Samsun'daki yeni yatırımları, Yeni OSB, Çarşamba OSB ve Gıda OSB'nin yanı sıra ilçelerdeki gelişmeleri gazetemizde derinlemesine yayınlayınca;
Beklenen oldu.
Zaten bizim ekip bile onca yatırımı tek tek gezmeye kalkınca, yaşanan gelişmeyi ancak bu boyutta fark etti.
Samsun Valimiz Orhan Tavlı'ya 8 saate yaklaşan gezimizin ortalarında şu soruyu sordum;
'Neden anlatmak için bu kadar zaman beklendi'.
Yanıtı mantıklıydı.
'Fabrikalar fiziki olarak vardı ama üretim başlamamıştı'.
Bir soru daha sordum o zaman.
Bu kadar fabrika binlerce çalışan demek, o işçilerin temini nasıl oluyor.
'İstihdam ve nitelikli eleman kursları açıyoruz'.
İşte bu noktada aklıma gelen, "Bu iş ilanları nerede yayınlanıyor, bu kurslardan vatandaşın haberi nasıl oluyor' oldu.
Onu da gazetemiz OSB'lerdeki yatırımları eksiksiz, abartmadan yalın haliyle anlatınca; okuyucularımızdan ve işsiz gençlerden öğrendik.
Kurs ve eleman arayışı konusunda çağrılar;
Yetersiz.
Kurslar açılıyor ama çoğu vatandaş bilmiyor.
Bilmediği iş için, bilmediği sektöre, nasıl başvuru yapsın.
O nedenle;
Fabrikalar yükseliyor, Samsunlu da haliyle soruyor:
"Bu işler nerede, kim istihdam ediliyor, neden gazetelerde ilanlar olmuyor, neden internet sitelerinde bangır bangır işçi alımı ve kurslar duyurulmuyor.
Evet bu önemli sorun.
Yapılıyor ama yetersiz anlaşılan!
Bu konuda üzerimize düşeni elbette yapacağız ve OSB'lerdeki fabrikaların işçi, yan sanayi noktasındaki ihtiyaçlarını duyurmak için devrede olacağız.
Orta çalışmalar yapmak; Valilik, OSB Müdürlüğü ve hatta Basın İlan Kurumu aracılığıyla çalışmalar yapmak gerekebilir.
Çünkü; Samsun’umuz son yıllarda yerelde ve ulusalda konuşulan, mercek altına alınan devasa sanayi yatırımlarıyla adeta kabuk değiştiriyor.
Vali Tavlı’nın öncülüğünde, gazetemiz Halk’ın yayın kurulu olarak gerçekleştirdiğimiz OSB gezilerinde ve saha incelemelerinde gördük ki;
Merkez ve 17 ilçemizde ardı ardına yükselen fabrikalar, yeni organize sanayi bölgeleri şehrin ekonomik geleceği adına heyecan verici birer umut ışığı.
Ancak bu tablonun, bir de madalyonun diğer yüzü var;
işsiz gezen pırıl pırıl gençlerimiz ve onların haklı sitemleri.
Ve yayınlarımız sonrası, 'İş var mı, hangi sektörde var?' diye sorulan sorular arttı.
Hem de hemen her gün yenileri geliyor.
Mesela;
*"Yatırımlar var diyorsunuz, fabrikalar açılıyor diyorsunuz; Bu devasa yatırımlardan, ilanlardan neden bizim haberimiz olmuyor?”
Haklılar.
*"Bu bacalar tütüyor ama içeride ne üretiliyor, bu şehir insanı bu üretimin neresinde?".
Çok önemli bir soru.
Vatandaş, iş arayan genç haklı mı?
Elbette sonuna kadar haklı!
İnanın bizlere güvenmeseler, farklı yorumlayacaklar ve 'atıyorsunuz, hayırdır' gibi sözler de söyleyecekler.
Biri yazmış.
"Yener bey size inanıyoruz. Ama neden kapalı kutu gibi, neden bu yatırımlar tek tek tanıtılmıyor, halk bilgilendirilmiyor."
O konuda eksik olduğunu kabul edelim.
Mesela Borsan'ın yeni bir üretimi var; asla hiç bir şartta deforme olmayan bir kablo. Deneme üretimine başlamışlar.
Yüksek ısıda, hiç bir şartta deforme olmuyor. Hatta fare bile yanaşamıyor, kemiremiyor.
İş insanı Adnan Ölmez'i fabrikada işin başında gördüm ve kutladım.
Ya da Albayrak Demir Çelik'in ihraç ettiği dayanıklı çit telleri.
Değerli Ercan Albayrak'ın demir ticaretinden, üretime geçmesi, onlarca kişiye iş ortamı sağlamasından gerçekten memnun oldum.
Amerika'ya, AB ülkelerine ihracat yapan fabrikalar.
Savunma Sanayi'ye giren Aygün Cerrahi aletlerinin üretimleri.
Kıymetli arkadaşım Mehmet Aygün'ün müthiş gelişiminden gerçekten çok memnun oldum, gurur duydum.
Samsun'un adeta bir kalifiye eleman yetiştirme okulu gibi olan SAMPA'nın yeni üretim planı.
Daha neler neler.
Şehrin dört bir yanında sanayi alanları genişletilirken, dev markalar yatırım yaparken, sokaktaki genç iş var mı, hangi sektörde' diye soruyorsa, burada bir iletişim eksikliğinden söz edebiliriz.
Bilgi ulaşmıyorsa, yatırım eksik kalır, bu bir gerçek.
O nedenle;
Samsun’da bugüne kadar kurulan OSB’lerdeki gelişmeler, yapılan yatırımlar, hangi fabrikanın ne üreteceği ve ne kadar istihdam sağlayacağı gibi hayati veriler bu kentin insanını da paydaşı yapacak şekilde bir bilgi akışına dönüşmeli.
Gençlerimiz hangi meslek dallarına yönelmesi gerektiğini bilmeli.
Hangi sektörde kalifiye eleman açığı var, insan kaynakları süreçleri nasıl işletiliyor; bu soruların cevabı da havada kalmamalı.
Çünkü bana bu konuda gelen sorulara, OSB'den yanıt alabilirsiniz dedim ama derken, yanıtımdan ben bile tatmin olmadım.
Arkadaşlar gelen yorumlarda benzer sorular olduğunu söyledi, nasıl yanıt verebileceğimizi bilemedik.
Eğer bu şehirde fabrikalar ardı ardına açılıyor ve nitelikli eleman uzmanlık alanı dışında dışarıdan gelmek zorunda kalıyorsa;
Bu kentin insanına yazık olur.
Burada hem yerel dinamiklerin hem de istihdam köprülerinin kurulması acilen gerekir, bu gelişmelerden bu kentin insanı öncelikle yararlanmalıdır.
Yani kısacası Samsun’un evlatları bu potansiyelin mahrumu olmamalıdır.
Peki ne yapmalı.
Sorun varsa aklımıza gelen çözümleri de ortaya koymamız görev ve ödevimiz elbette.
Günlerdir bu konu üzerinde çalışmalar yapıyorum, araştırıyorum.
Başka illerde neler yapılmış.
Öncelikle;
1)Şeffaf ve ulaşılabilir istihdam köprüleri kurulmalı.
OSB yönetimleri ile 'yerel medya' ve İŞKUR arasında ortak bir "Sanayi İletişim ve Kariyer Ağı" oluşturulmalı. Hangi fabrikanın ne zaman işçi alacağı, hangi nitelikleri aradığı Samsun gençliğine en şeffaf şekilde duyurulmalıdır.
OSB ile İŞKUR yapıyor olabilir ama yerel medya yoksa en önemli ayak eksik demektir.
2) Mesleki eğitim ile fabrika ihtiyaçları eşleştirilmeli:
Şehrin liseleri ve üniversiteleri, Samsun OSB’lerindeki yeni yatırımların (savunma sanayinden teknolojiye, gıdadan otomotiv yan sanayine kadar) ihtiyaç duyduğu nitelikli elemanı yetiştirecek şekilde güncellenmelidir.
Gençlerimiz "ne iş olsa yaparım" noktasından çıkarılıp, "aranan eleman" konumuna getirilmelidir.
Bu konuda Sayın Valimiz Orhan Tavlı olduğunu söyledi ama 'yerel medya ayağı' eksik olduğu için anlatımda ve duyurulmasında sorun var sanırım.
3) Şehir, üretimini bilmeli, sorana anlatabilmeli..
Bu gerçekten çok önemli.
Samsunlu, kendi toprağında kurulan fabrikanın ne ürettiğini televizyon bültenlerinden ya da sonradan öğrenmemelidir.
Okullar, meslek odaları ve gençlik merkezleri organize sanayi bölgeleriyle entegre edilmeli, üretim bilinci ilkokuldan itibaren şehre yayılmalıdır.
Herkes paydaş olmalı.
Çünkü ortak paydamız Samsun;
Bu unutulmamalıdır.
Sözün özü..
Samsun’un sanayileşmesi, kalkınması bu şehrin en büyük kazancıdır. Valiliğimizin ve yöneticilerimizin, tabi ki olmazsa, olmaz, başta milletvekilimiz Mehmet Muş ve siyasilerin gayretleri müthiş.
Ancak bu devasa yatırımlar, Samsun’un evlatlarının yüzünü güldürmediği, işsizliğe doğrudan çare olmadıkça, kent insanına ekonomik katkı sunmadıkça, 'ne anlamı olabilir ki'.
Bacalar tütüyor, evet;
Daha da tütecek.
İlçelerle birlikte, son 50 yıldan Samsun alacağını fazlasıyla alacak.
Ama o bacalar bu şehrin gençlerinin umudu, yarınları olmalı, üzerine çöken duman değil.
Yani 'bu kentin insanı öncelenmeli'.
Olmazsa, eksik kalır.
Bu yazım da eleştiri olarak kabul edilmez umarım.
Çünkü bu önerilerim, bu kentin insanının hak ettiğini adaletli bir şekilde alabilmesi için; Ulaşılabilirlik ve doğru, hızlı bilgi akışı çağrısıdır.
Yani taşın altına biz de elimizi koyarız.
Gereğini yaparız diyorum.
Yeter ki, bu kent gelişsin, bu kentin insanı 'umut dolu olsun'.
Ortak paydamız Samsun'dur.