Sektörel

İş Güvenliği Uzmanı Hizmet Bedeli Neye Göre Değişir?

7 dk okuma
İş Güvenliği Uzmanı Hizmet Bedeli Neye Göre Değişir?
Paylaş

Üç yerden teklif aldınız ve aralarında ciddi fark var. İlk refleks en düşüğü seçmek oluyor ama o farkın nereden geldiğini bilmeden karar vermek pahalıya mal olabiliyor.

Bu yazıda rakam yok-zaten bölgeye, sektöre ve döneme göre değişiyor. Onun yerine fiyatı belirleyen değişkenleri ve teklif karşılaştırmanın mantığını anlatıyorum.

Birinci Değişken: Tehlike Sınıfı

Fiyatı belirleyen ilk şey işyerinin hangi sınıfta olduğu, çünkü sınıf hem gereken belgeyi hem de ayrılacak süreyi değiştiriyor.

Az tehlikeli bir ofis için C sınıfı belge yeterliyken, çok tehlikeli bir tesis için A sınıfı zorunlu. A sınıfı belgeye sahip kişi sayısı daha sınırlı olduğu için arz-talep dengesi fiyata yansıyor.

Süre tarafı da aynı yönde çalışıyor. Çalışan başına aylık asgari süre az tehlikelide 10, tehlikelide 20, çok tehlikelide 40 dakika. Yani aynı çalışan sayısında çok tehlikeli bir işletme, az tehlikeliye göre dört kat süre gerektiriyor.

İkinci Değişken: Çalışan Sayısı

Hesabın ikinci ayağı bu. Toplam süre, çalışan sayısı ile çalışan başına düşen dakikanın çarpımı.

Örnek: tehlikeli sınıfta 60 çalışanı olan bir imalathane için aylık asgari süre 60 × 20 = 1.200 dakika, yani 20 saat. Aynı işletme 120 kişiye çıktığında süre 40 saate yükseliyor.

Bu yüzden çalışan sayısı artışının bildirilmesi önemli. Eski sayıyla kurulmuş bir sözleşme bir süre sonra asgari süreyi karşılamaz hâle geliyor ve yükümlülük eksik kalıyor.

Sayıya kimin dahil olmadığı da hesabı etkiliyor. Alt işveren tarafından çalıştırılan sigortalılar ile öğrenci statüsündeki çırak ve stajyerler çalışan sayısının tespitinde dikkate alınmıyor.

Üçüncü Değişken: Kapsam

Teklifler arasındaki farkın en çok saklandığı yer burası. Bazı kalemler hizmete dahil, bazıları ayrı faturalanıyor.

•    Genellikle dahil: uzman ve hekim görevlendirmesi, risk değerlendirmesi, acil durum planı, saha gözetimi, onaylı defter kayıtları

•    Çoğu zaman ayrı: ortam ölçümleri (gürültü, toz, kimyasal, aydınlatma, termal konfor)

•    Çoğu zaman ayrı: periyodik kontroller (kaldırma ekipmanı, basınçlı kap, elektrik tesisatı, topraklama)

•    Değişken: çalışan eğitimleri, işe giriş sağlık raporları, tatbikat organizasyonu

Düşük görünen bir teklif, bu kalemleri dışarıda bırakarak oluşmuş olabiliyor. Karşılaştırma yapmadan önce her teklifin neyi içerdiği netleştirilmeli.

Dördüncü Değişken: Ziyaret Sıklığı ve Saati

Asgari süreyi karşılamanın birden fazla yolu var ve hepsi aynı sonucu vermiyor.

Aylık 20 saatlik bir yükümlülük tek bir ziyaretle de karşılanabiliyor, haftaya yayılarak da. İkincisi daha pahalı ama şantiye gibi hızlı değişen sahalarda tek seçenek.

Saat de önemli. Gece vardiyası olan bir işletmede yalnızca gündüz yapılan ziyaret, sahanın yarısını görmüyor. Vardiyalara dağıtılmış bir plan maliyeti artırıyor ama hizmeti anlamlı kılıyor.

Beşinci Değişken: Deneyim ve Sektör Uzmanlığı

Belge sınıfı aynı olsa bile deneyim farkı fiyata yansıyor. Daha önce benzer tesiste çalışmış biri, aynı sorunu daha hızlı tanıyor ve daha az deneme yanılma yapıyor.

Mezuniyet alanı da burada devreye giriyor. Örneğin bir kimya tesisi için kimya kökenli bir iş güvenliği uzmanı aynı belgeyi taşıyan başka bir adaya göre belirgin bir avantaj sağlıyor ve bu talep fiyata dönüşüyor.

Referans kontrolü bu değişkeni ölçmenin en basit yolu. Daha önce hizmet verdiği bir işletmeye tek soru sormak yetiyor: yazdığı tespitlerin kaçı kapandı?

Altıncı Değişken: Kadro mu, OSGB mi?

İki model arasındaki maliyet yapısı farklı.

Kadrolu istihdam: sabit maaş, SGK primi, yan haklar. Hesaplanan süre tam zamanlı bir kişiyi gerektiriyorsa mantıklı oluyor.

OSGB hizmeti: aylık hizmet bedeli. Küçük ve orta ölçekli işletmelerin büyük bölümü bu modeli tercih ediyor, çünkü gereken süre tam zamanlı kadroyu gerektirmiyor.

Karar noktası basit: hesaplanan aylık süre bir kişinin tam zamanlı çalışmasına yaklaşıyorsa kadro, uzaksa dışarıdan hizmet daha ekonomik oluyor.

Maliyet dışında bir fark daha var. Kadrolu çalışan sahayı daha yakından tanıyor ama ücreti denetlediği taraftan aldığı için bağımsızlığı zorlanabiliyor. Dışarıdan gelen bir iş güvenliği uzmanı ise kurumsal bağımlılığı daha az yaşıyor, buna karşılık sahayı tanıma süresi uzuyor.

Yedinci Değişken: Sahanın Karmaşıklığı

Aynı çalışan sayısı ve aynı tehlike sınıfı, her zaman aynı iş yükü anlamına gelmiyor.

Tek bir binada toplanmış 50 kişi ile üç ayrı lokasyona dağılmış 50 kişi farklı. İkincisinde ulaşım süresi, ayrı risk değerlendirmeleri ve ayrı acil durum planları devreye giriyor.

Alt işveren varlığı da yükü artırıyor. Taşeron ekiplerin bulunduğu bir sahada koordinasyon, tespit bildirimi ve takip çok daha karmaşık ilerliyor.

Üretim sürekliliği başka bir faktör. Yedi gün yirmi dört saat çalışan bir tesiste ziyaretlerin farklı vardiyalara dağıtılması gerekiyor; bu da ayrılacak süreyi fiilen artırıyor.

Mevsimsel iş yükü de hesaba giriyor. Yılın belirli dönemlerinde çalışan sayısı ikiye katlanan bir işletmede, o dönemlerde gereken süre de artıyor ve sözleşmenin buna göre kurulması gerekiyor.

Ucuz Teklif Nereden Düşüyor?

Fiyat farkının kaynağı genellikle üç yerden biri ve üçü de sonradan ortaya çıkıyor.

Süre asgari sınırda tutuluyor. Kâğıt üzerinde yükümlülük karşılanıyor ama takip için yetmiyor.

Ziyaret seyrekleşiyor. Ayda bir gelen biriyle haftalık değişen bir sahayı izlemek mümkün olmuyor.

Kapsam daraltılıyor. Ölçümler, kontroller ve eğitimler teklif dışında bırakılıp sonradan ek fatura olarak geliyor.

Dördüncü bir durum daha var: tek kişinin çok sayıda işyeri üstlenmesi. Mevzuat bir kişinin toplam çalışma süresine sınır getiriyor, ama o sınırın yakınında çalışan bir iş güvenliği uzmanı her işyerine asgari süreyi ancak kâğıt üzerinde ayırabiliyor.

Teklif alırken şunu sormak yeterli: "Şu anda kaç işyeriyle sözleşmeniz var ve bizim işyerimize aylık kaç saat ayıracaksınız?" Cevap, fiyat farkının gerçek sebebini çoğu zaman açıklıyor.

Hesabın Diğer Tarafı

Maliyet konuşulurken genellikle tek taraf masaya konuyor: hizmet bedeli. Karşı taraf boş bırakılıyor.

Görevlendirme yapılmaması 2026 yılı itibarıyla görevlendirilmeyen her kişi için 111.263 TL ve aykırılığın devam ettiği her ay için aynı tutar demek. Araç, gereç, mekân ve zaman sağlanmaması ile koordinasyonun sağlanmaması ise ayrı ayrı 33.326 TL.

Bunların yanında kaza maliyetleri var: duran üretim, mühürlenen saha, dava süreci, sigorta priminin yükselmesi, ihale ön yeterliliklerinde kaza geçmişinin yarattığı dezavantaj.

İki taraf birlikte hesaplandığında karşılaştırma değişiyor. Yıllık hizmet bedeli ile altı aylık bir görevlendirme eksikliğinin cezası yan yana konduğunda tablo netleşiyor.

Küçük işletmelerde bu hesap daha da sert işliyor. On kişilik bir atölyede harcama doğrudan kâra dokunuyor, buna karşılık tek bir ciddi kaza çoğu zaman faaliyeti durduracak sonuçlar doğuruyor.

Sözleşmede Yazılması Gerekenler

Fiyat üzerinde anlaşıldıktan sonra sözleşmenin içeriği, sonraki bir yılın nasıl geçeceğini belirliyor.

•    Görevlendirilecek kişinin belge sınıfı ve işyerinin tehlike sınıfıyla uyumu

•    Aylık ayrılacak süre — asgari sürenin ne kadar üstünde olduğu

•    Ziyaret sıklığı ve saatleri — vardiyalara dağılım dahil

•    Kapsam dışı kalan hizmetler — ölçümler, kontroller, eğitimler ayrı mı?

•    İşyeri hekimi koordinasyonu — aynı kuruluştan mı, ortak rapor üretilecek mi?

•    Raporlama düzeni — aylık mı, çeyreklik mi, hangi formatta?

Bunlar yazılmadığında her biri sonradan tartışma konusu oluyor. Özellikle ziyaret saatleri ve kapsam maddeleri, hizmet başladıktan sonra en çok anlaşmazlık çıkan iki başlık.

Teklif Karşılaştırma Listesi

•    Belge sınıfı tehlike sınıfını karşılıyor mu?

•    Ayrılacak aylık süre asgari sürenin üstünde mi?

•    Ziyaret sıklığı ve saatleri sahaya uygun mu?

•    Ortam ölçümleri ve periyodik kontroller dahil mi?

•    Çalışan eğitimleri kapsamda mı?

•    İşyeri hekimi aynı kuruluştan mı geliyor?

•    Benzer sektörde referans var mı?

Bu yedi soru her teklife sorulduğunda, fiyat farkının gerçek olup olmadığı ortaya çıkıyor. Çoğu zaman en düşük teklif en dar kapsamlı olan oluyor.

Bir öneri daha: teklifleri aynı tabloya dökün. Her satırda bir kalem, her sütunda bir firma. Aynı formatta görüldüğünde eksik bırakılan kalemler kendiliğinden ortaya çıkıyor ve pazarlık da somut bir zemine oturuyor.

Karşılaştırma yaparken görevlendirilecek kişiyi de tanımakta fayda var. Teklifi veren kuruluş ile sahaya gelecek iş güvenliği uzmanı çoğu zaman farklı; sözleşme öncesi kısa bir görüşme, hizmetin nasıl yürüyeceğini baştan gösteriyor.

Hizmet Başladıktan Sonra Bedel Karşılığı Alınıyor mu?

Ödeme yapılıyor ama karşılığının alınıp alınmadığı ayrı bir konu. Dört kontrol bunu gösteriyor.

Ziyaretler gerçekleşiyor mu? Onaylı deftere yazılan tarih ve saat kayıtlarına bakılıyor. Kayıt yoksa ziyaret de kanıtlanamıyor.

Tespit yazılıyor mu? Her ziyaretten sonra somut bir tespit çıkmalı. Aylarca boş kalan bir defter, hizmetin yürümediğini gösteriyor.

Tespitler kapanıyor mu? Yazılan uygunsuzlukların kapatılma oranı, sistemin çalışıp çalışmadığının en net göstergesi.

Risk değerlendirmesi sahayla örtüşüyor mu? Rapordaki tehlikelerden birini seçip sahada arayın. Bulunamıyorsa belge şablondan gelmiş demektir.

Bu dördünü düzenli kontrol eden bir işletme, görevlendirdiği iş güvenliği uzmanı ile ilişkisini fiyat üzerinden değil çıktı üzerinden kurmuş oluyor. Pazarlığın da doğru zemini burası.

Sıkça Sorulan Sorular

Fiyatı en çok ne etkiliyor?

Tehlike sınıfı ve çalışan sayısı. İkisi birlikte gereken asgari süreyi belirliyor, süre de maliyetin temelini oluşturuyor.

Ortam ölçümleri hizmete dahil mi?

Çoğu teklifte ayrı kalem. Ölçümleri yetkilendirilmiş laboratuvarlar yapıyor; hangi ölçümün gerektiğini belirlemek ve sonucu değerlendirmek hizmet kapsamında olabiliyor.

Çalışan sayım artarsa bedel değişir mi?

Evet. Gereken asgari süre çalışan sayısına bağlı olduğundan, sayı arttığında süre ve dolayısıyla bedel de artıyor.

Kadrolu çalıştırmak mı daha ekonomik?

Hesaplanan aylık süre tam zamanlı bir kişiyi gerektiriyorsa kadro, uzaksa dışarıdan hizmet daha ekonomik oluyor.

Görevlendirme yapılmazsa ne kadar ceza var?

2026 yılı itibarıyla görevlendirilmeyen her kişi için 111.263 TL ve aykırılığın devam ettiği her ay için aynı tutar uygulanıyor.

En düşük teklif neden riskli olabiliyor?

Fark genellikle süreyi asgari sınırda tutarak, ziyaret sıklığını azaltarak veya ölçüm ve kontrolleri kapsam dışında bırakarak oluşuyor. Eksik kalan kısım denetimde ya da kaza sonrasında ortaya çıkıyor.

Hizmetin karşılığını aldığımı nasıl anlarım?

Ziyaretlerin onaylı deftere kaydedilip kaydedilmediğine, her ziyaretten somut bir tespit çıkıp çıkmadığına, tespitlerin kapanma oranına ve risk değerlendirmesinin sahayla örtüşüp örtüşmediğine bakarak.

Sözleşmede hangi maddeler mutlaka bulunmalı?

Belge sınıfı, aylık ayrılacak süre, ziyaret sıklığı ve saatleri, kapsam dışı kalan hizmetler, işyeri hekimi koordinasyonu ve raporlama düzeni.

İş güvenliği uzmanlığı hakkında bilgi almak için https://umutelbir.com/is-guvenligi-uzmani-kimdir/ adresine tıklayın.

KaynakHABER MERKEZİ

Yorumlar (0)

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Bu içerik için henüz onaylanmış yorum yok.