Samsun Barosu Başkan Adayı Av. Harun Uyanıkoğlu: Sloganımız ‘meslek ve meslektaş odaklı baro’
Paylaş

Samsun Barosu Başkan Adayı Av. Harun Uyanıkoğlu: Sloganımız ‘meslek ve meslektaş odaklı baro’

Samsun Barosu’na aday olan Av. Harun Uyanıkoğlu, gazetemizin sorularını yanıtladı. Yeni dönemde Baro’nun dijital çağı yakalayan, modern, güçlü ve meslektaşlarının aidiyet hissiyle bağlı olduğu bir kurum haline geleceğini belirten Harun Uyanıkoğlu, sloganlarının, "meslek ve meslektaş odaklı baro" olduğunu söyledi. 

Samsun Barosu Başkan adayı Avukat Harun Uyanıkoğlu, gazetemizin sorularını yanıtladı. Harun Uyanıkoğlu, meslektaşların günlük sorunlarına doğrudan çözüm üreten, dijital altyapısı güçlü ve avukatların kendisini ait hissedeceği bir baro hedeflediklerini söyledi.

Uyanıkoğlu, "Meslektaşımız adliyede, emniyette veya cezaevinde sorun yaşadığında 'Şimdi kimi arayacağım?' diye düşünmemeli" diyerek Acil Destek Sistemi, çalışma ofisleri ve sürekli eğitim merkezi SABEM projelerini anlattı.

Genç avukatların ekonomik zorluklar, çalışma alanı eksikliği ve mesleki gelişim ihtiyaçlarına dikkat çeken Harun Uyanıkoğlu, yeni dönemde baronun yalnızca açıklama yapan değil, çözüm üreten bir yapıya dönüşmesi gerektiğini belirtti.

Samsun Barosu Başkan Adayı Harun Uyanıkoğlu, genç meslektaşlar için donanımlı çalışma ve müvekkil görüşme ofisleri oluşturacaklarını, tecrübeli hukukçularla gençleri buluşturacak projeler geliştireceklerini ifade etti.

Samsun Barosu Başkan adayı Avukat Harun Uyanıkoğlu’nun gazetemizin sorularını cevapladığı röportaj;

Miraç ÖZTÜRK: Avukatlık mesleği uzun süredir hem ekonomik hem de itibar anlamında ciddi bir darboğazdan geçiyor. Sizce bugün baronun varlığı, sıradan bir avukatın günlük adliye veya büro pratiğinde tam olarak neyi değiştiriyor?

Av. Harun UYANIKOĞLU: Aslında benim baroyla ilgili bütün düşüncem bu sorunun içinde. Meslektaşımız baronun varlığını günlük hayatında hissediyor mu, hissetmiyor mu? Bugün büroları geziyorum, arkadaşlarımızla oturuyorum, konuşuyorum. Özellikle genç arkadaşlarımızla konuştuğunuz zaman baroyla aralarında belli bir mesafe olduğunu görüyorsunuz. Bu beni rahatsız ediyor.

AVUKAT 'ŞİMDİ KİMİ ARAYACAĞIM' DEMEMELİ

Baro sadece ruhsat aldığımız, aidat ödediğimiz ya da seçim zamanı hatırladığımız bir yer olmamalı. Meslektaşımız adliyede bir sorun yaşadığında da barosunu yanında görmeli, emniyette veya cezaevinde mesleğini yaparken bir problemle karşılaştığında da. Tehdit edildiğinde, mesleki faaliyeti engellendiğinde 'Şimdi kimi arayacağım?' diye düşünmemeli. SABİS Acil Destek Hattı'nı bunun için düşünüyoruz.

Meslektaşın gerçekten yanında duran bir barodan söz ediyorum. Eğitimde yanında olacağız, çalışma alanına ihtiyacı olduğunda yanında olacağız, mesleki bilgiye ulaşmak istediğinde yanında olacağız. "Ben yalnız değilim, arkamda Samsun Barosu var" diyebilmesini istiyorum.

Miraç ÖZTÜRK: Kontrolsüzce açılan hukuk fakülteleri ve her yıl katlanan üye sayısı baroların yapısını dönüştürdü. Genç meslektaşlar işsizlikle bile karşı karşıya ayrıca CMK ücret tarifeleri, kamu avukatlarının özlük hakları ve ruhsatını yeni almış genç avukatların asgari ücret sınırında çalışması/büro açamaması gibi sorunların çözümüne ilişkin neler planlıyorsunuz?

Av. Harun UYANIKOĞLU: Avukatlıkla işsizlik kelimesinin yan yana gelmesi gerçekten çok üzücü. Benim iki kızım da avukat. Büromuza genç arkadaşlarımız geliyor, iş talepleri oluyor. Genç meslektaşlarımızın ne yaşadığını görüyoruz.

CMK ÜCRETLERİ İLE İLGİLENECEĞİZ

CMK ücretleri. Meslektaşımızın emeğinin karşılığını alması gerekiyor. Bunun yalnızca tarife yönü de yok; ödemelerin zamanı ve uygulamadaki sıkıntılar da var. Meslektaşımıza iki atama geliyor tek ücret alıyor. Sadece kollukta ifadeye giriyor hiç ücret alamıyor. İlçelerde taksi ücretleri alınmıyor. Bu sorunları çözeceğiz.

BARO’DA 5 ADET DONANIMLI OFİS OLACAK

Kamu avukatlarımızın özlük hakları, arabuluculuk görüşme odaları bulamamaları gibi sorunları var. Baromuza iki adet arabuluculuk görüşme odası tahsis edeceğiz.

Bağlı çalışan meslektaşlarımızın da ciddi sorunları var. Ben kendim de mesleğin başında bağlı çalışan avukatlık yaptım. Dolayısıyla o tarafı da biliyorum.

Yeni binamızda en az beş tane tam donanımlı çalışma ve müvekkil görüşme ofisi oluşturacağız. Sekretaryası, randevu sistemi olacak. Henüz bürosunu açamamış genç arkadaşımız gelecek, müvekkiliyle orada görüşecek, dosyasını çalışacak.

SABEM VE BİR FİNCAN TECRÜBE PROJESİ

Bir diğer mesele eğitim. SABEM’i bunun için kuruyoruz. Ama yılda üç beş konferans yapıp 'eğitim yaptık' demeyeceğiz. Sürekli çalışan bir eğitim merkezi düşünüyoruz. Online eğitim olacak, yüz yüze eğitim olacak. Ve bunu yalnızca akademisyenlerle yapmayacağız. Yıllardır belli alanlarda çalışan, yüzlerce dosyanın içinden geçmiş çok değerli meslektaşlarımız var.

Akademisyenlerimizle meslektaşlarımızı bir araya getireceğiz. Teori de konuşulsun, uygulama da konuşulsun. Soru cevap sistemini de bunun için düşünüyoruz. Arkadaşımızın önünde bir dosya var, bir yerde takıldı. O alanda yıllardır çalışan bir meslektaşına ya da hocamıza ulaşabilsin. Bazen bir dosyada bir karar, bir bilgi ya da tecrübeli bir meslektaşın söylediği tek bir şey bile önünüzü açabiliyor. 

"Bir Fincan Tecrübe" de buradan çıktı zaten. Genç arkadaşlarımızla yılların tecrübesine sahip hukukçuları bir araya getirelim istiyoruz.

SAMSUN DENİZ TİCARET HUKUKU ÜSSÜ OLACAK

Samsun bir deniz şehri ama Deniz Ticaret Hukuku alanında çalışan meslektaşımız çok az. Akademisyeni, bu alanda çalışan avukatı, armatörü, eksperi bir araya getirirsek oradan yeni bir çalışma alanı çıkabilir, bir üs haline getirebiliriz. Vergi hukuku da öyle. Genç meslektaşa imkân verelim. Bilgiyi verelim, çalışma ortamını sağlayalım, tecrübeyle buluşturalım, mesleki çevresini genişletelim. Gerisini zaten kendisi yapar.

Miraç ÖZTÜRK: Peki, yönetime geldiğiniz ilk 180 günde hangi somut ve uygulanabilir adımları atacaksınız?

Av. Harun UYANIKOĞLU: İlk 30 gün mevcut tabloyu önümüze koyacağız. Personel yapımız nedir, yeni binanın ihtiyaçları nelerdir, hangi sistem nerede aksıyor, arkadaşlarımızın öncelikli talepleri neler? Ben 6 yıl Samsun Barosu Yönetim Kurulu'nda görev yaptım. Yapıyı biliyorum, personelimizi tanıyorum. Ama başkanlık sorumluluğunu aldığınız gün yine oturup mevcut tabloyu önünüze koymanız gerekir. İlk işlerimizden biri hukukçu bir baro müdürü olacak.

SABEM TAKVİMİNİ OLUŞTURACAĞIZ

Yeni binamız var. Geçmiş başkanlarımızın ve yönetimlerimizin orada ciddi emeği var. Şimdi o binanın içini işleyen bir sistemle doldurmak gerekiyor. İlk 60 gün içerisinde SABEM’in eğitim takvimini açıklayıp eğitimlere başlamayı, çalışma ve müvekkil görüşme odalarını faaliyete geçirmeyi hedefliyoruz. 

ACİL DESTEK SİSTEMİ HAYATA GEÇECEK

100 gün içerisinde dijital iletişim sisteminin ilk aşamasını ve Acil Destek Sistemi'nin organizasyonunu işler hale getirmek istiyoruz. 30 gün veya 100 gün geçtiğinde meslektaşlarımızın karşısına çıkalım. 'Şunları yaptık. Bunlara başladık. Şu iş gecikti, sebebi de bu' diyelim. Bana sorabilsinler. Çünkü bunları seçim zamanı söylenip sonra unutulacak vaatler olarak görmüyorum. Söylüyorsak takip edilebilir olmalı.

Miraç ÖZTÜRK: Çok çekişmeli bir başkanlık yarışı ile karşı karşıyayız. 4 aday var. 4 adayın da temsil ettiği bir kesim söz konusu. Diyelim ki seçildiniz, diğer gruplarla ilişkiniz nasıl olacak? Mesela onlarla iş birliği yapmayı düşünüyor musunuz?

Av. Harun UYANIKOĞLU: Hepsi tanıdığım, görüştüğüm, değer verdiğim meslektaşlarım. Her biri emek veriyor. Buna da saygı duymak lazım. Bir seçim yapıyoruz diye birbirimizi ötekileştirecek değiliz. Ben başkan seçilirsem seçim o akşam biter. Ertesi sabah bana oy verenin de vermeyenin de baro başkanı olacağım. Aday olan diğer arkadaşlarım ile istişarelerde bulunarak çalışmalarımıza devam edeceğiz.

İYİ NİYET, SAMİMİYET, ORTAK AKIL

Başka listeden bir arkadaşımız yönetim kuruluna seçildi diye ona farklı davranamayız. Başkanın görevi her şeyi bilmek değil. Dinlemek, istişare etmek, doğru insanları bir araya getirmek ve sonunda da sorumluluğu alıp karar vermek. 'İyi niyet, samimiyet, ortak akıl.' Ben baroyu böyle yönetmek istiyorum.

Miraç ÖZTÜRK: Baroların toplumsal olaylarda veya yargı kararlarında açıklama yapması sık sık 'Baro siyaset yapıyor' eleştirisiyle karşılaşıyor. Sizce bir baronun kırmızı çizgisi neresidir? Nerede susmalı, nerede ses yükseltmelidir?

Av. Harun UYANIKOĞLU: Burada benim cevabım çok net. Atatürk bizim kırmızı çizgimizdir. Cumhuriyetimizin temel değerleri bizim kırmızı çizgimizdir.

HUKUK KARŞISINDA SESSİZ OLMAYACAĞIZ

Samsun Barosu bir siyasi parti değil. İçerisinde her siyasi görüşten meslektaşımız var. Başkan olduğunuz zaman sadece sizin gibi düşünenleri değil, iki bin beş yüzü aşkın meslektaşımızın tamamını temsil ediyorsunuz. Ama siyaset üstü olmak, hukuk karşısında sessiz olmak demek değildir. Biz herhangi bir meslek örgütü değiliz. 

ÖLÇÜMÜZ HER DAİM HUKUK OLACAK

Dolayısıyla hukuk devleti, yargı bağımsızlığı, savunma hakkı, insan hakları veya meslektaşlarımızın hakları söz konusuysa baro elbette konuşacak. Bence asıl mesele şu: Ne adına konuşuyorsunuz? Bir siyasi partinin ya da bir grubun sözcüsü gibi konuşuyorsanız orada sorun var. Ama hukukun üstünlüğü adına konuşuyorsanız, savunma hakkı adına konuşuyorsanız, mesleğiniz adına konuşuyorsanız bu zaten baronun görevi.

Miraç ÖZTÜRK: Adliyelerde, emniyette veya mahkeme salonlarında bazen avukatların 'ikincil unsur' muamelesi gördükleri iddiaları gündeme geliyor ayrıca avukatlara karşı şiddet olayları da sık sık gündemde, buna ilişkin çözüm önerileriniz var mı?

Av. Harun UYANIKOĞLU: Avukat yargının ikincil unsuru değildir. Avukat, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı temsil eder. Meslektaşımız adliyeye, emniyete veya cezaevine kendi işi için gitmiyor. Müvekkilinin hakkını savunmak, mesleğini yapmak için gidiyor. Dolayısıyla mesleki faaliyetinin gereksiz yere zorlaştırılmasını kabul edemeyiz.

Şiddet meselesi ise ayrıca çok önemli. Vatandaş bazen avukatı dosyanın tarafı gibi görüyor. Karşı tarafın avukatını da karşı tarafla özdeşleştiriyor. Bunu topluma daha iyi anlatmamız gerekiyor.

KENARDA DURAN BİR BARO OLMAYACAĞIZ

Acil Destek Sistemi'ni de bunun için önemsiyorum. Bir meslektaşımız tehdit edildiğinde veya mesleği nedeniyle saldırıya uğradığında baro bundan haberdar olacak. Meslektaşımız yalnız kalmayacak. Adliyede, emniyette veya cezaevlerinde yaşanan mesleki sorunlarda da benim yöntemim önce diyalog. Konuşacağız. Sorun nereden kaynaklanıyor, göreceğiz. Tekrar eden problemleri kayıt altına alacağız. Kurumlarla görüşeceğiz. Çözülüyorsa konuşarak çözeceğiz. Ama meslektaşımızın mesleki faaliyeti engelleniyorsa veya hakkı ihlal ediliyorsa baro da gereken hukuki ve idari girişimi yapacak. Ben kavga eden bir baro istemiyorum. Ama meslektaşının hakkı ihlal edildiğinde kenarda duran bir baro da istemiyorum.

Miraç ÖZTÜRK: Fark yaratan tek bir 'projeyi' ve tek bir 'yaklaşımı' söyleyin dersem bu ne olur?

Av. Harun UYANIKOĞLU: Tek bir proje söyleyeceksem SABEM derim. Benim için SABEM’in asıl farkı şu: Eğitimi yılda birkaç kez yapılan konferans olmaktan çıkarıp sürekli çalışan bir sisteme dönüştürmek. Akademik bilgi olacak, uygulama olacak, tecrübe paylaşımı olacak. Meslektaşımız ihtiyaç duyduğu bilgiye ulaşabilecek.

YAPAMAYACAĞIM ŞEYİ SÖYLEMEK İSTEMEM

Ben yaklaşık 12 yıldır eğitim organizasyonlarının içindeyim. O yüzden burada anlattığım şey benim için kâğıt üzerinde hazırlanmış bir proje değil. Bildiğim, yaptığım, nasıl işlediğini gördüğüm bir alan. Yaklaşım olarak da şunu söyleyebilirim: 'Ben yapamayacağım şeyi söylemek istemiyorum.' 

Nisan ayından beri hazırlanıyoruz. Projelerimizin üzerinde tek tek çalıştık. Sadece güzel duyuluyor diye bir projeyi listeye koymadık. Çünkü 2 yıl sonra bir meslektaşımız önüme gelip: "Harun Bey, bunu söylemiştiniz. Ne yaptınız?" diyebilmeli. Ben de ona cevabını verebilmeliyim."

OTOPARK SORUNUNU ÇÖZECEĞİZ

Yine meslektaşlarımızdan gelen en önemli sorunların başında otopark meselesi geliyor. En kısa zamanda otopark meselesini çözeceğiz. Bu bizim ilk projelerimizden birisi olacak, müsterih olsunlar, bu sorun çözülecek.

Miraç ÖZTÜRK: Seçime 24 saat kala, henüz kararını vermemiş kararsız bir avukata tek bir cümle söyleme hakkınız olsa, ona ne derdiniz?

Av. Harun UYANIKOĞLU: Projelerimize bakın, ekibimize bakın, bugüne kadar yaptıklarımıza bakın; sonra nasıl bir Samsun Barosu istediğinize siz karar verin. 

Miraç ÖZTÜRK: Projelerinizi, vizyonunuzu bir slogan haline getirmiş olsaydınız, 3 kelime ile nasıl özetlerdiniz?

Av. Harun UYANIKOĞLU: Hiç değiştirmem: İyi niyet, samimiyet, ortak akıl. 2 bin 500'ü aşkın meslektaşın olduğu bir baroyu bir kişinin aklıyla yönetemezsiniz. Her şeyi bilen başkan olmayacağım. Sorumluluk alan bir başkan olacağım. "Birlikte yönetilen baro" derken söylediğimiz Samsun Barosu, bütün avukatların barosu olacak.

Miraç ÖZTÜRK: Son bir mesajınız var mı? 

Av. Harun UYANIKOĞLU: Bu baro hepimizin. Farklı düşünebiliriz, farklı tercihlerimiz olabilir; ama bizi bir araya getiren şey mesleğimiz ve hukuka olan bağlılığımızdır. Ben bu yola bir makam için değil, meslektaşlarımızın kendisini ait hissettiği, sözünün karşılık bulduğunu bildiği, zor gününde yanında gördüğü bir baro anlayışı için çıktım.

ERTESİ GÜN AYNI KORİDORDA OLACAĞIZ

Seçim günü hangi tercih yapılırsa yapılsın, ertesi gün yine aynı adliye koridorlarında karşılaşacağız, mesleğin sorunlarıyla ilgili birlikte mücadele edeceğiz. Samsun Barosu için çalışmaya talibim. Karar meslektaşlarımızın. Ben kendi üzerime düşen sorumluluğu almaya hazırım.

Miraç ÖZTÜRK: En son okuduğunuz kitap nedir?
Av. Harun UYANIKOĞLU: Doğan Cüceloğlu, İnsan İnsana
-----
Miraç ÖZTÜRK: En sevdiğiniz 3 yazar?
Av. Harun UYANIKOĞLU: Cüceloğlu, Paulo Coelho, Tolstoy
-----
Miraç ÖZTÜRK: Favori 3 filminiz?
Av. Harun UYANIKOĞLU: Birkaç İyi Adam, Esaretin Bedeli, Yeşil Yol.
-----
Miraç ÖZTÜRK: Hukuk/adalet alanıyla ilgili genç avukatlara önereceğiniz 3 film, 3 kitap nedir?
Av. Harun UYANIKOĞLU: Franz Kafka Dava, Marcus Aurellius Kendime Düşünceler, Cicero Hatip Üzerine. Film olarak ise Nürnberg Mahkemeleri’ni önerebilirim. 

ATATÜRK KIRMIZI ÇİZGİMİZ

Av. Harun UYANIKOĞLU: Samsun Barosu’nun geçmişten gelen bir duruşu ve kurumsal hafızası var. Gerektiğinde şehrimizi ve hukuku ilgilendiren meselelerde dava açılmış, hukuki tavır ortaya konulmuş. Bu kurumsal çizgiyi korumak gerekir. Atatürk, Cumhuriyetimizin temel değerleri, hukuk devleti, savunma hakkı ve mesleğimiz söz konusu olduğunda Samsun Barosu’nun duracağı yer de bellidir.

GÜÇLÜ BARO İÇİN ‘ANAHTAR’ BİZİZ

Av. Harun UYANIKOĞLU: Meslektaşımızın baroya aidiyet duygusu olsun, irtibat kursun, kendini Samsun Barosu’nda özel hissetsin istiyoruz. Biz taahhüdümüzün arkasında olacağız. Arkadaşlarımıza aidiyet duygusunun garantisini veriyoruz. Barosunun daha güçlü olmasını, geleceğe emin adımlarla, dijital çağa ayak uydurmasını istiyorsa, oradaki anahtar biziz. Bizi desteklemeli diye düşünüyoruz. Bu noktada da iddialıyız.

 

Kaynak: Haber Merkezi

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.