Paylaş

Dünden Bugüne Samsunspor (2)  

Dün bu köşede‘’Dünde bugüne Samsunspor’’başlıklı yazının ilk bölümünü sonlandırırken bugün yayınlanacak 2. bölümün‘’Samsunspor yönetiminin doğruları ve yanlışları üzerine bir değerlendirme’’adını alacağını duyurmuştuk. 

Samsunspor yönetimine dair değerlendirmeye geçmeden önce yazıya Samsun şehrinin doğruları ve yanlışları üzerine bir tespitle başlamak sanırım daha doğru olacaktır.  

Samsun halkında spor sevgisi, daha çok da futbol sevgisi çok yoğundur.  

Bu da şehrin doğrusudur elbette.  

Ve fakat... 

Şehrin yanlışlarını ise nereden saymaya başlasam bilemedim ama en belirgin yanlış, Anadolu takımlarının ortak derdidir. 

Samsun’da da şehrin gözbebeği Samsunspor’a duyulan sevgi ve bağlılık, dört büyükler olarak adlandırılan takımlara beslenen sevgi ve bağlılığın yanında gölgede kalıyor maalesef. 

Mesela Trabzonspor’un maçı olduğu gün, Trabzon’daki kahvehanelerde veya işyerlerinde diğer takımların maçlarına dair değerlendirmede bulunmaz kimse ama Samsun’da kulüpte başkanlık koltuğunda oturmuş biri bile Samsunspor’un hayati bir maça çıktığı gün dört büyüklerden birinin formasıyla çektirdiği fotoğrafı sosyal medya hesabından paylaşabiliyor. 

‘’Ne bar bunda’’demeyin. 

‘’Balık baştan kokar’’diye söylenen bir söz var bilirsiniz. Bu türden paylaşımlar, şehrin gözbebeği olarak bilinen takıma şehirdeki aidiyet duygusunun ne derece zayıf olduğunu belgesi gibidir. 

Bir dönem kulübü yönetmiş biri böyle yaparsa, derbide bile tribünlerin dolduramazsınız. 

‘’Ağzı olan konuşuyor’’denilir ya hani, bu şehirde ilgili ilgisiz herkes konuşuyor. 

Zaten bu ülkede herkesin en iyi bildiği konulardan biri siyaset ise diğeri de futboldur. Her 10 kişiden dokuzunun futbol ve siyasete dair bir fikri vardır ama bu iki konuda konuşan herkes bilgi sahibi midir? İşte sorgulanması gereken asıl konu da bence budur. 

Samsunspor da her ne sorun yaşıyorsa bu sorun, işte bu bilgi sahibi olmadığını bilmeden fikir sahibi olanlardan kaynaklanıyor. 

Kendimi de bu gruplardan ayrı tutmuyorum. Zira tesislere alınmama korkusu nedeniyle sorunları görmezden gelenlerin de olduğu eyyamcı Samsun spor basının bir parçasıyım ben de. 

Neyse gelelim günümüzün konusu olan Samsunspor’un puan cetvelinde bulunduğu yerin sebebi olan kulübün davranışlarına. 

Doğrulara ve yanlışlara yani. 

Doğrulardan başlayalım o vakit. 
Doğrular: 
 

  1. Alt yapıya yapılan milyon dolarlık yatırım. 
  2. Ekonomik açıdan çok güçlü bir kulüp yapısı oluşturmak ve borçsuz bir kulüp yaratılması. 
  3. Fuat Çapa ile yola devam edilmesi. 
  4. Başkan’ın sürekli birlik çağrısı ve buna bağlı olarak taraftar gruplarıyla iyi ilişkilerini koruma çabası. 

Yanlışlar: 

  1. Başkan Yüksel Yıldırım’ın kendisini eleştiren taraftarlar dahil herkesle söz dalaşına girmesi ki; Başkan’ın eleştirilere sosyal medya üzerinden cevap verirken oluşan diyalogların takıma ilgiyi azaltmasını görmezden gelemeyiz. Önceki gün bir mekanda karşılaştığım orta yaşlarda bir genç adam, yağmurluğundaki Samsunspor armasını gösterirken, başkanın konuşmaya başladığı günden beri maçlara gitmediğini söylüyordu. O taraftar için‘’Pireye kızıp yorganı yakmış’’ diye düşünebiliriz ama bu türden örnekler çok fasla maalesef. 
  2. Puan cetvelindeki yerin tek sorumlusu olarak Teknik Direktör Thorsten Fink’in görülmesi ve buna bağlı olarak kovulması. 
  3. Takımın iskeletinin bozulması. Savunmanın belkemiği Lubomir Satka ve Van Drongelen’in yanı sıra, Ortasaha’daki takım dinamiğinin kilit ismi Carlo Holse, Oliver Ntcham, Antonie Makoumbou, ve ligimizin en iyi golcülerinden Marius Mouandilmadji gibi oyuncuların satılması. 
  4. Satılan oyuncuları aratmayacak yeni transferlerin yapılamaması. 
  5. Başkanın taraftar gruplarıyla iyi ilişkisini koruma çabası ne kadar doğru ise Avrupa gol kralı apoletli Tanju Çolak’ı, Dobi Hasan’ı (Hasan Şengün), Serkan Aykut ve Celil Sağır gibi yıldızları yaratan Mehmet Ali Çınar’ın yanı sıra, şimdi her biri lisanslı teknik adam olmuş ve bir zamanalar Samsunspor  formasını terletmiş Ercüment Coşkundere, Ahmet Usta, Ahmet Ertem ve adını burada sayamadığım Samsun’un gerçekten ‘futbol aklı’ denilebilecek değerleriyle bugüne kadar bir kere bile olsa bir araya gelinmemesi.  

Başkan Yüksel Yıldırım altyapıya mesela milyon dolarlar yatırmış ama aradan geçen onca yıla rağmen akla gelen oyuncu çıkarılamamış. Bir kere bile olsun‘’Tanju’lar Dobi’ler, Şeytan Metin’ler (Karabulut), Kemal Dikmen’ler, Hayri ve Ercan Kol kardeşler, Osman Arapacıoğlu, Temel Keskindemir, Canavar Hamdi, Nuri Asan, Sami Tali, Hakkı Bayrak ile bu ülkenin bir zamanlar en iyi stoperlerinden Cazip Sezer gibi onlarca oyuncuyu kumluktan çıkmışlar, bunu nasıl başardınız’’diye sormak düşünülmez mi.? 

Samsunspor’un savunması alarm veriyor ya şu sırlar. Hadi diyelim Başkan çok yoğun ve bu nedenle kendisi ilgilenemiyor ama icra kurulunda görev yapanların bile, bu ülkenin en kısa boylu beklerinden biri olan İmdat Arslan’dan, kafa toplarına en iyi çıkan savunma oyuncusunun nasıl yaratıldığında dair bir fikri olmaz mı? 

Samsunspor’un bir zamanalar yaşadığı para sorunu gibi sorunları yok artık. Ekonomik açıdan liglerimizin en rahat kulüplerinden biri Samsunspor. 

Spor kulüpleri için ekonomik açıdan rahatlamış olmak çok şeyi çözer belki ama çiviyi doğru yere çakmak gibi parayı da doğru yönetmek gerekiyor sanırım. 

Samsunspor'un parası var, tesisleri var, taraftarı var, geçmişi var. Peki, bütün bunları başarıya dönüştürecek ortak futbol aklı var mı? 

Samsunspor’un bolca unu da, şekeri de var ama bir türlü helva yapamıyor yani. 

Bir yıl önce yaptı oysa. 

‘’Şimdi neden yapamıyor?’’sorabilirsiniz pekala. 

Biz de bunun cevabını arıyoruz zaten..! 

Yorumlar (0)

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Bu içerik için henüz onaylanmış yorum yok.