Paylaş

Ekmek Zammı Kapıda

Rahmetli Mahsuni Şerif, 50 yıl kadar önce, “Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana”demişti.

Sosyal içerikli bu türkü, rahmetlinin en sevdiğim eserlerinden biridir.

Bir insanın bir gıdaya muhtaç olması anlaşılabilir bir şey midir Allah aşkına?

Özellikle ülkemizde böyle bir durum kabul edilebilir değildir.

Allah vergisi bereketli topraklar üzerindeyiz.

Komşularımızı kıskandıracak ölçüde suyumuz da var, toprağımız da. Çok şükür.

Adam eksen, adam yetişir yani. O derece verimlidir topraklarımız.

Ama buna rağmen bize yetecek kadar gıda maddesi üretmiyoruz.

Saman satın aldık elin yabancısından.

Limanlarımıza şu sıralar gemilerden boşaltılan yükün neredeyse tamamına yakınını yem hammaddelerinin oluşturmasını bana anlatacak biri varsa seve seve dinlerim. Ama buğday, arpa ve yulafın neden bize yetecek ölçüde yetişmediğini de anlatmasını isterim elbette.

“Paramız var ki alıyoruz”demişti yakın geçmişte bir Tarım ve Orman Bakanı.

Bu mudur yani bulunan çözüm?

Bu sene buğday satın almayacakmışız ama...

Buğday üretimimiz, ekmek yapabilmemize yetecekmiş bu sene.

Bu habere sevindim elbette ama seneye yetecek ölçüde buğday ekip yetiştirebileceğimizi garanti edemiyor kimse.

Tarım politikalarımızın bir sonucu olarak elbette.

Çiftçilerimiz, hasat ettiği üründen elde ettiği gelirin maalesef tarlasını ekerken yaptığı harcamaları karşılamadığından yakınıyor.

Karadeniz'de bahçesindeki fındık ağaçlarını kökünden kesen çiftçilere rastlamamızın nedeni budur.

En önemli girdi maliyetlerinden biri olan mazottaki fiyat artışı durmadığı için çiftçilerimizin önümüzdeki sene tarlalarına buğday, arpa ve yulaf ekeceğini kimse garanti edemiyor.

FIRINCI ESNAFI ZAM BEKLİYOR

Tarlalarımızı karasabanla sürmüyoruz biliyorsunuz. Diğer ürünlerde olduğu gibi buğday ekmek için de traktör kullanılıyor artık.

O da mazot yakıyor.

Hem de bol miktarda.

Bu nedenle tarla ekip biçmek de pahalı bir iş.

Yaklaşık 250 ekmek yapılabilen 50 kilogramlık bir çuval unun fiyatı ortalama bin 350 liradan satılıyor.

Samsun'da ekmek 17 lira 50 kuruştan satılıyor.

Fırıncı esnafı, ekmek fiyatının 20 lira olmasını isteyerek bir çuval undan elde ettiği 250 ekmekten sağladığı gelirin, 4 bin 375 liradan, 5 bin liraya çıkmasını umuyor.

Akaryakıt fiyatları ülkemde iğneden ipliğe her şeyin maliyetini etkilerken ekmek maliyetinin bundan etkilenmeyeceğini düşünmek olamaz elbette.

Yazıya başlamadan önce, bu konuda söyleyecekleri olabileceğini düşünerek Fırıncılar Odası Başkanını aradım. Sekreterinin ifadesine göre Bay Başkan makamındaymış ama görüş belirtmeye müsait değilmiş.

Olsun, ben yine de düşüncemi yazayım.

Fırıncı esnafı zam talebinde haklıdır elbette.

Fırıncı esnafı haklıdır ama vatandaş da zamma itirazında haklıdır.

Ekmek, sofralarımızda en çok tüketilen gıda maddelerinden biridir.

Zamla birlikte kuru soğana muhtaçlığımız gibi nana (ekmeğe) muhtaç olmayız elbette ama sofralarımıza gelecek somun sayısının azalacağı da muhakkak.

Ekmek tüketiminin azalacak olmasını sağlık açısından iyi bir şey olarak değerlendirenler de olacaktır ama herkesin sofrasına türlü türlü gıda maddeleri gelmediği de bir gerçektir.

Dar ve sabit gelirliler, sofradan doyarak kalkabilmek için tiride (yemeğin suyuna) banmak üzere ekmeğe muhtaçtır.

Bunu da unutmayalım.

Yorumlar (0)

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Bu içerik için henüz onaylanmış yorum yok.