Paylaş

Farabi ve Erdemli Şehir

Bir Türk ve İslam filozofu olan Farabi 870-951 yılları arasında yaşamıştır. Kendisinin Arapça olarak kaleme aldığı Medinetü’l-Fâzıla (Faziletli/Erdemli Şehir) adlı eseri Ahmet Arslan tarafından “İdeal Devlet” adıyla Türkçeye çevrilmiştir. Farabi bu eserinde erdemli olan ve olmayan şehirleri karşılaştırarak ideal olan devlet anlayışını ortaya koymuştur. Farabi’ye göre insanın dünyaya geliş amacı huzurlu ve mutlu yaşamaktır; bu huzura ve mutluluğa ise ancak erdemli şehirlerle ve erdemli toplumlarla erişilebilir. 

Farabi’ye göre erdemli şehir beş bölüme ayrılır. İlk bölümde büyük ve önemli sorunlar hakkında fikir sahibi olanlar bulunur. İkinci bölümde din temsilcisi ya da aktarıcıları vardır. Bunlar; hatipler, kâtipler, şairler ve müzisyenlerdir. Üçüncü bölüm ise ölçüm işleriyle uğraşanları, muhasebeci, mühendis ve doktorları kapsar. Dördüncü bölümde asker ve kolluk kuvvetleri yer alır. Beşinci ve son bölümde ise zanaat ve ticaret erbabı vardır. Çiftçiler, çobanlar, tüccarlar bu gruptandır.

Erdemli şehrin başkanı ya da reisi hem milletin reisi hem de yeryüzünün reisidir. Bu mertebeye erişecek kişide doğuştan bazı özellikler bulunmalıdır. İlk olarak bu kişinin her uzvu eksiksiz ve tam olmalıdır. Bu kişi, kendisine söylenen her şeyi iyi düzeyde kavrayıp anlamalıdır. Kuvvetli bir hafızaya sahip olmalıdır. Uyanık ve zeki olmalıdır. Hitabeti güzel olmalıdır. Öğrenme ve öğretmeyi sevmeli ve bu durumdan hiçbir şekilde şikâyet etmemelidir. Yemeye, içmeye ve kadınlara düşkün olmamalıdır. Doğruları ve doğruyu sevmeli; altın, gümüş gibi dünyalıklara göz dikmemelidir. Adaleti sevmeli, zulümden ve zalimlerden nefret etmelidir. Şiddeti ve aksiliği kötülüğe davet edildiği zaman göstermelidir. Cesaretli, azimli ve irade sahibi olmalıdır. Yukarıda sayılan meziyetlerin doğuştan bir kişide toplanması çok zor bir ihtimal olduğundan, bu fıtrattaki insanlara toplumda pek rastlanmamaktadır. Ancak yukarıda zikredilen meziyetlerin ilk beşini ya da altısını kendinde toplayan kişi reis olabilir. (s. 87-89).

Farabi’ye göre erdemli şehrin amacı insanların mutluluğu yakalamasıdır. Çünkü mutluluk tüm faydaların en yücesidir. Mutluluğa ise ancak en güzelini yaparak ya da en güzel şekilde davranarak ulaşılabilir. İdeal şehirdeki idealliğin ölçüsü ılımlılıktır, ölçülülüktür, aşırılıktan kaçınmaktır.

Cahil şehirlerde yaşayan halk ruhen noksanlıklar içerisinde bulunduğu için nefisleri maddeyle bütünleşmiştir. Dolayısıyla nefislerinde bir hakikat kırıntısı taşımazlar (s. 98). Cahil şehir telakkisine göre adalet dövüştür, başkasını ezmektir. Hangisi diğerini ezerse o, kazançlı ve mutlu olur (s. 109-110).

Erdemli olmayan şehir bilgisiz şehirdir. Bu şehirde yaşayan halk hem mutluluğu bilmez, bilse de aklına getirmez. Çünkü amaçları mal-mülk edinmek ve fiziksel zevklerini tatmin etmektir. Erdemli olmayan şehirler arasında en kötüsü sapkın şehirlerdir. Çünkü orada yaşayan halkın yöneticileri kendilerini Tanrı gibi görürler. Bu türden yöneticiler halkın inançlarını bozmaya ve onları yoldan çıkarmaya çalışırlar

Büyük Türk-İslam filozofu Fârâbi’nin ortaya koymuş olduğu ideal devlet tasavvuru hiç kuşku yok ki, ulaşılmak istenen önemli bir amacı ifade etmektedir. Bu amaç ifade edilirken dini ve felsefi unsurlarla da desteklenmektedir. Fârâbi, toplumu ve toplumun en küçük yapıtaşını oluşturan bireyleri önemsemiş, toplumsal yapının siyasal açıdan verimli bir biçimde işlemesini birey esaslı bir yapıya bağlamıştır. O’na göre; beşeri topluluk insanın dünyevi ve uhrevi mutluluğa erişmesini için bir araçtır. Mutluluk erdeminin toplumsal düzeyde varlık ve yaygınlık gösterebilmesi ise devletin başında bulunan filozof-başkan aracılığıyla olmaktadır. Bu açıdan insanın mutluluğu ahlaki ve psikolojik umdelere bağlı olmaktan ziyade siyasi bir içeriğe bağlıdır. Fârâbi, erdemli toplum ile güzel fiil, hayır, mutluluk ve bilgi arasında daima bir bağ kurmaktadır. Erdemli toplumu mutluluğu gaye edinen, bu uğurda güzel fiiller icra eden, hayrı işleyen bir bilgi toplumu olarak tasvir etmektedir. Bu nedenle Fârâbi’de ideal olan erdemli şehir düşüncesi iyi ve mutlu bir yaşam sürmenin temel dayanağıdır. 

Yorumlar (0)

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Bu içerik için henüz onaylanmış yorum yok.