Paylaş
Çok Yönlü Bop (4.ncü Bölüm) Fakat Türkiye'nin de Ciddi Riskleri Var
BOP tartışılırken sadece dış güçleri suçlamak Türkiye'nin kendi hatalarını görmesini engeller.Türkiye'nin de yanlışları olmuştur. Örneğin Suriye konusunda ilk yıllarda yapılan hesapların tamamı gerçekleşmedi. Esad yönetiminin kısa sürede devrileceği beklentisi gerçekleşmedi.Rusya'nın Suriye'deki etkisi arttı. İran'ın bölgesel nüfuzu güçlendi.
ABD'nin YPG/SDF politikası Türkiye ile Washington arasında büyük bir krize dönüştü.
Milyonlarca Suriyelinin Türkiye'ye gelmesi ekonomik, sosyal ve güvenlik açısından büyük yükler oluşturdu. Dolayısıyla dış politikada yalnızca "ABD ne yaptı?" diye sormak yetmez.
Şunu da sormak gerekir: Türkiye neyi doğru yaptı, neyi yanlış yaptı?
Devlet aklı bunu gerektirir.
TÜRKİYE'NİN ÖNÜNDEKİ EN BÜYÜK TEHLİKE
Türkiye açısından en büyük tehlike, BOP'un belirli bir haritasından çok daha geniştir.
Asıl tehlike:
Türkiye'nin kendi karar alma kapasitesini kaybetmesidir.
Bir ülke ekonomik olarak dışa bağımlı hale gelirse...
Savunma sanayii dışarıya bağımlı olursa...
Enerjisini dışarıdan almak zorunda kalırsa...
Siyasi sistemi sürekli dış müdahalelere açık hale gelirse...
Toplumsal birlik zayıflarsa...
Etnik ve mezhepsel gerilimler büyürse...
O ülkenin sınırlarının değişmesine bile gerek kalmadan egemenliği zayıflar.
Bu nedenle BOP'a karşı çıkmanın en doğru yolu sürekli "Amerika bize oyun oynuyor" demek değildir.
Asıl mücadele:
Güçlü devlet, güçlü ekonomi, güçlü toplum ve güçlü diplomasi kurmaktır.
TÜRKİYE'NİN KIRMIZI ÇİZGİSİ NE OLMALI?
Türkiye'nin Ortadoğu politikasında birkaç temel kırmızıçizgisi olmalıdır.
1.Türkiye'nin toprak bütünlüğü.
2.Komşu ülkelerin toprak bütünlüğü.
3.Türkiye sınırlarında terör koridoru oluşturulmaması.
4.Enerji yollarının güvenliği.
5.Türk dünyasıyla stratejik bağların güçlendirilmesi.
6.Filistin meselesinde adil ve kalıcı çözüm.
7.Türkiye'nin dış politikada tek bir gücün vesayeti altına girmemesi.
Türkiye'nin dış politikadaki temel ilkesi şu olmalıdır:
Ne Washington'un taşeronu, ne Moskova'nın uydusu, ne Pekin'in uzantısı, ne de başka bir gücün bölgesel aparatı.Türkiye'nin yeri Ankara'dır.
BOP BİTTİ Mİ?
Belki de en zor soru budur.
2000'lerin başında konuşulan şekliyle Büyük Ortadoğu Projesi'nin aynı siyasi çerçevede devam ettiğini söylemek zordur. Nitekim 2009'da Erdoğan da projenin "doğmadan ölen" bir proje haline geldiğini savunmuştu.
Fakat projenin belirli bir isimle sona ermesi, Ortadoğu'yu dönüştürme arayışlarının sona erdiği anlamına gelmez. Bugün başka kavramlar var:
Yeni Ortadoğu düzeni. Bölgesel normalleşme. Enerji koridorları. İbrahim Anlaşmaları. Kritik madenler. Deniz ticaret yolları. Çin'in Kuşak ve Yol Projesi. ABD'nin Asya-Pasifik stratejisi.
Rusya'nın güney kuşağı politikası. İran'ın bölgesel nüfuzu. İsrail'in güvenlik stratejisi. Türkiye’nin bölgesel güç arayışı.
Dolayısıyla isimler değişebilir.
Fakat büyük güçlerin Ortadoğu üzerindeki rekabeti devam etmektedir.
TÜRKİYE'NİN TARİHİ DERSİ
Türkiye'nin bu süreçten çıkarması gereken en önemli ders şudur:
Ortadoğu'da başkalarının projesinin parçası olmak kadar, başkalarının projesine sadece tepki vermek de yeterli değildir.
Türkiye'nin kendi projesi olmalıdır.
Türkiye;
Karadeniz'de, Kafkasya'da, Orta Asya'da, Balkanlar'da, Doğu Akdeniz'de,Ortadoğu'da,
Afrika'da kendi ekonomik ve siyasi çıkarlarını belirlemelidir.
Türkiye'nin bölgeye ilişkin vizyonu yalnızca "BOP'a hayır" üzerine kurulamaz.
Bunun yerine:
"Türkiye'nin Ortadoğu vizyonu nedir?"sorusuna cevap verilmelidir.
Dolayısı ile bu proje halk arasında tabir edilen BÜYÜK İSRAİL projesi değildir. Bir ABD projesidir, günümüzdeki gelişmelere dikkat ettiğimizde gerçekleşmeyecek bir projedir. Bu projenin gerçekleşmesine ne RUSYA ne ÇİN ne İSLAM ÜLKELERİ ve ne de TÜRKİYE asla müsaade etmeyecektir.
Sevgi ve Saygılarımla.
Günümüzün Hayrı ve Bereketi Üzerinize olsun..
ALLAH (C.C) YAR VE YARDIMCIMIZ OLSUN..
Yorumlar (0)
Bu içerik için henüz onaylanmış yorum yok.




