin de çalışmalarında önemli aşamaların geçildiğini belirterek, Rusya ile ortaklaşa yürütülen Kafkas- Samsun hattı projesi ile Rusya’dan vagonlarla gelen ürünlerin, burada vagon değiştirmeden götürülmesi gereken alanlara ulaştırılabildiğini anlattı.
     Buraya kadar anlatılanlar her Samsunluyu mutlu edecek şeylerdi. Ancak, Eren Holding Yönetim Kurulu Başkanı olarak toplantıya davet edilen Sayın Ahmet EREN kürsüye çıkınca, bu umutların çok da gerçekçi olmadığı anlaşıldı. 
    Önce kendi yaptıklarını anlattı. Sayın Eren’i tüm salon hayranlıkla dinliyordu. İç çamaşırında EROS markasını yarattıklarını, kâğıt üretiminde Türkiye’nin ilk sırasında yer aldıklarını, enerji, turizm ve tekstil alanlarında da üretim yaptıklarını anlattı. 
   Ayrıca, Lacoste, Burberry gibi dünya markalarının Türkiye ithalatçısı ve dağıtımcısı olduklarını belirterek üretimin önemini vurguladı.    
     Ahmet Eren Samsun’a ilk kez geldiğini belirttikten sonra, ilk izlenimlerine göre Samsun ekonomisinin hiç de iç açıcı bir tablo sergilemediğini söyledi. 
    Samsun’un 2012 verilerine göre ihracat rakamının 450 milyon dolar, ithalatının ise bir milyar dolar olduğunu söyledi. Samsun’un üretmeden harcayan bir kent olduğunu, Samsun’un toplam ihracatının kendi şirketlerinden ancak bir iki tanesinin yaptığı ihracat kadar olduğunun altını çizerken, dinleyicileri hayal âleminden uyandırıyordu. 
    Sayın Eren, çok da alışık olmadığımız örnek olması gereken bir üslupla konuşuyor, yeri gelince Türkiye’nin yönetimde ve ekonomide ki yanlışlarını cesaretle eleştiriyordu.
    Üretmeden, ürettiğine pazarlama alanları yaratmadan büyüme olamaz dedikten sonra, Gaziantep’e iki yıl önce gittiğinde oradaki sanayi üretiminin geldiği noktayı takdirle izlediğini anlattı. 
    Ardında da bu yıl gittiğinde, Gaziantep’te her şeyin ters yüz olduğunu, iş adamlarının Türkiye’nin Suriye dış politikasından yakındıklarını söyledi. İşadamlarının, “Bizim Suriyelilerle hiçbir sorunumuz yoktu, durup dururken Suriye ile ilişkilerin bozulması ile bu büyük pazarı kaybettik” Diye yakındıklarını ve büyük zararlar gördüklerini anlattı. 
   Bunları ilettikten sonra, üretimin çok emek istediğini ve üretilenin dış pazarlara satılabilmesinin önemli olduğunu, ülkeyi yönetenlerin üreticilerinin önünü açmasının şart olduğunun da altını çizdikten sonra, sözlerini “Herhalde beni bir daha bu toplantılara çağırmazlar” Esprisi ile bitiriyordu. 
   Bu konuşmalardan sonra panele geçildi. Panelistler, Prof. Dr. Osman Ata Ataç ( Birleşmiş Milletler Uluslararası dış ticareti teşvik kurumları Emekli Kurucu Başkanı), Prof. Dr. Taner Berksoy (Okan Üniversitesi İİBF Dekanı), Dr. Rüştü Bozkurt’tu. (Dünya Gazetesi Ekonomi Yazarı)
   Yazımın ikinci bölümünde, panelistlerin önemli bulduğum sözlerinden bazılarını sizlerle paylaşmak istiyorum.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0(362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10