Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada Azerbaycan'daki devlet okullarında başörtüsüyle ilgili yaşandığı belirtilen tartışmaları değerlendirdi. Türkiye'nin geçmişte başörtüsü konusunda yaşadığı sorunlara değinen Kılıçdaroğlu, kadınların kıyafet tercihleri nedeniyle ayrımcılığa uğramaması gerektiğini söyledi. Konuşmasında gazetecilerin tutuklanması, belediye yönetimleri, yargı bağımsızlığı ve çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.
"KADINLARI BIRAKIN, İSTEDİĞİ KIYAFETİ SEÇSİN"
Azerbaycan'daki başörtüsü tartışmalarına ilişkin açıklama yapan Kılıçdaroğlu, Türkiye'de geçmişte yaşanan uygulamalara işaret etti.
Kılıçdaroğlu, "Azerbaycanlı kardeşlerimize de seslenmek isterim. Sizin acınız bizim acımız. Başörtüsü olayı oluyor ve izliyoruz, okuyoruz. Kadınların başı açık ya da kapalı diye ayrılması doğru değil. Türkiye burada çok ağır bir sınavdan geçti. Kadınları bırakın, istediği kıyafeti seçsin." ifadelerini kullandı.
Laiklik ve inanç özgürlüğüne de değinen Kılıçdaroğlu, "Laikliğin güvencesi kadının başörtüsü değildir; insan hakları ve demokrasidir." dedi.
Kılıçdaroğlu, "Kimin inançlı olup olmadığını yalnızca Yüce Yaradan bilir. Peygambere verilmeyen bir yetkiyi kimse kullanmamalı, kimse kullanamaz." sözleriyle açıklamasını sürdürdü.
GAZETECİLERİN TUTUKLANMASINA İLİŞKİN AÇIKLAMA
Konuşmasında basın özgürlüğüne de yer veren Kılıçdaroğlu, gazetecilere yönelik tutuklama ve ev hapsi uygulamalarına karşı olduğunu belirtti.
Kılıçdaroğlu, "En sert ve en haksız eleştirilere medyada muhatap olan kişi benim. Olayları büyütüyorlar. Ama ne olursa olsun bir gazetecinin tutuklanmasını istemedim." dedi.
Gazetecilerin toplumun haber alma hakkı için çalıştığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Ama ne olursa olsun tutuklanmamalı ve ev hapsi bunlar için geçerli olmamalı. Eğer gazeteci tutuklanıyorsa orada demokrasi yara alıyor." ifadelerini kullandı.
BELEDİYE BAŞKANLARINA 7 İLKEYİ HATIRLATTI
CHP'den seçildikten sonra AK Parti'ye geçen belediye başkanlarını da eleştiren Kılıçdaroğlu, parti değiştiren isimlerin seçmenlerine karşı sorumluluk taşıdığını söyledi.
Kılıçdaroğlu, "Namuslu ve ahlaklı belediye başkanı, seçmenine ihanet etmez." ifadelerini kullandı.
26 Temmuz 2019'da belediye başkanları için belirledikleri yedi ilkeyi hatırlatan Kılıçdaroğlu; ayrımcılık yapılmaması, hizmetlerin kamu yararına sunulması, yoksul mahallelere öncelik verilmesi, sosyal yardımlarda insan onurunun korunması, mali disiplin, liyakat ve adalet ilkelerine uyulması gerektiğini belirtti.
ÇÖZÜM SÜRECİ VE BÖLGESEL KALKINMA MESAJI
Kılıçdaroğlu, konuşmasında toplumsal barışın önemine de değinerek çözüm sürecindeki tıkanıklıkların aşılması için sorumluluk almaya hazır olduklarını ifade etti.
"Silahların susması, barış için yeterli değil. Hukukun konuşmaya başlaması lazım. Yeni acılara değil, yeni sevinçlere ihtiyacımız var." dedi.
Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki ekonomik kalkınma ihtiyaçlarına da değinen Kılıçdaroğlu, Cizre Organize Sanayi Bölgesi'ne doğal gaz hattı çekilmesini ve Nusaybin Sınır Kapısı'nın açılmasını istedi.
YARGI BAĞIMSIZLIĞINA VURGU YAPTI
Yargının bağımsızlığına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, "Hepimizin adalet ihtiyacı var. Adalet, dünyanın temelidir. Adaleti savunmak zorundayız. Adaleti tecelli ettirecek olan yargılardır, yani hâkimlerdir. Hâkimin bağımsız olması lazım." ifadelerini kullandı.
Kaynak: Haber Merkezi