Emeklilik başvurusunu Aralık 2026’da veya Ocak 2027’de yapmayı planlayan çalışanlar için iki dönem arasındaki mali farklar gündeme geldi. Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, kaleme aldığı yazıda yeni yıla ilişkin artış tahminlerini farklı ücret ve hizmet süresi örnekleri üzerinden ele aldı. Erdursun, özellikle aynı iş yerinde uzun süredir çalışan ve brüt ücreti kıdem tazminatı tavanını aşan kişiler için birkaç haftalık beklemenin alınacak tutarı değiştirebileceğini belirtti.
KIDEM TAZMİNATI TAVANINDA YÜZDE 7 ARTIŞ TAHMİNİ
Erdursun, memur maaş katsayılarına bağlı olarak ocak ve temmuz aylarında yeniden belirlenen kıdem tazminatı tavanı için 2027’nin ilk yarısında yaklaşık yüzde 7 artış öngördüklerini kaydetti. 1 Temmuz–31 Aralık 2026 dönemindeki 73.729,87 TL tutarındaki tavan esas alındığında, bu varsayımın yeni tavanı yaklaşık 79 bin TL’ye taşıyacağını ifade etti.
Erdursun, "Böylece her bir tam çalışma yılı için ödenebilecek azami brüt kıdem tazminatı yaklaşık 5.270 TL artmış olacak" dedi. Bu tutarın kesinleşmediğini vurgulayan Erdursun, 2027’nin ilk altı ayında uygulanacak tavanın memur maaş katsayılarına ilişkin resmî düzenlemelerle netleşeceğini belirtti.
HİZMET SÜRESİ UZADIKÇA TAZMİNAT FARKI ARTIYOR
Brüt ücreti tavanın üzerinde bulunan 20 yıllık kıdeme sahip bir çalışan için öngörülen artışın yaklaşık 105 bin TL fark yaratabileceğini belirten Erdursun, "Otuz yıllık kıdemi bulunan bir çalışan için ise bu fark 158 bin TL’ye yaklaşıyor" dedi.
Hizmet süresinin hesaplamaya etkisini anlatan Erdursun, "5 yıllık kıdemi bulunan bir çalışan için tavan artışından kaynaklanan fark yaklaşık 26 bin TL düzeyindeyken, 30 yıllık kıdemi bulunan bir çalışan için yaklaşık 158 bin TL’ye ulaşıyor" ifadelerini kullandı.
BAŞVURU TARİHİ KADAR İŞTEN AYRILMA TARİHİ DE ÖNEMLİ
Erdursun, hesaplamada hangi tarihin esas alındığını şu sözlerle açıkladı:
"Kıdem tazminatı, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihteki son giydirilmiş brüt ücret üzerinden ve yürürlükteki kıdem tazminatı tavanı dikkate alınarak hesaplanıyor. Bu nedenle yalnızca emeklilik dilekçesinin verildiği tarih değil, iş sözleşmesinin fiilen hangi tarihte sona erdiği de önem taşıyor"
ASGARİ ÜCRETTE YÜZDE 25 ARTIŞ SENARYOSU
Erdursun, yeni yılda asgari ücretin yaklaşık yüzde 25 artırılacağını öngördüklerini, bu beklentinin ücretleri asgari ücret artışına paralel güncellenen çalışanları da ilgilendirdiğini belirtti.
"Kıdem tazminatına esas giydirilmiş brüt ücreti 40 bin TL olan bir çalışanın ücretinin yüzde 25 artırılarak 50 bin TL’ye yükseldiğini varsayalım" diyen Erdursun, örneğini şöyle sürdürdü:
"Bu çalışanın 20 yıllık kıdemi bulunuyorsa, 2026 yılında 800 bin TL olan brüt kıdem tazminatı, 2027 yılında aynı hizmet süresi üzerinden 1 milyon TL’ye ulaşabilecek. Böylece 200 bin TL’lik bir fark oluşacak"
Ücretin yasal tavanı aşması durumuna ilişkin ise Erdursun, "Brüt ücreti 90 bin TL olan bir çalışanın ücretinin 112.500 TL’ye yükselmesi, kıdem tazminatının da yüzde 25 artacağı anlamına gelmez. Bu çalışan için 2027 yılının ilk yarısında geçerli olacak yeni tavan esas alınır" açıklamasını yaptı.
EMEKLİ AYLIĞINDAKİ FARK İÇİN VERİLER BEKLENİYOR
Önceki yıllarda başvuru tarihinin aylık hesaplamalarında yarattığı farklara değinen Erdursun, "2026 yılından 2027 yılına geçişte geçmiş yıllarda yaşanan düzeyde bir emekli aylığı kaybı ortaya çıkacağını öngörmüyoruz. Bununla birlikte kesin değerlendirme için 2026 yılı enflasyon verilerinin, güncelleme katsayısının ve aylık hesaplama parametrelerinin netleşmesi gerekiyor" dedi.
Kıdem tazminatındaki olası artışın diğer gelirlerle birlikte ele alınmasını isteyen Erdursun, şu değerlendirmeyi yaptı:
"20 yıllık kıdemi bulunan ve kıdem tazminatı tavanının üzerinde brüt ücret alan bir çalışanın Ocak 2027’de işten ayrılması halinde, yüzde 7’lik tavan artışı varsayımıyla yaklaşık 105 bin TL daha fazla brüt kıdem tazminatı alması mümkün olabilecek. Ancak bu avantaj emekli aylığındaki farklılıklar ve diğer mali sonuçlarla birlikte değerlendirilmeli"
EMEKLİLİK SONRASINDAKİ ÇALIŞMA PLANI HESABA KATILMALI
Emeklilikten sonra çalışmayı sürdürecek kişilerle iş hayatından tamamen ayrılacak kişilerin mali koşullarının farklı olduğunu belirten Erdursun, tavanın üzerinde ücret alan bir çalışanın emekli aylığının mevcut kazancının oldukça altında kalabileceğini kaydetti.
Erdursun, çalışanların değerlendirmesi gereken başlıkları şöyle sıraladı:
"Çalışan; mevcut ücretini bıraktığında emekli aylığıyla geçinip geçinemeyeceğini, yeniden çalışıp çalışamayacağını, ne kadar ücret elde edeceğini ve emekli aylığıyla çalışma gelirini birlikte alıp alamayacağını değerlendirmeli. Sigortalılık statüsü ve ilk sigortalılık tarihi bu noktada önem taşır. Emeklilik nedeniyle işten ayrılıp aynı iş yerinde yeniden çalışmaya başlayacak kişilerin kıdem tazminatı ve sonraki çalışma dönemine ilişkin hakları ayrıca değerlendirilmelidir"
HER ÇALIŞAN İÇİN AYNI TARİH AVANTAJLI DEĞİL
Erdursun, brüt ücreti tavanın altında kalanlarda ücret artışının, üzerinde kalanlarda ise yeni tavanın belirleyici olduğunu vurguladı. Ücret değişikliğinin hesaplamaya yansıması konusunda "Ücret artışının hesaba yansıması için iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte geçerli olması gerekir" dedi.
Emeklilik kararı öncesinde yapılacak karşılaştırmaya ilişkin Erdursun, şu uyarıda bulundu:
"Her iki dönemde bağlanabilecek emekli aylıkları, işten ayrılma tarihine göre alınabilecek kıdem tazminatı, çalışmaya devam edilmesi halinde elde edilecek ücret, olası ücret artışları ve emeklilik sonrasındaki çalışma planı birlikte değerlendirilmelidir. Kıdem tazminatında elde edilecek 105 bin TL’lik ilave avantaj, her çalışan için tek başına Ocak ayında emekli olmayı daha doğru hale getirmeyebilir. Benzer şekilde emekli aylığındaki sınırlı bir farklılık da kıdem tazminatı farkının göz ardı edilmesini gerektirmez"
Erdursun, herkes için geçerli tek bir doğru emeklilik tarihi bulunmadığını belirtti.
Kaynak: Haber Merkezi






