Deniz suyu ısındıkça şiddetli yağış riski artıyor! Uzmanından kritik uyarı
İklim değişikliğiyle birlikte deniz suyu sıcaklıklarının yükselmesi, kıyı bölgelerinde şiddetli yağış riskini artırıyor. Prof. Dr. Murat Türkeş, özellikle Karadeniz, Marmara, Ege ve Akdeniz çevresinde sıcak denizlerin atmosfere daha fazla nem aktardığını belirterek sel ve taşkın risklerine karşı uyardı.

İklim değişikliğinin etkisiyle artan hava ve deniz sıcaklıkları, Türkiye'de şiddetli yağış ve sel riskini gündeme taşıyor. Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş, ısınan denizlerin atmosfere daha fazla nem ve enerji aktarabildiğini söyledi. Türkeş, özellikle Karadeniz, Marmara, Ege ve Akdeniz kıyılarında kuvvetli yağışların oluşumunda deniz sıcaklıkları ile atmosfer koşullarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

DENİZLER ISINDIKÇA YAĞIŞLAR ŞİDDETLENEBİLİYOR
Prof. Dr. Murat Türkeş, insan faaliyetleri sonucu atmosfere salınan karbondioksit ve metan gibi sera gazlarının küresel ısınmayı artırarak su döngüsünü değiştirdiğini belirtti.
Sıcaklık her 1 derece yükseldiğinde havanın taşıyabileceği su buharı miktarının yaklaşık yüzde 7 arttığını ifade eden Türkeş, bunun her bölgede yağışların aynı oranda artacağı anlamına gelmediğini söyledi.
Türkeş,"Sıcak denizler havaya daha fazla su buharı ve enerji aktarır. Nemli hava, soğuk hava kütleleriyle karşılaştığında yükselir. Su buharının yoğunlaşmasıyla açığa çıkan enerji de fırtınanın güçlenmesine neden olabilir"dedi.
KARADENİZ VE DİĞER KIYI BÖLGELERİNE DİKKAT
Deniz sıcaklıklarının özellikle kıyı bölgelerindeki yağış sistemlerini etkileyebildiğini belirten Türkeş, sonbahar aylarında denizlerin yazdan kalan sıcaklığını koruduğuna dikkat çekti.
Yüksek atmosferin soğumasıyla birlikte kuvvetli yağışlar için uygun koşulların oluşabileceğini ifade eden Türkeş, "Sıcak deniz tek başına sel oluşturmaz. Nemi taşıyan rüzgarlar, havanın yükselmesi ve yağış sisteminin bir yerde kalma süresi belirleyicidir"diye konuştu.
Türkeş, deniz seviyesinin yükselmesi ve fırtına kabarmasının da kıyılarda yağmur ve akarsu sularının denize boşalmasını zorlaştırabileceğini kaydetti.
TÜRKİYE'DE AŞIRI YAĞIŞLARIN ETKİSİ ARAŞTIRILDI
Prof. Dr. Murat Türkeş ve ekibinin Türkiye'deki 80 meteoroloji istasyonunun 1950-2023 yılları arasındaki günlük yağış kayıtlarını incelediği araştırmada, bazı istasyonlarda aşırı yağışlara ilişkin istatistiksel olarak anlamlı artışlar tespit edildi.
Araştırmaya göre istasyonların yüzde 7,5'inde aşırı yağışlı gün sayısı, yüzde 12,5'inde aşırı yağışların büyüklüğü, yüzde 18,8'inde ise aşırı yağışların yıllık toplam yağış içindeki payı arttı.
Hükümetlerarası İklim Değişikliği Panelinin (IPCC) değerlendirmelerine göre küresel sıcaklık artışının 2 dereceye ulaşması halinde, sanayi öncesi dönemde ortalama 10 yılda bir görülen kuvvetli günlük yağışların karalarda yaklaşık 1,7 kat daha sık yaşanabileceği öngörülüyor.
BİR GÜNLÜK YAĞIŞ AYLIK ORTALAMAYA ULAŞABİLİYOR
İstanbul'da 13-15 Ekim tarihleri arasında 48 saatte metrekareye ortalama 119,2 kilogram yağış düşmesi, kısa süreli yoğun yağışların etkisini ortaya koydu.
Türkeş, bir bölgede aylık ortalamaya eşdeğer yağışın tek günde gerçekleşebileceğini belirterek, yağışın toplam miktarı kadar düşme hızının da önemli olduğunu söyledi.
Beton ve asfalt yüzeylerin suyun toprağa sızmasını zorlaştırdığını ifade eden Türkeş, daraltılan dere yatakları, taşkın alanlarındaki yapılaşma ve yetersiz drenaj sistemlerinin sel zararlarını artırdığını belirtti.
SEL RİSKİNE KARŞI ALTYAPI UYARISI
İklim değişikliğine uyum sağlamak için şehirlerin altyapısının güncel iklim koşullarına göre yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Türkeş, doğal akarsu yataklarının ve sulak alanların korunmasının önemine dikkat çekti.
Prof. Dr. Murat Türkeş, "Yağmur suyunun bütüncül yönetilmesi, altyapının güncel iklim koşullarına göre düzenlenmesi ve erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi önemli. Şiddetli yağış tehlikesini bütünüyle ortadan kaldıramayız ancak doğru arazi kullanımı, güçlü kamusal hizmetler ve bilimsel planlamayla can kayıplarını ve zararları önemli ölçüde azaltabiliriz" ifadelerini kullandı.
İlgili Haberler
Yorumlar (0)
Bu içerik için henüz onaylanmış yorum yok.





