Gazeteciler Riskli Koşullarda Görev Yapıyor
1970’li yıllarda yapılan Cumhuriyet Senatosu seçimlerinde Ordu’da aday olan Orhan Vural seçmenlere “Taşımasını bilen herkese silah ruhsatı” sözü vermişti.
O yıllarda silah ruhsatı almak kolay değildi.
(XIV) Dönem Ordu Milletvekili Orhan Vural 5 Haziran 1977-12 Eylül 1980 tarihleri arasında Cumhuriyet Senatosu Ordu Üyeliği görevinde de bulundu.
Silaha oldum olası karşıyım.
80’li yılların başında bir gün silah taşıdım, taşıdığım o silahı da karakolda düşürdüm!
Neden, nasıl düşürdüğümün detaylarına girecek değilim.
Düşürdüm!
Sarı basın kartını taşıyanlara devlet taşıma ruhsatı veriyordu!
Birçok meslektaşım bu haktan yararlandı ama ben gerek duymadım!
Silaha karşı olsam da silah taşıma ruhsatı bulunan meslektaşlarımla ilgili bir haber dikkatimi çekti.
Medya-İş Sendikası, görevleri nedeniyle risk altında çalışan gazeteciler için dikkat çeken bir çağrıda bulundu.
Sendika, geçerli basın kartı sahibi gazetecilerin silah taşıma ruhsatı harçlarında avukatlar için gündeme gelen kolaylıklardan eşit şekilde yararlandırılmasını talep etti.
Sendika, talebin gazetecilere yeni bir silah taşıma hakkı verilmesine yönelik olmadığının özellikle altını çizdi.
Açıklamada, basın emekçilerinin toplumun haber alma hakkı için görevlerini çatışma bölgelerinde, afetlerde, toplumsal olaylarda ve güvenlik riski taşıyan koşullarda yerine getirdiğine dikkat çekildi.
Gazetecilik mesleğinin karşı karşıya kaldığı tehdit ve risklerin mevzuatta da gözetildiği belirtilerek, 91/1779 sayılı Yönetmeliğin 9. maddesi kapsamında geçerli basın kartı sahibi basın mensuplarının silah taşıma ruhsatı verilebilecek meslek grupları arasında sayıldığı ifade edildi.
Medya-İş, Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından avukatların mesleki riskleri dikkate alınarak silah taşıma ruhsatı harçlarında kolaylık sağlanacağı; ilk başvuruda yüzde 50 indirim, sonraki yenilemelerde ise harç muafiyeti öngören bir düzenleme üzerinde çalışıldığının açıklandığını belirtti.
Sendika, sahada benzer ve çoğu zaman daha ağır riskler altında görev yapan basın emekçilerinin de aynı kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Açıklamada gazetecilerin karşı karşıya kaldıkları risklere ilişkin şu değerlendirmeye yer verildi:
“Gazeteciler, görevleri nedeniyle tehdit, şiddet ve saldırıların doğrudan hedefi olabilmektedir. Kamuoyunun doğru, hızlı ve tarafsız bilgiye ulaşması için sahada görev yapan basın mensuplarının güvenliğinin sağlanması, yalnızca mesleki bir mesele değil, toplumun haber alma hakkının korunmasıdır.”
Medya-İş Sendikası, talebinin kapsamını ise net ifadelerle ortaya koydu:
“Talebimiz nettir: Yeni bir silah taşıma hakkı değil; halihazırda bu hakka sahip olan basın kartı sahibi gazetecilerin, avukatlar için planlanan %50 harç indirimi ve yenilemede muafiyet düzenlemesinden eşit biçimde yararlandırılmasıdır.”
Yetkili kurumları yapılacak düzenlemede basın emekçilerinin çalışma koşullarını ve mesleki risklerini de gözetmeye davet eden Medya-İş Sendikası, açıklamasını şu mesajla tamamladı:
“Gazetecilerin güvenli çalışma koşullarının güçlendirilmesi, basın özgürlüğünün ve toplumun haber alma hakkının güçlendirilmesidir.”
Yorumlar (0)
Bu içerik için henüz onaylanmış yorum yok.




